'CHP, Saadet adayında farklı yol izleyecek, sandığa gitmeyenleri ikna turları yapacak'

23 Haziran'da yenilenecek İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı seçimi için partiler çalışmalarını sürdürüyor.


Kulislerde konuşulanlara göre, CHP, Saadet Partisi'ne adayını çekmesi konusunda ısrarcı olmayacak.

SP'nin aynı zamanda AK Parti'ye yönelik tepki oylarını aldığı, Saadet seçmeninin de ikinci tercih olarak, AKP'ye yöneldiği değerlendiriliyor.


BBC Türkçe'den Ayşe Sayın'ın haberine göre, CHP Merkez Yönetim Kurulu'nda, görev bölümü ve ve izlenecek yol haritasına ilişkin ilk planlamalar yapıldı.

Yenilenecek seçimlere dönük "avantaj ve dezavantajlar" masaya yatırılırken, önceki seçimlerde sandığa gitmeyen yaklaşık 1 milyon 700 bin seçmeni ikna etmeye dönük planlamalar yapılması kararlaştırıldı.

Ayrıca, 16 Nisan 2017'deki anayasa referandumunda başlayan ittifak sürecinin, İmamoğlu etrafında "demokrasi ittifakı" olarak genişletilmesi için de diğer muhalefet partileriyle görüşmeler sürdürülecek.

Haberde aktarılanlara göre parti, "demokrasi ittifakı" tanımıyla ittifakı genişletmek için de bir dizi temasta bulunmaya hazırlanıyor.

Bu konuda ilk adım, DSP'ye yapılan ziyaretle olmuş ve 31 Mart'ta yaklaşık 30 bin oy alan alan DSP adayı Muammer Aydın, adaylıktan çekilmişti.

CHP yöneticileri, yaklaşık 22 bin oy alan Demokrat Parti ile 27 bin dolayında oy alan Haydar Baş'ın genel başkanı olduğu Bağımsız Türkiye Partisi ile de görüşerek, İmamoğlu için destek isteyecek. Saadet Partisi için ise ısrar olmayacak.

CHP'de, sandığa gitmeyen seçmenlerin profiline göre de çalışma yapıldığı belirtiliyor. Bu çerçevede, 31 Mart'ta 900 bin dolayında HDP seçmeninin, İmamoğlu'na oy verdiği, ancak 220 bin dolayındaki HDP'nin ise sandığa gitmediği belirlenmiş.

Sandığa gitmeyen HDP'lilerin ise ağırlıklı olarak muhafazakar Kürt seçmenin yaşadığı ilçeler olduğu değerlendirmesi yapıldığı kaydediliyor.

CHP'nin bir başka hedef grubu ise, "kent yoksulu" olarak adlandırılan, ailede birden fazla işsizin olduğu seçmenler olarak belirlendi. Bu kesimlere yönelik, yüz yüze görüşmeler yapılması, hemşehri dernekleri, kanaat önderleri aracılığıyla temas kurulması planlanıyor.

Yapılan çalışmalarda 170 bin dolayındaki CHP seçmeninin de sandığa gitmediği belirlendi. Bunların büyük bölümünün CHP'nin yüksek oy aldığı ilçelerin seçmeni olduğu da görüldü.

CHP'nin yüksek oy aldığı Kadıköy'ün de aralarında bulunduğu bazı ilçelerde, "beyaz Türkler" olarak da adlandırılan, ekonomik durumu ve sosyal statüsü ortanın üstünde olan kesimin "CHP adayı kazanamaz" mantığıyla, önceki seçimde sandığa gitmediği, ancak seçimin kazanılabildiğinin görülmesi üzerine 23 Haziran'da, sandığa gideceği tahmini yapılıyor.

CHP yönetimi, İmamoğlu'nun şu anda lehine olan havanın, 23 Haziran'a kadar korunması gerektiğine ancak seçimin kazanılmasının garanti olmadığına da dikkat çekiyor.

Bu başlıkta ise 31 Mart seçimlerine "avantajlı" başlayan AK Parti'nin, "nasılsa kazanırız" yaklaşımı nedeniyle rehavete kapılması, aşırı özgüveni ve yeterince çalışmaması nedeniyle seçimi kaybetmesi örnek gösteriliyor.

Parti yönetiminin yaptırdığı saha analizlerinde, adaylar açıklanmadan önce AK Parti'nin İstanbul'da, CHP'den 800 bin oy önde olduğu, adayların açıklanmasından sonra bu farkın 400 bine indiği, HDP'nin aday çıkarmayacağının netleştiği şubat ayında ise 125 bine kadar düştüğüne dikkat çekiliyor.

İmamoğlu'nun izlediği doğru stratejiyle de 31 Mart'tan önce farkın 21 bine indiği, itirazlar sonucu yeniden yapılan sayımla da 13 bin dolayında farkla seçimin kazanıldığı anımsatılıyor.

Seçimlere yaklaşık 1.5 ay olduğuna dikkat çeken parti kaynakları, "Biz haklıyız, mağduruz, ama tabii sadece bununla seçim sürecini götürmek mümkün değil, farklı argümanlarla hem haklılığımızı vurgulamalıyız, hem de farklı kesimlere ulaşmak zorundayız" değerlendirmesini yapıyorlar.

Yenilenen seçimin, özellikle sandığa gitmeyen seçmenin davranışı henüz kestirilemediği için riskler taşıdığı ifade ediliyor. CHP'de üst düzey bir yönetici, "Bu seçim kararsızların veya sandığa gitmeyenlerin seçimi olacak. Kim önceki seçimde sandığa gitmeyen, ya da kararsız seçmeni ikna eder ve sandığa götürür, oy attırırsa, bu seçimin belirleyicisi, galibi o olacak" görüşünü dile getirdi.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ