Sarıkaya: ‘AK Parti kadroları seçimin yenilenmesinden pişman’

Tekrar yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı seçimlerinde CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu yaklaşık 800 bin oy farkıyla yeniden kazandı.


AKP’nin adayı Binali Yıldırım’ın rakibinin yüzde dokuz puan altında oy alması ise AKP içerisinde uzun süre konuşulacak.

HaberTürk yazarı Muharrem Sarıkaya bugünkü yazısında AKP kadrolarının yenileme seçiminin yapılmış olmasından duyduğu pişmanlığa dikkat çekti.


Sarıkaya, bunun haksız olmadığını ifade ederek ilk seçimde aradaki 14 bin civarındaki oy farkıyla sürecin noktalanabileceğini belirtti. Sarıkaya, 31 Mart’tan sonra yapılan kamuoyu yoklamalarının AKP’nin sosyolojik tabanının tekrar yapılacak bir seçimi vicdanında kabul etmediğini gösterdiğini yazdı.

Sürecin zorlanarak büyük kitlesel kopuşa neden olduğu ifade edilen yazıda, “AK Parti kadroları tarafından başından sonuna yanlış yürütüldü… Ardı ardına propaganda modeli değiştirildi, söylem birliği bir türlü sürdürülemedi ve sonunda ciddi bir kitle kaymasıyla karşı karşıya kalındı” denildi.

Milliyetçi muhafazakâr kitleden kopuş yaşandığına dikkat çeken Sarıkaya’nın yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Milliyetçi muhafazakar kitlenin bu durumdan etkilendiğini görmek için İstanbul’da Silivri, Çatalca gibi milliyetçi muhafazakar kesimin ağırlıklı bulunduğu bölgelerdeki sonuca bakmak yeterli.

Silivri’de geçen seçim MHP kazanmıştı, bu seçim CHP adayı %61 gibi bir orana ulaştı...

Eyüp’teki oy oranı ise İmamoğlu lehine gelişti ve %53,45’e karşılık, %45,27 oldu.

Bu rakamları yerel seçim yenilenseydi AK Parti elde ettiği 24 ilçeden 14’ünü birden kaybedecekti diye okumak doğru olmaz.

Ama İmralı eksenli gelişmelerden ne denli rahatsız olunduğunu sergilemeye de yeter...

Bu seçim bir başka veriyi daha önümüze koydu...

O da tarikatların gücü...

İstanbul için hep, ‘AK Parti İstanbul’da tarikatların büyük desteğine sahip, kaybetmesi imkansız’ diye bakılırdı.

Öyle olmadığı görüldü; çünkü dindar muhafazakarların yaşadığı semtlerde de oy oranlarında ciddi oranda erimeyle karşılaşıldı.

En azından muhafazakar entelektüeller ile sembolik muhafazakârların kopan kitlenin içinde kallavi bir yer tuttuğu anlaşıldı.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ