Halfeti'deki sistematik işkence tek tek raporlandı

Urfa’nın Halfeti ilçesi gözaltına alınan 51 kişiden gözaltında kalan 28 kişi de Urfa Adliyesi'ne çıkarıldı.

Urfa’nın Halfeti ilçesi Dergili (Dêrto) Mahallesi’nde 18 Mayıs'ta yaşanan çatışmanın ardından Bozova’nın Koçhisar (Qoser) ve Tutluca (Tut) mahalleri ile Halfeti’nin Dergili ve Sırataşlar mahallerinde gözaltına alınan 51 kişiden gözaltında kalan 28 kişi de Urfa Adliyesi'ne çıkarıldı.

Geçtiğimiz hafta adliye çıkarılan 23 kişiden 22’si adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Abdullah Çiftçi adlı yurttaş sosyal medya paylaşımlarında, “Örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla tutuklanmıştı. 


Gözaltına yaşanan işkenceler ise tek tek raporlanıyor. Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV), Halfeti’de gözaltına alınanların maruz kaldığı sistematik işkence ile birlikte avukatlara dönük baskı ve hekimlerin sergilediği sorumsuzluğu raporladı.

Gözaltındakilerin işkence görmeye devam ettiği bilgisine yer verilen raporda, soruşturma makamlarının soruşturmadan el çektirilmesi ve bağımsız heyetlerin inceleme yapması istendi.

Raporda, gözaltı süreci ile birlikte işkence ve kötü muamele uygulamalarının halen devam ettiği vurgulandı. 

Gözaltında tutulanlar ile görüşmek isteyen avukatlara engel çıkarıldığı belirtilen raporda, her avukatın yalnızca bir şüpheli ile görüşebileceği, bu görüşmenin de polis nezaretinde gerçekleşebileceğine dair dayatmalara maruz kalındığı da ifade edildi.  

Raporda, müdafilerin görevlerini ifa ederken kolluk ve diğer soruşturma makamları tarafından fiili engellerle karşılaştıkları, emniyette bulunan avukat-şüpheli görüşme odasının kamera ile izlendiğini, bu sebeple avukat ve müvekkil görüşmesi gizliliğinin ihlal edildiği, müvekkillerine uygun bir hukuki yardımda bulunmalarına engel olunduğunu belirtildi.

Gözaltına alınan kişilerin 24 saat boyunca avukatları ile görüştürülmediği, bu süreçte avukatların müvekkillerinin akıbeti ile ilgili bilgi alamadıkları belirtilen raporun devamında şu bilgiler yer aldı: 

“24 saatlik avukat görüş kısıtlamasının kalkmasının ardından gözaltında bulunan kişiler ile yaptıkları görüşmelerde bu kişilerin vücutlarında işkence izlerine tanık olduklarını, görüşmelerinin kayıt altına alınması ve kişilerin avukat görüşünden sonra yeniden işkence uygulayanlarla yalnız kalacak olması sebebi ile müvekkillerinin kendilerine detaylı açıklama yapmak ve iddialarını dillendirmekten korktuklarını beyan etmişlerdir. Avukatlar, gözaltındaki müvekkillerinin devam eden işkence ve tehdit nedeni ile baskı altında ifade vermek zorunda bırakıldığını belirtmiştir. Müvekkillerinin maruz kaldıkları işkenceyi ifade ettiklerinde, kolluk görevlileri tarafından daha fazlasını yapmakla tehdit edildiğini ve hatta işkenceye uğradığını belirten bazı mağdurlara bu sebeple yeniden işkence yapıldığını beyan etmişlerdir. Avukatlık görevini ifa etmeleri sebebi ile risk altında olduklarını, kolluk görevlileri tarafından gözaltına alınmak ile tehdit edildiklerini ayrıca tarafımızla paylaşmıştır.”

Gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılanlar ile yapılan görüşmelere dair ise, şunlar kaydedildi:

“Gözaltına alınıp serbest bırakılan kişilerin ağır işkenceye maruz kaldıkları, gözaltı esnasında elleri arkadan bağlanıp, yüzüstü yere yatırılarak saatlerce bekletildikleri ve defalarca tekmelendikleri, silah kabzaları ile kendilerine vurulduğu, emniyette de defalarca darp edildikleri, vücutlarına elektrik verildiği, hakarete uğradıkları ve tehdit edildikleri, sağlık raporu için götürüldükleri hastanede hekim-hasta mahremiyetinin sağlanmadığı ve polis refakatinde muayene yapıldığını, işkence izlerinin sağlık raporuna yazılmadığını, serbest kaldıktan sonra da sağlık raporu almak için ildeki hastanelere gittiklerinde doktorların rapor vermekten çekindiklerini, bu nedenle başka illere gidip sağlık raporu almak zorunda kaldıklarını tarafımıza iletmişlerdir.”

MA'da yer alan habere göre, gözaltındakilerle yapılan görüşmelere dair porda şu bilgiler paylaşıldı: "Yapılan ilk görüşmede görüşülen kişi, görüşmeden bir gün önce gözaltına alındığını, kişi ile görüşme talebimiz kolluk görevlilerine aktarıldıktan sonra, kişinin görüşmemizden yarım saat kadar önce dahi kaba dayağa maruz kaldığını belirtmiştir. Odanın karanlık olması sebebi ile kimler tarafından işkence uygulandığını göremediğini, işkence sırasında ifade vermek için zorlandığını, yine yakalama işlemi sırasında da işkenceye maruz kalarak elleri ters kelepçelenerek yüz üstü yatırıldığını ve bu şekilde sırtına basıldığını, hakarete uğradığını ve tehdit edildiğini ifade etmiştir. Kişinin burun kısmında şişlik ve kızarıklık olduğu heyetimizce gözlemlenmiştir.

65 yaşında duymada ve kendini ifade etmekte güçlük çeken erkek bir şahıs ile yapılan görüşmede; şahsın yüzünde ve kafasında dikiş izlerinin olduğu, sol yanak ve sağ göz altında morluk bulunduğu, kişinin tedirgin olduğu, gömleğinin parçalanmış olduğu ve üzerinde kurumuş geniş kan lekelerinin olduğu, tek başına ayağa kalkmada ve yürümekte zorluk çektiği gözlemlenmiştir. Kişi gözaltına alındığı sırada yere yatırılarak darp edildiğini, tekmelendiğini, kurşun sesleri duyduğunu, kendilerine hakaret edildiğini, uğradığı işkenceden dolayı tüm vücudunun ağrı içinde olduğunu, yine getirildiği karakolda işkencenin saatlerce sürmüş olduğunu ifade etmiştir.
Yapılan bir diğer görüşmede, görüşme odasına gelen şahıs ilk anda can güvenliğinin bulunmadığını ve korktuğunu ifade etmiştir. Kişinin avukatına şahsın parmak izine götürüldüğü bilgisi verilmiş olmasına rağmen, parmak izinin bir önceki gün alındığı ve avukatı ile görüştürülmemiş olduğu bilgisi paylaşılmıştır. Gözaltına alınırken ağzının bant ile bağlandığını, bu şekilde tekmelendiğini, darp edildiğini ve üzerine basıldığını, hakaret ve aşağılamalara maruz kaldığını, başına çuval geçirildiğini ifade etmiştir. Gözaltına alındığı ilk gün 3 kez işkenceye uğradığını ifade etmiştir. Elleri ve ayaklarının arkadan bağlanarak gömleğinin kafasına geçirilerek darp edildiğini ifade etmiştir. Gözaltında tutulduğu 3'üncü günde tüm vücudu çıplak şekilde cinsel organına elektrik verildiğini, toplamda 3 kez çıplak halde iken cinsel organına elektrik verildiğini, sırt üstü yatırılarak cinsel organına basıldığını ifade etmiştir. Kişinin yüzünde morluklar ve burun bölgesi ve kemiğinde şişlik gözlemlenmiştir.

Gözaltında tutulan bir kadın, Kürtçe olarak yapılan görüşmeye ağlayarak başlamıştır. Kendi evinde yüz üstü yatırılarak, kulağının ve kollarının tekmelendiğini, evinde ve evinin bahçesinde darp edildiğini, getirildiği emniyette üst kata çıkarıldığını ve burada bütün vücuduna elektrik verildiğini, cinsel organına ve göğüs bölgesine defalarca elektrik verildiğini, sırtına vurulduğunu, hala bu ağrıların etkisi altında olduğunu ifade etmiştir. Hakarete ve aşağılamalara maruz kaldığını; cinsel saldırı ile tehdit edildiğini, ilk avukat görüşü gerçekleşene kadar işkenceye maruz kaldığını ve bu görüşmeden sonra işkencenin sonlandığını belirtmiştir. Emniyette ifadesinin Türkçe dilinde ve tercümansız olarak alındığını, kolluğa kendisini Kürtçe dilinde daha iyi ifade edebileceğini söylemesine rağmen tercüman getirilmeksizin Türkçe olarak ifade vermek zorunda bırakıldığı paylaşmıştır.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER İŞKENCE HABERLERİ