Dersim’de de maden tehlikesi: Ormanlık alanın tamamına yakını yok edilebilir

Kazdağları'nda maden aramak için kesilen on binlerce ağacın fotoğrafından sonra Türkiye adeta ayağa kalktı. Dersimliler de bu esnada kendini hatırlatıyor; 145 maden arama ruhsatı ile Munzur suyu ve dağları da tehlikede.




19. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında gerçekleştirilen panellerde endemik bitkilerin yer aldığı ve doğal yaşamın korunduğu Tunceli Munzur Dağları’nın da aralarında bulunduğu birçok alanda maden faaliyetleri yeniden gündeme geldi.


227 ENDEMİK TÜR

Halihazırda 145 maden projesinin bulunduğu kentte verilen bu ruhsatlardan bir kısmı Munzur Gözeleri, Munzur Suyu, Mercan Vadisi, Kırk Merdiven Şelaleleri, Tülin Tepe, Tepecik ve Pulur höyüklerini içine alan 43 bin hektarlık alanda ilan edilen Munzur Milli Parkı’nın bir bölümünü de içine alıyor. Arama ruhsatı verilen saha 42 bin hektar büyüklüğündeki Munzur Milli Parkı’ndan daha büyük bir saha. Arama ruhsatı verilen sahanın bir kısmının, florasında bin 900 çeşit bitki tespit edilmiş, bunlardan 43 çeşidi Munzur Dağları’na, 227 çeşidi Türkiye’ye özgü endemik türlerden oluşuyor.

‘ORMANLIK ALANIN TAMAMINA YAKINI YOK EDİLEBİLİR’

Cumhuriyet’ten Kayhan Ayhan’ın haberine göre Munzur Koruma Kurulu Temsilcisi Hasan Şen, gündeme gelen maden ruhsatlarının daha önce verildiğini, şuan için bölgede yeni bir maden ruhsatı verilmesi ve maden için bir çalışmanın söz konusu olmadığını belirterek “Bu ruhsat tüm Dersim dağları için verilmiş. Toplumun itirazı ve tepkisi sonucu geri adım atıldı” dedi. Bölgede gerçekleştirilmek istenen altın, bakır, gümüş, molibden, kurşun, çinko ve krom gibi madencilik faaliyetleri sonucunda; kentin tamamının olumsuz etkileneceğini belirten Şen, “‘Ovacık, Hozat, Çemişgezek ve Dersim merkez sınırları arasında yer alan 44 bin hektarlık devasa bir alandaki ormanlık alanın tamamına yakınının yok edilmesi ve yapılacak kazılar ve açılacak dev çukurlarla madenlere ulaşılması hedeflenmektedir” dedi. Tunceli’nin Türkiye’nin en büyük kazı çalışmalarının yapıldığı yere dönüşeceğini kaydeden Şen, şöyle devam etti:

’30’U AŞKIN KÖY VE MEZRA TAMAMEN HARİTADAN SİLİNECEK’

“Madenlere ulaşmak ve ayrıştırmak için kullanılacak siyanür başta olmak üzere her türlü ayrıştırıcı kimyasallar toprağımızı, suyumuzu, havamızı, bitkilerimizi, canlılarımızı ve bizi zehirleyecektir. Bu alanlar içerisinde etkilenme sahasına giren 30’u aşkın köy ve mezra tamamen haritadan silinecektir. Bugün Dersim coğrafyası için ortaya atılan bu yıkım projelerine hep birlikte dur dememiz gerekiyor. Bu konuda herkese sorumluluk düşüyor.” Tunceli Baro Başkanı Kenan Çetin de maden arama sahalarından etkilenecek köylülerle çalışma yapacaklarını aktardı.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER YAŞAM HABERLERİ