‘Aygün’ün Yavaş iddialarının arkasında Saray ve Gökçek var’

Sinan Aygün'ün Mansur Yavaş'a yönelik şikayetlerinin ardından Cumhurbaşkanlığı olduğu ve Yavaş'ın Melih Gökçek dönemine ait dosyaları açtığı için bu olayı planladığı iddia edildi.




Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile CHP eski Milletvekili ve Ankara Ticaret Odası eski Başkanı Sinan Aygün arasındaki ‘TOGO kuleleri’ kavgası her geçen gün daha da büyüyor.


AKP’nin Aygün’ü desteklediği ve Yavaş’a yöneltilen Gülen cemaati üyesi suçlamasıyla ilgili İçişleri Bakanlığı’nın müfettiş gönderdiği olayın perde arkasında Saray’ın olduğuna dikkat çekilirken, eski defterler de yeniden açılıyor.

Yeniçağ Gazetesi yazarı Batuhan Çolak, “Ankara’da yaşananlar Saray’a uzanıyor!” başlıklı 24 Aralık tarihli yazısında, Aygün’ün AKP muhalifi olduğu günleri hatırlattı ve, “Ankara Ticaret Odası Başkanı olduğu zamanlarda bir siyasi parti lideri gibi muhalefet ederdi” ifadelerini kullandı.

Aygün’ün AKP’ye muhalefetinin günden güne azaldığını kaydeden Çolak, “İktidarın onayı, Gülen yapılanmasının operasyonuyla gerçekleştirilen ‘Ergenekon Davası’nda Sinan Aygün de gözaltına alındı. Evinde yapılan aramalarda 2.5 milyon euro bulundu. Bu para o dönem epey konuşulmuştu. Aygün, daha sonrasında paranın kendisine ait olduğunu ispatlamış ve geri almıştı. Kısa bir süre de tutuklu olarak kalmıştı” diye yazdı.

Bu olaydan sonra Aygün’ün eleştiri tonunun iyice azaldığını kaydeden Çolak, yazısını şu satırlarla sürdürdü:

“Gel zaman git zaman Sinan Aygün ismi 2019’un son günlerinde yeniden gündeme geldi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında ‘rüşvet istedi’ iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Hükümete yakın medya olayı saniyesinde büyütmeye başladı, İçişleri Bakanlığı müfettiş görevlendirdi.

Peki ortada gerçekten rüşvet isteme gibi bir olay var mıydı?

Sinan Aygün, son yaptığı basın toplantısında bile ‘Benden para istenmedi’ ifadelerini kullandı. Kendi iddialarını kendisi çürüttü.”

Çolak, olayın perde arkasının ise bambaşka olduğunu savundu ve ekledi:

“Saray’a kadar uzanan bir süreçten bahsediyoruz. 9 Aralık 2019’da, Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Ertan Işık bir araştırma önergesi hazırladı. Önergede kanıtlanmış ve belgelenmiş tam 110 dosya var.

Bu dosyaların tamamı da Melih Gökçek döneminde yapılan usulsüzlükleri kapsıyor. Mansur Yavaş, usulsüzlüklerin araştırılması için 10 tane müfettiş görevlendirdi.

Basına ‘Gökçek parsel parsel araştırılacak’ şeklinde yansıdı. 110 dosyanın içinde öyle bir konu vardı ki duyanların ağzı açık kalıyordu.

Savcı Şadan Sakınan… Şu anda FETÖ firarisi olarak aranıyor.

Ankara’da, Bülent Arınç’ın Gökçek’i hedef alarak ‘Parsel parsel verilen araziler’ dediği konunun aktörü. Savcı Sakınan, 2013 yılında tarım arazisi alıyor. Birdenbire bu araziye imar izni çıkıyor. Sonra bir bakmışsınız Savcı Sakınan milyoner olmuş.

Ankara’daki usulsüzlükler, rantlar, hatalı işlerle ilgili birçok suç duyurusu yapılıyor. Gökçek döneminde bu dosyaların tamamı nasıl oluyorsa Savcı Sakınan’ın önüne gidiyor ve hepsi birer birer kapatılıyor.

Mansur Yavaş’ın, Gökçek dönemindeki yolsuzlukları araştırmaya başlamasıyla Ankara karışıyor. Melih Gökçek, panik halinde ne yapacağını bilemiyor. Çünkü, görevden alınma sürecinde bu olayların büyük rolü olduğu biliniyordu.

O günleri hatırlayın. AK Parti’de birçok belediye başkanı görevden alınırken Gökçek bir türlü istifa etmiyordu. Sonrasında Saray’a çıkarak Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir görüşme gerçekleştirdi. Erdoğan, Gökçek’e sert bir tonda değişimin gerekli olduğunu belirtirken, Gökçek de karşılığında bazı garantiler istedi. Ve o garantilerin hepsi de verildi.

Mansur Yavaş’ın son hamlesi ise işleri tamamen değiştirdi.

Yolsuzluklar belgeleriyle kanıtlanırsa işin ucu Saray’a kadar gidebilecek büyük bir olaya kapı aralıyor.

Haliyle, Gökçek’in paniği iktidar partisini de etkiliyor ve çareler aranıyor.

Uzun süredir inşaatıyla ilgili şikayetlerini paylaşan Sinan Aygün devreye sokuluyor.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER SİYASET HABERLERİ