İşsiz müzisyen Yeşerir: Sesimizin duyulması için ölmemiz mi gerekiyor?

Sosyal medya paylaşımlarıyla destek arayan müzisyen Muhammed Yeşerir, korona virüsü salgınının başından beri yaşadığı zorlukları anlatıyor: Mahkumlar gibi gün sayıyoruz.

Gazete Duvar'dan Meral Candan'ın haberi şöyle;

O, bir sosyal medya fenomeni değil ama özellikle Twitter’da, hemen hemen her haberin ya da ünlü bir ismin paylaşımının altında onun yorumlarını görmek mümkün. Demet Akalın’dan İzzet Çapa’ya, Meral Akşener’den Erk Acerer’e kadar siyasetçi, sanatçı, gazeteci, ayırt etmeksizin sesini duyurabileceğini düşündüğü herkesi etiketleyerek “çaresizim” diyor.


30 yaşındaki Muhammed Yeşerir, koronavirüsü salgını nedeniyle işsiz kalan binlerce müzisyenden sadece biri. Sosyal medyada sıklıkla “Artık dayanamıyorum. Ölmek istemiyorum. Ailem var. 2 yaşında kızım var. Yasaklar bizi öldürdü. Müzisyenim ben. Ekmek kapım yasak. Çok çaresiz kaldım. Sesimi duyun. Lütfen yardım edin!” ifadeleriyle paylaşım yapan Yeşerir’le konuştuk.



"CEZAEVİ MAHKUMLARI GİBİ GÜN SAYIYORUZ"

Kişileri etiketleyen, gündeme göre hastag’leri kullanarak paylaşım yapan Yeşerir, sosyal medyayı oldukça aktif kullanıyor. “Bir arkadaşım akıl verdi” diye açıklıyor sosyal medyadaki hareketliliğini. “Eğer birilerine sesini duyurmak istiyorsan sosyal medyaya yaz. Ama sadece yazma, birilerini de etiketle” diye de eklemiş arkadaşı. O gün bugündür paylaşımlarıyla durumunu anlatıp yardım istiyor. “Dokuz yıldır müzisyenlik yapıyorum. Piyanistim ben” sözleriyle başlıyor hikâyesini anlatmaya. Uzun yıllar Ankara’da, kah düğünlerde kah mekanlarda çalan Yeşerir’in hayatı, salgınla mücadele kapsamında başlayan yasaklarla değişmiş. Mekanların kapatılması, düğün gibi etkinliklerin askıya alınmasıyla kendi tabiriyle “ekmeğinden” olmuş. Yeşerir, “480 gün oldu. Cezaevi mahkumları gibi gün sayıyoruz” sözleriyle açıklıyor içinde bulunduğu durumu.

"SENDEN DAHA KÖTÜ DURUMDA OLANLAR VAR"

Eşi ve kızıyla Çorum’da yaşayan Yeşerir, işsiz kalınca geçinebilmek için müzik aletlerini satmış. “Müzik Dayanışma Platformu var. Müzisyenler olarak ilk başta birbirimize yardım ediyorduk ama hepimiz yardıma muhtaç duruma gelince ortak karar alıp müzik aletlerimizi sattık. Klavyem vardı, şimdiki piyasa değeri 27 bin lira, 8 bin 500 liraya sattım. Hoparlörümün çifti de 3 bin lira iken bin liraya sattım” diyen Yeşerir, bunlar da yetmeyince iş aramış. “Bir simit arabası aldım. Ama o dönemde de sokağa çıkma kısıtlaması oldu, elimizde kaldı araba. İş için bir sürü yere başvurdum ama bulamadım. Zaten pandemi dönemi işçi çıkarıyor millet. Kimse kazanmıyor ki, bana ne versinler?” diyen Yeşerir, evini kapatıp ailesiyle 90 yaşındaki babasının evine yerleşmiş. “Şimdi burada dört kişiyiz. Babamın 1800 lira emekli aylığı var. Bu para nasıl yetsin?” diyor. Devlete yardım için başvurmuş. Devletten üç seferde 400 lira yardım almış. “Bu para kiraya mı, faturaya mı, yoksa iki yaşındaki kızımın bakımına mı yeter?” diye soran Yeşerir, bu yardımın da babasının maaşının gerekçe gösterilerek devam etmediğini dile getiriyor.

"BAŞINA BİR İŞ GELİR, SİL BUNLARI"

Çorum’daki bir siyasi partinin ilçe örgütüne gittiğini de anlatıyor Yeşerir. Oradakilerin "Senden daha kötüleri var. Devlet zaten zor durumda ama iyi, kötü yardım ediyor" sözlerini duyunca Yeşerer’in cevabı “İyi, kötü destek nedir, ben tam anlamadım. 480 günde 1200 lira mı” şeklinde oluyor. “Başka partilerin de kapısını çalmadım ondan sonra” diye ekliyor. Belediyeden de yardım talep etmiş Yeşerir. Bir kere belediyeden gıda yardımı almış. İşe yaraması ümidiyle CİMER’e de yazmış, sosyal medyadaki paylaşımlarına ise artık kaybedecek bir şeyi kalmadığı için başladığını söylüyor. Bir yandan da çekiniyor paylaşım yaparken. İktidarın yaptığı kongreleri hatırlatıp, “Binlerce kişilik kongreler yapılırken düğünlere izin verilmemesine çok kızmıştım. O kızgınlıkla bir şeyler yazdım. Kötü şeyler yazdım. Bir arkadaşım ‘başına bir iş gelir, sil bunları’ deyince sildim” diye konuşuyor.

"SANATÇILAR BİZİ YALNIZ BIRAKTI"

Yaptığı paylaşımlara gelen tepkiler her zaman olumlu değil. Kimisi devleti aciz gösterdiği gerekçesiyle eleştirmiş, kimisi de onu troll olmakla suçlamış. O, bu tür mesajları çok önemsemiyor. “Benim kim olduğum, ne yaptığım belli. İsteyene kimlik numaramı vereyim, araştırsın. Korkacak, çekinecek bir şeyim yok. Zor durumdayım. Başka da derdim yok” diyen Yeşerir’in sesini duyanlar da olmuş. Etiketlediği bazı isimler ona ulaşıp destekte bulunmuş. “Aman kimsenin hakkı kalmasın” diyerek başlıyor saymaya: “Meral Akşener’in danışmanı bana ulaştı. Beş tane A101 kartı bir de bin lira, CHP milletvekili Aykut Erdoğdu bin lira, Demet Akalın 2 bin lira gönderdi. Erk Acarer de çok ilgilendi benimle. İzzet Çapa da hesabından beni paylaşınca takipçilerinden 50 lira, 100 lira gönderenler oldu, sağ olsunlar.” Devletin müzisyenleri yalnızlığa ve açlığa mahkum ettiğini söylese de en büyük sitemi sanatçılara: “Biz yıllarca sanatçıların arkasında çaldık. Bizim onları sahnede rezil etmemiz bir notaya hatalı basmamıza, şarkıya yanlış akordan girmemize bakar. Ama biz hep onları daha iyi gösterecek şekilde çaldık. Ama şimdi hiçbiri bizi görmüyor. Bir ara Yıldız Tilbe bir şeyler söyledi. O da sonra bıraktı.”

"MÜZİK ALETLERİM OLMADAN DÜĞÜNDE ÇALAMAM"

İnsanların yardımlarıyla ayakta durduğunu vurgulayan Yeşerir’in tek bir isteği var, düğünlere izin verilmesi… “Düğünlere kontrollü şekilde izin verebilirler. Koysunlar polisi düğünlere. İhlal edilirse yazsınlar cezayı, toptan yasaklamasınlar. Ben işime dönersem para falan da istemem. Kendim kazanırım ekmeğimi” derken aklına sattığı müzik aletleri geliyor. “Tam kapanma sonrası düğünlere izin verileceği konuşuluyor. Yirmi düğün planı geldi bana. Ama aletlerimi sattım. Bunları yeniden nasıl alacağımı düşünüyorum. Aletlerim olmadan düğünlerde çalamam” diyen Yeşerir, şimdi de aletlerini yeniden almak için destek bekliyor. Sadece kendisinin değil, başka müzisyen arkadaşlarının da benzer durumda olduğunu söyleyip intihar ettiğini duyduğu bir müzisyenden bahsediyor: “Sesimizi duymaları için illa ölmemiz mi gerekiyor?” 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ