Kılıçdaroğlu: Erdoğan’ın Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanı olmaya devam ettiğini düşünüyorum

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, polisin baro başkanlarının Kuğulu Parkta abluka altına almasına, ” 20 Temmuz sivil darbe döneminde yaşıyoruz” dedi.


Erdoğan’a ilişkin ise “Erdoğan bugüne kadar bu ülkeye en büyük zararı veren kişidir. Rejim değişti zaten. Saray rejimi var” ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, Gelecek ve DEVA partilerinin Millet İttifakında yer alacağı iddialarına ise, “Önümüzdeki süreçte seçim kararı alınmadığı sürece bir ittifak arayışı içine girmek doğru değil. Dereyi görmeden paçayı sıvamak gibi bir tablonun doğru olmadığını düşünüyorum” dedi.


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘Bir Ülke Bir Kent’ adlı YouTube kanalında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu, “Kuğulu Parkın önü çevrilmiş durumda… Bu tablo için ne diyorsunuz? ” sorusuna, “20 Temmuz sivil darbe döneminde yaşıyoruz. Bu tablo yargının vesayet altında olduğunu gösteriyor. Devlet etki ve tepkiyle yönetilmez. Devlet akılla bilgi birikimle yönetilir” cevabı verdi.

Çoklu baro yasasıyla ilgili AKP’yi eleştiren Kılıçdaroğlu, “Avukatlar düşüncelerini bildirmiştir. Baro Başkanlarının içinde değişik siyasi görüşlerde başkanlar da var. Bu devleti tahrip yasasıdır. Ben Erdoğan’ın Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanı olmaya devam ettiğini düşünüyorum. Milleti kurumları bölüyorlar. Erdoğan’ın görevi bu zaten. Egemen güçlerin taleplerini yerine getiriyorlar” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, Ziraat Bankası eski Genel Müdürü Can Akın Çağlar’ın İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği’ne atanmasıyla ilgili ise, “İBB’ye Yeni Genel Sekreter atanmasıyla ilgili de kim yönetecek. İmamoğlu. Yönetici kadrosuna müdahaleyi doğru bulmuyorum. Genel sekreter üzerinden yapılan tartışmaları doğru bulmuyorum; biz Ekrem Beyin geliştirdiği projelere bakmalıyız” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

BİR KİŞİ DEVLETE EGEMEN

“Ortada AK Parti kalmadı. Sadece Erdoğan konuşuyor. Bir kişi devletin bütün kurumlarına egemen. Hakim dinlemiyorsa görevinden alınıyor. Kendi beğendiği bir yargıcın atandığını görüyoruz. Bu tablo bizi rahatsız ediyor.

FATİH TABLOSU

Tablonun Türkiye’ye getirilmesinden mutluyum. Londra’daki İBB tarafından satın alındığını duyduğumda hepimiz mutlu olduk. Önemli bir tablo. Değeri parayla ölçülebilecek gibi değil.

1989 SENDROMU YAŞAMAK İSTEMİYORUZ

AK Parti döneminde çalıştılar diye hepsini tasfiye mi edeceğiz. Yok öyle bir şey. Bürokrasinin yasalara uygun çalıştığı bir ortamda hiçbir sorun yoktur. Bürokrasi siyasetin emrinde çıkar peşinde koşar ve liyakatin yerine sadakatin yerini aldığı bir düzen çıkarsa orada her şey bozulur. Biz 89’a benzer bir sendromu yaşamak istemiyoruz. Herkes son derece dikkatli davranmalı.

20 TEMMUZ SİVİL DARBE DÖNEMİNDE YAŞIYORUZ

(Kuğulu Parkın önü çevrilmiş durumda… Bu tablo için ne diyorsunuz? Bu nasıl bir devlet yönetimidir?) 20 Temmuz sivil darbe döneminde yaşıyoruz. Bu tablo yargının vesayet altında olduğunu gösteriyor. Devlet etki ve tepkiyle yönetilmez. Devlet akılla bilgi birikimle yönetilir.

ERDOĞAN ÜLKEYE EN BÜYÜK ZARARI VEREN KİŞİDİR

Erdoğan bugüne kadar bu ülkeye en büyük zararı veren kişidir. Rejim değişti zaten. Saray rejimi var. Bakanlar da memur gibi çalışıyorlar. Müsteşarlıkları kaldırıp yerine bakan koydular. Parlamentoya sorumlular mı? Değil. Bir kişi sorumlu o da kim? Erdoğan.”

İMZALADIKLARI BELGEDEN HABERLERİ BİLE YOK

“İstanbul Sözleşmesi’nin değişeceğini sanmıyorum. Sadece gündemi değiştirmek için söylenen bir olay. İstanbul Sözleşmesi bu bağlanma gündeme getiriliyor. Ben kadın kuruluşlarıyla yaptığım görüşmede bunu ifade ettim. Bir uluslararası sözleşmeyi atını imzalayan bir iktidar bir süre sonra ‘beni kandırdınız, ben imzamı çekiyorum’ nasıl diyecek Allah aşkına. Bunu sormayacaklar mı; ‘Birdenbire nasıl oldu da bir sorun haline geldi bu?’ diye. Belli kişiler bundan rahatsızlık duyuyorlar. Dolayısıyla da bunu siyasetçi üslubuyla gündeme getiriyorlar. İmzanın çekilmesi TC devleti attığı imzanın bile farkında değil. Türkiye’yi yöneten kişilerin imzaladıkları belgeden haberleri bile yok. Türkiye’nin saygınlığını zayıflatan bir tablo ortaya çıkarır.”

ÜÇÜNCÜ İTTİFAK TARTIŞMASI

Acaba DEVA ve Gelecek Partisi, Millet İttifakı içerisinde yer alacak mı? Bu konuları konuşmak için henüz çok erken. Neler yapacakları konusunda kamuoyunu bilgilendirdiler, büyük bir dikkatle izliyorum. Örtüştüğümüz yerler de var, örtüşmediğimiz yerler de var. Devletin saydamlığı konusunda, aşağı yukarı pek çok konuda ortak cümleler kurabildiğimizi görüyorum. Önümüzdeki süreçte seçim kararı alınmadığı sürece bir ittifak arayışı içine girmek doğru değil. Dereyi görmeden paçayı sıvamak gibi bir tablonun doğru olmadığını düşünüyorum.

SAKARYA PATLAMASI

Siz bunları taşıyorsunuz. Önlem aldınız mı? Hiçbir önlem almadınız. Talimatı kim verdi, vali vermiştir. Bunu birilerinin talimatı üzerine vermiştir. O birileri kimdir, bu devleti yönetenlerdir. Bu ölenlerin haklarını kim savunacak, biz. Bu davayı takip edeceğiz. Ölen öldü, Allah’tan rahmet dilemek dışında bir şey yapmıyoruz ama bundan sonra aynıları olmaması için çaba harcamamız lazım. Pek çok insan hastanelerde yatıyor ve siz bir moral yemeği düzenliyorsunuz. Bu kadar büyük bir duyarsızlık! Üstelik bunu düzenleyen sivil tolum kuruluşu da MÜSİAD! İnsanlar hayatını kaybetmiş, neymiş sorunları tartışıyoruz.’ Bu askerleri oraya kim gönderdi? Bunlar sanki sokakta çöpler toplanıyor, bir yere dökülüyor. Olaya böyle bakıyor, olayı böyle değerlendiriyorlar. Patlayıcının nasıl bir tehlike yarattığını bilmiyorlar. Çünkü yönetmelikleri bilmiyorlar. Kendi kafalarına göre yapıyorlar. Kendi kafalarına göre yapmalarının bir maliyeti var mı? İktidara yakından yok.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ