'Devlet Diyarbakır’daki anneleri örgütleyip siyaset malzemesi yaparak istismar ediyor'

"Çocuklarının dağa kaçırıldığı"nı iddia eden bazı ailelerin HDP'nin Diyarbakır İ Örgütü önündeki oturma eylemi devam ediyor. AKP iktidarı ve medyası tarafından sıkça dillendirilen eylemle ilgili iktidara tepkiler de var.


Evrensel gazetesi yazarı Mustafa Yalçıner "Anneler ve çocuklar" başlıklı yazısında oturma eylemini yazdı. 

"Devlet Diyarbakır HDP’nin önünde toplanan annelerin yanında. Arkasında. Tam destek veriyor. Destek vermekle kalmıyor, hatta annelerin eylemini örgütlüyor"  diyen Yalçıner, devam etti: 


"Ancak aynı devleti, Cumartesi Anneleri’nin yanında arayın ki bulasınız! Yoktur. Devlet, onlar sanki anne değillermiş gibi davranmaktadır! Çünkü Cumartesi Anneleri çocuklarını PKK’den değil, devletten istemektedirler. Onların çocuklarını, çünkü, PKK değil, ama askeri, polisi, korucusuyla devlet kaybetmiş, kim vurduya götürmüştür. Devlet, bırakın yanlarında olup onlara cesaret vermeyi, 700 haftadır İstiklal Caddesi’nde Galatasaray Lisesi’nin önünde oturan anneleri itip kakarak oturdukları yerden sürmüştür!

Konu aynı gazetenin yazarı olan Yusuf Karataş'ın da gündemindeydi. "Kürt partisini kapatmak" başlıklı yazısında Karataş, "HDP’nin terörize edilip kapatılma kıskacı içine alınmak istenmesini olası genel seçimlere yönelik hesaplardan da ayrı düşünmemek gerekiyor" ifadelerini kulandı. "HDP’yi kapatarak yeni bir parti kurulsa bile bu partinin HDP’nin dün aldığı desteği alamayacağı ve dolayısıyla daha dar kalıp barajı aşamayacağı bir noktada tutulması amaçlanıyor" diye yazan Karataş, devam etti: 

"Öte yandan CHP’nin bugüne kadar bu politikaya karşı açık tutum alma konusunda baskılanarak ikircikli bir tutum takındığı düşünüldüğünde böylesi bir müdahalenin yerel seçimlerde oluşan havanın dağıtılmasını sağlayabileceği hesaplanıyor. Böylesi bir tabloda HDP’nin terör kıskacı içine alınması ve kapatılma tehdidiyle karşı karşıya kalması, tek adam iktidarının kendini ayakta tutmak için gündeme getirdiği bir politika olarak anlam kazanıyor. Bu nedenle tek adam iktidarının ülkeyi daha karanlık bir geleceğe sürüklenmesine karşı olduğunu söyleyen herkesin bu girişimlere karşı açık tutum almasından başka çıkar bir yol bulunmuyor. Çünkü iktidarın bu politikasının amacına ulaşmasının sadece Kürtlerin değil, bu ülkede demokrasi ve barış isteyen herkesin kaybı olacağı unutulmamalıdır."

Artı Gerçek yazarı Alp Altınörs de "HDP’ye karşı psikolojik harekât" yazısında HDP önündeki eylemin yönlendirme bir eylem olduğunu, HDP'ye karşı bir algı oluşturmanın hedeflendiğini yazıyor. 

"Bu eylemin temel amacının, HDP’yi yıpratmak, bir biçimde dağ ile, Kandil’le irtibatlı göstermek olduğu çok açıktır" diyen Altınörs, devam ediyor: 

Mehmet Metiner gibi kirli şahsiyetlerin, eylemin amacının “HDP’yi kapattırmak” olduğunu yazması dahi yeterince aydınlatıcıdır. Ortada kesinlikle sivil bir eylem yoktur. Polisin HDP aleyhine yürüttüğü bir psikolojik harekât vardır. Bizzat İçişleri Bakanı'nın HDP önüne giderek oradan HDP’yi tehdit etmesi bunu açıkça göstermiştir. HDP önündeki polis yönlendirmeli eylemle eş zamanlı biçimde, psikolojik harekâtın diğer ayağı, yandaş medya üzerinden yürütülüyor. Yeni Şafak, Star, Akşam ve doğrudan AKP tarafından fonlanan havuz medyasının bütün unsurları, kesintisiz biçimde HDP aleyhtarı propaganda yürütüyor."
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ