Binbaşı Şanöz: Hulusi Akar ve Ümit Dündar’ın bilgisi dahilinde 26 saat işkence ettiler

15 Temmuz’da Genelkurmay Özel Kalem’de görev yapan Binbaşı Asım Şanöz, Genelkurmay Kışlası’nda 26 saat boyunca dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve Genelkurmay 2. Başkanı Ümit Dündar’ın bilgisi dahilinde ağır işkence gördüğünü anlattı.

Nordic Monitor, 15 Temmuz’dan sonra gözaltına alınan Binbaşı Asım Şanöz’ün mahkemede verdiği ifadelerine ulaştı. Şanöz, Genelkurmay’da Hulusi Akar ve Ümit Dündar’ın bilgisi dahilinde işkence merkezine dönüştürülen poligona götürüldüklerini anlattı.

Genelkurmay Özel Kalem’de görev yapan Binbaşı Şanöz, 3 Ağustos’ta komuta katında eli kelepçelenerek bir odaya götürüldüğünü daha sonra gruplar halinde koridora çıkarılarak komutan odalarının önünden geçirilip Genelkurmay Kışlası’nda bulunan ve işkence için düzenlenen poligon binasında 26 saat boyunca gördüğü işkenceyi mahkemede şu sözlerle anlattı:


‘‘Yaklaşık 4 saat bizi odada beklettiler, konuşmamıza herhangi bir şey sormamıza müsaade etmediler, daha sonra Albay Mustafa Köksal (Akar’ın koruma müdürü) odaya gelerek bizi gruplar halinde sevk edeceklerini ve bilgimize başvuracaklarını söyledi, Özel Kuvvet Personeli’ne dönüp yüksek sesle bizim de duymamızı istercesine kaçmaya çalışan olursa ‘vur emri var’ dedi. Bizi koridora çıkardılar. Albay Köksal’a bir şeyler söylemeye çalıştığım sırada sözümü keserek ‘nefesini boşa harcama vaktimiz bol aşağıda alacağız ifadenizi.’ dedi.



Sonra bizi Komuta katından İkinci Başkan’ın odasının önünden geçirerek komuta katından çıkardılar ve askeri minibüse bindirdiler, araçla kışla içerisinde bulunan poligon binasına götürdüler.3 – 4 metre olacak şekilde beton zemine oturttular. Çarşaftan kesilen bezlerle gözlerimizi bağladılar uzun bir süre bu şekilde bekledik. Gelen seslerden içeriye ilk götürdükleri kişinin Üsteğmen Kübra Yavuz [2 nolu şahıs/beraat etti] olduğunu anladım, birileri Kübra Yavuz’u bağırarak ve tehdit ederek sorguluyordu.



Daha sonra beni içeriye götürdüler, birisi ismimle bana hitap ederek ‘bak beni uğraştırma bana bilmek istediklerimi anlat, gözaltı süresi 30 gün benim vaktim bol’ dedi. 15 Temmuz günü yaşadıklarımı anlatmaya başlamıştım ki sözümü sert bir dille keserek ‘geç onları’ dedi.



”SABAHA KADAR SANA DİNLENE DİNLENE İŞKENCE YAPARIM”

Bana ne darbeden, bana hücre yapını anlat, fe.ö’cülerden bahset bana isim ver diyerek bağırmaya başladı, ben fe.ö’cü değilim ne hücresi ne yapısı dedim, ‘bak ben aletleri buraya hazırlıyorum sabaha kadar dinlene dinlene sana işkence yaparım’ dedi.



Tuvalete soktular, çökerttiler ellerimi arkadan kelepçelediler bir müddet sonra kafama çuval gibi bir şey geçirildi sonradan onun havlu olduğunu anladım suyu kafamdan aşağı dökerken havluyu boynumun altından sıkıştırıyordu, diğer kişide arkamdan ayaklarıma bastırıyordu.


Ben her nefes almaya kalktığımda su yutuyor boğulma tehlikesi geçiyordum, bunu 3-4 defa daha tekrarladı, bağırarak durmasını söyledim. Bir ara durduğunda ‘anlatacak mısın yoksa devam edeyim mi’ dedi. Ne biliyorsam anlatıyorum ben dinlemiyorsunuz dedim, daha da sinirlendi.



Yüz üstü yatırdılar aynı işlemi bu kez ben yerde iken yaptılar daha sonra tuvaletten çıkartıp beni bir sandalyeye oturttular dizlerimden başlayarak elektrik verdiler, yanık izi olmasın diye her defasında işlemi kısa aralıklarla yaptılar.

Birden etrafımda başka kişilerinde toplandığını hissettim, bana hitaben hala fe.ö’cü bildiklerini anlatmayacak mısın diye sordu. Ben fe.ö’cü değilim kimseyi de bilmiyorum dedim, bunun üzerinde Özel Kalemde çalışan tüm personelin isimlerini tek tek saymaya başladı.

İFTİRA ATAMAM

Hangisi fe.ö’cü olabilir diye sordu hatta bazılarının tutuklu olduğunu onların fe.ö’cü olabileceğini söyler bu konuda yazılı beyanda bulunursam beni serbest bırakabileceğini söyledi, bilmediğimi böyle bir iftirada bulanamayacağımı söyledim.

Küfür ve hakaret ederek beni darp etmeye başladılar bir müddet sonra beni o şekilde bırakıp gittiler, ertesi gün akşama kadar sırılsıklam bir şekilde beton zemine oturtularak bekletildim. Merkez Komutanlığı’ndan gelen personele Poligon binasının önünde teslim ettiler.

”HULUSİ AKAR VE ÜMİT DÜNDAR’DAN ŞİKÂYETÇİYİM”

Genelkurmay Kışlası içerisinde bu tür insanlık dışı muamelelerin yapılmasına göz yuman komuta katından işkenceli sorguya götürülüşümüz esnasında makamlarında olmalarına ve bizi görmelerine rağmen bu kanunsuzluğa dur demeyen Hulusi Akar ve Ümit Dündar’dan şikayetçiyim.

26 saat süreyle rehin tutulduğum zaman içerisinde işkence, darp, kötü muamele, baskı altında zorla alınan ifadem ile Başkent Spor Salonu’nda gözaltında tutulduğum 6 gün içerisinde psikolojik baskı, kötü muamele ve tehdit altında alınan hiçbir ifademi kabul etmiyorum.’’
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER İŞKENCE HABERLERİ