Erdoğan'ın baskıları sonucu sürgünü seçti

Yunanistan’ın çok satan gazetelerinden Efimerida Ton Sintakton, Türk futbolunun efsane kaptanı Hakan Şükür'ün tam sayfa portresini yayımladı. Gazete, “Hakan Şükür her üçüyle de tehdit edildi. Ancak sürgünü tercih etti ve bugün ABD’de bulunuyor.” dedi
Yunanistan’ın çok satan gazetelerinden Efimerida Ton Sintakton, modern Türk futbol tarihinin efsane futbolcusu Hakan Şükür’ün portresini yayımladı. “Erdoğan’ın düşmanı” başlkılı tam sayfa portre-haberde, çok sayıda başarıya imza atan ‘Kral’ ve ‘Boğazın Boğası’ lakabıyla tanınan Hakan Şükür’ün Erdoğan’ın baskılarından ötürü ABD’ye gitmek durumunda kaldığını yazdı.

Türk A Milli takımı ve Galatasaray ile sayısız başarıya imza atan ve komşu Yunanistan’da da büyük bir hayran kitlesi bulunan Hakan Şükür’ün hikâyesi, merkez sol çizgide yayın yapan Yunanistan’ın çok satan gazetelerinden Efimerida Ton Sintakton tarafından bir kez daha gündeme getirildi.

‘HALA KRAL’


Hafta sonu sayısında yayınlanan portre haberde, Şükür’ün futbol ve aile yaşamı ile muhalif politik duruşu detaylı şekilde ele alındı. Vasiliki Papantonopoulou imzasıyla yayınlanan haberde gazete, “O ‘kral’ ve ‘boğazın boğası’, 2002 Dünya Kupası’nda dünya üçüncüsü oldukları milli takımının başrol oyuncusuydu. Galatasaray forması altında 200’den fazla gol kaydetti ve Türkiye futbol tarihinin en büyük başarısı olan UEFA kupasını kazanmasını sağlamıştı. O, Fenerbahçe ve Beşiktaş taraftarlarının bile saygısını kazandı.” İfadelerini kullandı.






Hakan Şükür’ün 51 golle Türk milli takımında tüm zamanların en skorer oyuncusu olduğunu belirtilen yazıda, Dünya Kupaları tarihinde 2002’de 10,8’inci saniyesinde Güney Kore’ye en erken golü attığı hatırlatıldı.

‘ADINI SİLMEK İSTEDİLER’

Bugün Hakan Şükür’ün artık vatanında adının anılmadığını yazan Efimerida Ton Sintakton, adını taşıyan sahalarda isim değişikliğine gidildiğini, Şükür’ü göklere çıkaran kulübünün üyelikten attığını ve tarihi belgelerden adının silindiğini vurguladı. Şükür’ün bunu öğrendiğinde “Bir duvar yerine en iyisi, adımın vicdanlara kazınmasıdır…”felsefi görüşünü dile getirdiği aktarıldı.

“HAKAN 3 TEHDİTTEN SÜRGÜNÜ TERCİH ETTİ”

Göklere çıkarılan Hakan Şükür’ün hikâyesinin şartlar sonucu sokak, sürgün yada cezaevi tercihlerinden birine ilişkin en belirgin örneği teşkil ettiğini yazan gazete, “Hakan Şükür her üçüyle de tehdit edildi. Ancak sürgünü tercih etti ve bugün ABD’de bulunuyor.” dedi.

Kaliforniya’nın Palo Alto bölgesine sığınan 47 yaşındaki Hakan Şükür’ün, bir arkadaşı ile kafeterya açtığını ve kahve servis etmekten gocunmadığını yazan gazete, sevenlerin hatırını kırmayarak fotoğraf çektirmeyi ihmal etmediğini belirtti.

Futbol sahalarının ardından önce yorumcu ardından ise 2011 yılında politikaya girdiğini yazan gazete, 2013 yılında dershanelerin kapatılması girişimi ve yolsuzluk skandalının ardından istifa ederek AKP’den ayrıldığını aktardı.

Şükür’ün Erdoğan’ın politikaları eleştirmekten geri durmadığını ve Fethullah Gülen’e desteğini dile getirdiğini belirten gazete, baskılar artınca Şükür’ün ailesi ile birlikte 2015 yılında ABD’ye gittiğini hatırlattı.

‘ÜLKEMİ VE İNSANLARINI SEVİYORUM’

New York Times’a yakın dönemde verdiği bir röportajda Şükür’ün, “İstediklerini yapsam ve Erdoğan’ın oynadığı oyuna katılsaydım çok rahat bir hayatım olur hatta bakan bile yapılırdım. Ancak şimdi buradayım ve kahve servis ediyorum. Babaları gibi kovuşturulan değil çocuklarımın özgür ve fikirlerini istedikleri gibi söylemelerini istiyorum. Ülkemi seviyorum, hasretini çekiyorum. Kontrol altındaki medya tarafından görüntüleri tahrif edilmiş olsa bile insanlarını seviyorum. ” görüşünü dile getirdiği vurgulandı.

Korkusuzca ülkesine dönmeyi hayal ettiğini yazan gazete, “Karanlık devamlı sürmez. Aydınlık bir gün geri gelecek.” sözlerine de yer verdi.

Ülkesine şimdi dönmesi halinde Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle tutuklanacağını yazan gazete, Gülen Hareketi’ne üye olmak suçlamasında da bulunulduğunu, babası Sermet Şükür’ün ise gözaltına alındığını hatırlattı.

Son olarak “Tüm mal varlığına el konulan Hakan Şükür’ün babası yıllar süren kanserle mücadelesini kaybetti ve cezaevinde hayatını kaybetti.” ifadelerini kullanan Efimerida Ton Sintakton, “Hakan’ın ülkesine dönmesi için bir gerekçe daha ortadan kalktı.” diye yazdı.

Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SPOR HABERLERİ