Valilikten kanser hastası Prof. Haluk Savaş'a yeni yanıt: Biz size döneceğiz

Kanser tedavisi için yurt dışına gitmek isteyen ancak KHK ile ihraç edildiği için pasaportuna el koyulan Prof. Dr. Haluk Savaş, mahkemenin hakkında verdiği beraat ve yurt dışı yasağının kaldırılması kararına rağmen pasaportunu alamıyor.
Kanser tedavisi için yurt dışına gitmek isteyen ancak KHK ile ihraç edildiği için pasaportuna el koyulan Prof. Dr. Haluk Savaş, mahkemenin hakkında verdiği beraat ve yurt dışı yasağının kaldırılması kararına rağmen pasaportunu alamıyor.

Dün sosyal medyada yükselen tepkinin ardından gece yarısı Adana Valiliği tarafından çağrılan Savaş, görüşme sonrasında "bir kez daha hayal kırıklığına uğradığını" söylüyor.

Savaş, pasaportunu almak için başvurduğu Adana Valiliği'nde yaşadıklarını dün Twitter hesabından paylaştı ve kısa sürede #HalukSavaşaPasaport başlığında 50 bine yakın destek mesajı aldı.


Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü'nde akademisyenken ihraç edilen ve pasaportuna tahkik koyulan Savaş'ın kanseri ihraç edildikten sonra başladı ve tüm tedavilere rağmen iki kez nüksetti.

Savaş bunun üzerine tedavisine yurt dışında devam etmeye karar verdi. Yavaş hakkındaki mahkeme kararına göre yurt dışına çıkış yasağı bulunmuyor. Fakat buna rağmen, pasaport başvurusu yaptığı Adana Valiliği Savaş'a KHK'lı olduğu için pasaport alamayacağını ve itirazı için CİMER'e başvurması gerektiğini söyledi.

Savaş ise valiliğin 'CİMER'e başvurun' önerisine karşın tedavisi için o kadar vaktinin kalmadığını Twitter'ından şöyle paylaşmıştı:

"Benim ortalama beklenen ömrüm 39 ay, bunun 30 ayı geçti 'geri kalan' 9 ayı devletin çeşitli birimleri ile 'yazışarak' geçireceğiz anlaşılan. Sağ kalırsam, önce CİMER'e, başarılı olamazsam idari mahkemeye, başarılı olamazsam bölge idare mahkemesine, başarılı olamazsam Danıştay'a, başarılı olamazsam, AYM'ye, başarılı olamazsam AİHM'e başvuracağım. TR'de ceberrut devletle uğraşmak mı daha zor yoksa azraille mi bilemedim?"
  #HalukSavaşaPasaport başlığının Twitter'da Türkiye gündemine oturmasının ve binlerce destek mesajının ardından, Adana Valiliği dün gece saat 11 sıralarında Savaş'ı arayarak valiliğe çağırdı. 'İdareciler, kötülükte ısrar ediyorlar' BBC Türkçe'ye konuşan Savaş, medyadaki desteğin ardından Valilik yetkililerinin kendisiyle iletişime geçtiğini ve ek evraklar istediklerini söylüyor: "Gündüz konuştuğum memur bey beni aradı, nüfus müdürü de yanındaydı. 'Belki olumlu gelişmeler olabileceğini, valilikte olduklarını' söylediler ve benden bazı belgeler istediler. Ben de gece 12'de eşimle beraber valiliğe gittim. Devlet kendine göre bir kriz masası oluşturmuş gibi düşündüm, açıkçası sevindim ve 'devlet yanlışından dönebilir' gibi bir düşünceye kapıldım." "Gerekçeli dilekçem alındı, tıbbi raporlarım ve yurt dışına çıkış yasağımın olmadığına dair mahkeme kararım alındı. Vali beyin de olayı takip ettiğini söylediler ancak orada geçirdiğim süre içinde atmosferden ve ilgililerin ifadelerinden çıkardığım şey, bu sürecin olumlu sonuçlanmayacağı oldu." "Nitekim bugün itibariyle CHP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay hanımın girişimleriyle nüfus idaresi genel müdürlüğü ile de temas etmişler, oradan da olumsuz cevap gelebileceği yönünde bir bilgiye ulaştık. Aslında yasal bir engel yok, idare bu karardan dönebilir ama engellemeleri tamamen hukuk dışı ve idarenin kötülükte ısrarı anlamına geliyor." Savaş, Twitter'da hastalığı hakkında "Japonya, Kore, Küba, ABD'de yeni geliştirilmiş önemli tedavi teknikleri var. Mesela biri 2018'de Nobel Tıp Ödülü'nü alan Prof. Allison'un immunoterapi tedavisi" demişti. Prof. Savaş, pasaportunu alması durumunda Japonya ve ABD'nin öncelikleri arasında olduğunu belirtiyor ve yurtdışında geliştirilen tedavi yöntemlerini şöyle anlatıyor: "Japonya ve Kore'de, vücudun savunma sisteminin önemli bir parçacı olan natural killer yani NK hücrelerini, vücuttan alıp ayıklayıp özel labaratuvarlarda çoğaltıp yani hücre kültürü denen yöntemle bir tür tarlaya eker gibi onları çoğaltıp, ondan sonra tekrar vücuda zerk ediyorlar. Buna ototransplantasyon deniyor. Kendi kendine yapılan bir organ nakli gibi düşünün. Bu hücreler arttığında kanser hücreleriyle savaşmak da mümkün oluyor. Küba'da da kanserle ilgili çeşitli aşılar geliştiriliyor. "Amerika'da da immünoterapi tedavisi var. Belli alt gen tiplerinde bu tespit yapılırsa, genlerin belli alt tipleri varsa immunaterapi ciddi fayda sağlıyor. Böylece kanser hücrelerini işaretlemek ve onları yok etmek mümkün oluyor. Bende özellikle Amerika'daki tedaviyi almaya yönelik bir genetik varyasyon saptandı, bu nedenle bu tedavi imkanından istifade etmek istiyorum." "Yetkililer, 'Biz size döneriz' dedi" Savaş, dilekçesiyle ilgili ne zaman sonuç alacağına dair sorularına 'Biz size döneceğiz' gibi cevaplar verildiğini ve süreçteki belirsizliğin devam ettiğini söylüyor. BBC Türkçe'nin Adana Valiliği'nden edindiği bilgiye göre ise, Savaş'ın dün gece alınan dilekçesi ilk önce Gaziantep Valiliği'ne, oradan değerlendirilmek üzere İçişleri Bakanlığı'na gönderildi. Savaş, dün gece bir kez daha hayal kırıklığına uğradığını anlatıyor: "Ben psikiyatristim, konuyla bir biçimde kendimce mücadeleye etmeye çalışırım. Ancak üzücü olan, ben sadece sağlık hakkımın peşindeyim ve yaşamaya çalışıyorum." "KHK'lılar vatandaşlık haklarından mahrum bırakılıyor. Seyahat hürriyetleri yok, mesleki ehliyetleri ellerinden alınıyor. Bunlar İkinci Dünya Savaşı döneminde bizzat Yahudilere yapılan uygulamalardır. Bunun Hitler dönemi Almanya'sından ne farkı var?" "İnsanları kendi vatandaşlarında misafir hissettiriyorlar. Dedem Mustafa Asım Savaş, yüzbaşıydı ve çok sayıda cephede savaştı. Akciğerinde bir Rus kurşunuyla 83 yaşında vefat etti. İstiklal madalyası sahibi bir yüzbaşıydı. Misafir olmadığımı belirtmek istiyorum, burası benim vatanım." 'Haklıyım ve bunu insanlara anlatacağım' Savaş, pasaportu elinden alındığı için Türkiye'den yasa dışı yollardan çıkmaya çalışan insanları hatırlatıyor ve 'Ben bunu yapmayacağım' diyor: "Haklıyım, haklı olduğum için bunu tüm yollarla insanlara anlatacağım. Hiç kimse bunu yok edemez. Konuşur ve anlatırım. Yaşayacağım ve sağlık hakkımı alacağım diye bile olsa sınırı Meriç'ten botlarla geçmeye tevessül etmeyeceğim. İdareciler ne kadar baskıcı ve faşist olurlarsa olsunlar, ben toplumla konuşacağım." HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Savaş'ın yaşadıklarının pasaportu iptal edilen binlerce KHK'lı ile oldukça benzer olduğunu vurguluyor: "2 buçuk yıllık OHAL dönemi içerisinde KHK'lıların pasaportuna şerh kondu ve kesinlikle hiçbir KHK'lı pasaportunu kullanamadı. KHK'lıların yakınlarına da blokaj uygulandı. Senin KHK'lı yakının adli nedenlerle yurt dışına gitmiş, aile birliğiniz bozulsa biz senin de pasaportuna tahdit koyuyoruz dediler." "Pasaportuna el konulan 200 bin civarında vatandaş vardı. İçişleri Bakanlığı bunu peyderpey azalttı ama hala pasaportunda engel bulunan binlerce vatandaş var, yani bu yeni bir vaka değil. Toplumun bunu anlaması için 2-3 yıl beklemesi gerekmiyordu. Nice çocuklar gidemedi tedaviye, nice insanlar mağdur oldu ancak toplumun umurunda değildi. Şimdi çok trajik bir vakayla vicdanlar sızlandı ama biz bunun gibi yüzlerce vaka takip ettik." Gergerlioğlu, mahkemenin beraat ve yurt dışı yasağını kaldırma kararına rağmen pasaport verilmemesi durumuyla ilgili ise "KHK'lı iseniz hiçbir mahkeme kararı size işlemiyor" diyor. 'Dünün profesörü, bugün ekmeğe muhtaç oldu' Gergerlioğlu, özellikle ihraç edilen akademisyenlerin pasaport konusunda hukuki mücadelelerini AİHM'e kadar sürdüreceklerini ifade ediyor: "KHK'lı akademisyenler, pasaport kararının iptal edilmesini çok istiyor, çünkü dünün profesörü, bugün ekmeğe muhtaç oldu. Türkiye'de çalışamıyorlar ancak yurt dışından kabul aldıkları okullara da gidemiyorlar. Bu nedenle hukuki mücadelenin peşini bırakmıyorlar, bu onlar için bir onur mücadelesi oldu." "Öte yandan Türkiye'de son iki buçuk yıl içinde her meslekten insan akın akın yurtdışına kaçmaya çalışıyor. Her türlü yoldan, yasa dışı şekilde kaçanlar var. Ege'den, Meriç nehrinden kaçanlar var. Hele Meriç nehrinden kaçışlar son zamanlarda çok arttı. Mesela İki üç hafta önce 10-15 kişi Meriç'ten geçmeyi başarmış ama Yunanistan'daki görevliler bu insanları Türkiye'ye teslim etti." İçişleri Bakanlığı 21 Eylül 2018'de Gergerlioğlu'nun ilgili soru önergesine verdiği cevapta, KHK ile ihraç edilen veya eşinden ötürü kendisinin de pasaportu iptal edilmiş 155 bin 350 kişinin pasaportunun iade edildiği bilgisini paylaşmıştı.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ