Kılıçdaroğlu: Bizim rakibimiz artık Yüksek Seçim Kurulu'dur

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Fox TV'de İsmail Küçükkaya'nın sunduğu Çalar Saat programına katıldı.


31 Mart'ta gerçekleştirilen yerel seçimlerde Yüksek Seçim Kurulu'nun AKP'nin olağanüstü itirazı sonrasında yalnızca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal ederek, ilçeleri geçerli saymasını eleştiren Kılıçdaroğlu, "Bizim rakibimiz artık YSK'dır. YSK milletin iradesine darbe yapmıştır" dedi.

YSK'ya artık güvenmediğini belirten Kılıçdaroğlu, ayrıca verilen iptal kararının gerekçesinin henüz yazılmadığını belirterek, "birileri tarafından talimat geldiğini ve yine bu birileri tarafından gerekçenin şu anda yazılmaya çalışıldığını" söyledi. Kılıçdaroğlu, "Büyükşehir başkanlığı oylarını iptal ettik şu gerekçeyle ettik, diğerlerini bu gerekçeyle etmedik diyebiliyorlar mı? Uygulama vicdana, ahlaka, hukuka aykırı bir uygulama. Biz dilekçe verdik, madem sandık kurullarında bir hata oldu, o zaman dersin ki 39 ilçede ben seçimi iptal ediyorum. Bunun bir mantığı vardır" diye konuştu.


Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle:

"Bu akşam Bakırköy'de Sunay Akın'ın bir sunuşu olacak. 16 Mayıs öncesi ve sonrası anlatılacak orada. Ben de katılacağım. Keyifli bir gece geçireceğiz.

"İptal edilen kararın gerekçesi yok" 

"(İstanbul seçimlerinde tek zarftan çıkan dört pusuladan yalnızca birinin iptal edilmesi karmaşası) Hayır anlamaıdm ben bunu Allah aşkına söyler misiniz bana bunu. Bir paravanın arkasında size verilen dört pusulaya mühür basıp aynı zarfa koyuyorsunuz. Seçmen aynı, sandık aynı, kurul aynı. Bunun sayımını yapıyorsunuz ve diyorsunuz ki büyükşehirde sorun var diyorsunuz, iptal ediyorsunuz. Bunu söylemek için bir adam vicdanını, iradesini birine sattıysa bu kararı verebilir. Vicdanı, hukukun üstünlüğüne inanan kimse bunu söyleyemez. Başka yerlerden birileri gerekçe yazıyor bu karara. Aynı talimatı veren kişi gerekçeyi şöyle yazacaksınız diyorlar. 

Büyükşehir başkanlığı oylarını iptal ettik şu gerekçeyle ettik, diğerlerini bu gerekçeyle etmedik diyebiliyorlar mı? Uygulama vicdana, ahlaka, hukuka aykırı bir uygulama. Biz dilekçe verdik, madem sandık kurullarında bir hata oldu, o zaman dersin ki 39 ilçede ben seçimi iptal ediyorum. Bunun bir mantığı vardır.

"Bizim rakibimiz artık YSK'dır"

İradesini bir yerlere kiralamış olan, aklını, vicdanını kiralamış olanların yaptıkları bir uygulama bu. Bunun yargıçlıkla, hukukun üstünlüğüyle hiçbir ilgisi yoktur. Bunlar vicdanlarını kararttılar. (Sadi Güven'in Hayır oyu kullanması) Tabii ki de önemli. Belki vicdanı rahatsız. Yargıç olduğu için, 'Biz bir karar alıyoruz ama bu kadar da olmaz' deyip herhalde reddetti. Ben YSK'ya kesinlikle güvenmiyorum. Bizim rakibimiz artık YSK'dır. YSK milletin iradesine darbe yapmıştır.

"(Sandık güvenliği) Hiç kimsenin en ufak bir endişesi olmasın. Sandıklara sahip çıkacağız. Ben sandığa giderken bir sorun var mı? Yok. Sayımda da yok. O zaman arkadaş sen bunu hangi gerekçeye göre iptal ediyorsun? YSK'nın sitesinde de Ekrem İmamoğlu önde görünüyor.

"Erken seçim istemiyoruz"

"Bütün sandıklarda görevlilerimiz olacak, seçmen listeleri konusunda kimse endişeye kapılmasın. Biz erken seçim istemiyoruz. 

"Bir odada İstanbullunun hakkını elinden aldınız. Niçin kalkacak? Ekrem Bey gidecek oraya oturacak. Kimin iradesiyle? Halkın iradesiyle. Ondan sonra önümüzde bir 4 yıllık süreç var. Neden istemiyoruz? Biz Türkiye'nin çıkarlarını savunan bir partiyiz. Ekonomiye bu kişiler ne zaman eğilecekler? İş dünyası önünü göremiyor. Neymiş bir kazandık tekrar seçim. Bunun adı fırsatçılık. Biz fırsatçı bir parti değiliz. Zamanı gelince gider oyumuzu kullanırız.

"(İsmail Küçükkaya: Size bir linç girişimi uygulandı, çok üzüldüm. Beraat kararı çıktı, Meral Akşener'in evine kadar gidip tehdit ettiler. Benim meslektaşım linç edildi. Bunu siyasiler görmüyor mu? Bu kişiler serbest bırakıldı. Ülkem adına kaygı duyuyorum.) Hiçbir canlıyı linç ederek öldüremeyiz. Bu arı da olur, kuş da olur, insan da olur. Siz Allah'ın yarattığı bir varlığı nasıl siz linç edeceksiniz. Bir şehit cenazesi. Oraya gelen insanlar, yani biz bir şehit cenazesine katıldık, devlet töreni var orada. Dualar okunur, helallik istenir ve ondan sonra da cenaze biter. Şehit cenazesini doğru düzgün kıldırmadılar, helallik aldırmadılar. Aynı saldırıyı bana PKK yapmıştı. Burada da benzer bir olay var. Kesinlikle planlıydı. Ben Akkuzulu köyünde yaşayan vatandaşları asla suçlamadım. Bazı kadınların da bu durumu eleştirdiklerini biliyorum. Ama bazı kişiler var ki bunlar tahrik edildi. iz de bunları tespit ettik, ileriki günlerde bunların belgeleri ortaya çıkacak. Siyasi talimat olmazsa serbest bırakılmaları mümkün değil.

"Yaratılan bu gerginliğin tırmanmasından endişe duyuyorum"

"(İsmail Küçükkaya: O anlarda korkmadınız mı?) Hayır efendim neden korkayım. Ben inançlı bir insanım. Allah'ın verdiği bir can var. Gidecekse gider zaten. Ben üç beş çapulcudan mı korkacağız. Bir milim dahi inanmadığım yoldan geri adım atmayacağım. İktidarlar gideceğini anlayınca gerginlik yaratır. 'Yaratılan bu gerginlik tırmanır mı' Beni endişelendiren şey bu mu? İki elimle başımı tuttum. Gelen sopalar ellerime kollarıma geldi. Başıma gelse zaten ölürdüm. Öldürmek için yapıyorlardı zaten. Beni öldürmeye çalışanlar serbest bırakıldı. 

"(İsmail Küçükkaya: Cumhurbaşkanı Erdoğan size bir geçmiş olsun dese ortam döner) Erdoğan onu yapmaz. Ülkeyi yönetiyor ama nasıl yönetiyor? Ülkeyi vicdanla, hukukla, yargının bağımsız olduğu bir yerde ülkeyi yönetirsiniz. Siz bunları bir kenara attınız, altta vatandaş besliyorsa Erdoğan bunu yapmaz. Niye yapsın? Yapmaz, yapamaz. Çünkü kendisi bir anlamda teslim alınmıştır. Erdoğan'ın çevresinde çok değerli insanlar vardı. Bütün bunların tamamı darmadağın edildi. Kim vardır şimdi çevresinde? Sayın Cumhurbaşkanım bunları yapmamalısınız diyebilecek kim kaldı? 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ