‘Torba’dan çıktı: Devlet, derneklerin üye bilgilerine günü gününe ulaşacak

Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşülen torba yasa kapsamında derneklere üye bildirim zorunluluğu getirilmesi önerisi, muhalefetin fişleme itirazlarına rağmen kabul edildi.


Ankara Barosu da düzenlemeye ilişkin kapsamlı bir rapor hazırladı, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün tehdit altında olduğunu duyurdu.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımından bireysel silahlanmaya ve dernek üyelerinin kimlik bilgilerini İçişleri Bakanlığı’na bildirim zorunluluğuna kadar çok sayıda düzenlemeyi içeren Torba Kanun Teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Teklifin Cumhuriyet tarihinin en büyük fişlemesine yol açacağı bildirilen “dernek üyeliği” düzenlemesinin görüşmeleri sırasında muhalefet ve iktidar milletvekilleri arasında sık sık tartışmalar yaşandı. Bu düzenlemeye sivil toplum kuruluşları ve barolar da karşı çıkıyor. Ankara Barosu’nun hazırladığı raporda düzenlemenin örgütlenme ve ifade özgürlüğünü ihlal edeceği vurgulandı. Düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğu kaydedildi.


ANKARA BAROSU: PEK ÇOK TEMEL HAKKI SINIRLANDIRIYOR

Ankara Barosu raporunda “Derneklere bütün üyelerine ilişkin bilgileri beyan etme yükümlülüğü getiren düzenleyici işlemler; özel hayatın gizliliğinin korunması hakkını, örgütlenme özgürlüğünü ve bu hakla yakından bağlantılı olan düşünce ve ifade özgürlüğü başta olmak üzere pek çok temel hakkı sınırlandırmaktadır. Bu sınırlamaların hukuka ve Anayasal ilkelere uygun olması zorunludur” değerlendirmesi yapıldı. Raporda özellikle toplumsal azınlık gruplarına mensup olan bireylerin, toplumsal ayrımcılık ya da izolasyondan çekinmeleri dolayısıyla isimlerinin kamu otoriteleriyle paylaşılmasından rahatsızlık duyabilecekleri kaydedilerek, bu kişilerin üyesi bulundukları derneklerden çıkabilecekleri ya da üye olmaya çekinecekleri vurgulandı.

‘SAKINCALI’ GÖRÜLENLER GÜVENLİK SORUŞTURMALARINI GEÇEMEYECEK!

Ankara Barosu raporunda söz konusu kişisel bilgilerin hangi amaçla kullanılacağı açıklanmamış olmakla birlikte son yıllarda yapılan yasal değişikliklerle pek çok kamu kurumuna girişte güvenlik soruşturması yapılması öngörüldüğü kaydedilerek şöyle denildi: “Yapılacak güvenlik soruşturmalarında bu verilerin kullanılacağı ve ‘muhalif’ ya da ‘sakıncalı’ olarak nitelenen derneklere üye olanların güvenlik soruşturmalarının olumsuz olarak sonuçlandırılacağını öngörmek zor değildir. Mesela, parlamentoda yeni kabul edilen bir yasaya göre, güvenlik soruşturması olumsuz çıkan hekimler kamu görevine atanmayacakları gibi, özel hastanelerde çalışabilmek için de mecburi hizmet süreleri kadar beklemeleri gerekecektir. Böyle bir durumla karşı karşıya kalmak istemeyen hekimler derneklere üye olmaktan kaçınacak, ya da iktidar yanlısı derneklere üye olmak zorunda kalacaklardır.”

“TEK AMACI KİŞİLERİ FİŞLEMEK”

Düzenlemenin amacına ilişkin ‘fişleme’ vurgusu yapan Ankara Barosu raporunda şu ifadeler kullanıldı: “Değişiklik yapması öngörülen yasa teklifi kanunun amacından saparak, örgütlenmeyi tekrar bir güvenlik sorununa dönüştürmekte ve tüm üyelerin hemen bir ay içinde mülki amirlere bildirilmesini öngörmektedir. Bunun tek amacının, örgütlenme özgürlüğünü kullanan bireyleri ve tüzel kişileri fişlemek olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle değişiklik yapan kural ile örgütlenme özgürlüğüne getirilen sınırlamanın meşru bir amacı yoktur.”

“MEDENİ VE SİYASİ HAKLAR SÖZLEŞMESİ, AİHS VE ANAYASA’YA AYKIRI”

Baro raporunda son olarak şöyle denildi: “Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi, Dernekler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 01.10.2018 tarihli ve 30552 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. Maddesi, Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinin 22. Maddesi ve Anayasanın 33. Maddesi ile güvence altına alınan dernek kurma özgürlüğüne, Anayasanın 20. Maddesi ile güvence altına alınan kişisel verilerin koruması hakkına ve bir bütün olarak hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu düşünmektedir. Bu nedenle Anayasaya aykırılığı açık olan Dernekler Kanununun 23. maddesini değiştirmeye ilişkin teklifin 19. Maddesinin torba kanundan çıkarılması gerekir.”

MUHALEFETTE ‘FİŞLEME’ VURGUSU VE KAYGISI ÖNE ÇIKTI

Yasaya muhalefet partilerinden de sert tepkiler geldi. İşte o tepkilerden bazıları…

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Lale Karabıyık:
 “Görüşülen bu madde nedeniyle vatandaşlar mimlenme çekincesi ile dernek faaliyetleri sürdüremeyecek, olumlu kümeleşme faaliyetleri yapamayacak. Kişisel verilerin mülki idareye teslim edilmesi ve dernek faaliyetlerini bildirme zorunluluğu fişlenmekten zaten korkan vatandaşı daha da korkutuyor; çünkü vatandaş çekiniyor ve bu nedenle dernek faaliyetlerine katılmayacak. Bu madde açık bir fişlemedir. Bu teklif, istenildiğinde muhalif derneklere bir gözdağı olarak kullanılabilir.”

HDP Milletvekili Garo Paylan: “Demokratik dünyada böyle tek bir düzenleme bile yok. Zimbabve’de bile yok. Hukukun üstünlüğü konusunda bizden aşağıda olan sadece iki ya da üç ülkede böyle bir düzenleme var. Dernekler esnek örgütlenmelerdir. Kimlik bilgilerini paylaşamazsınız. Ayrıca bu şartlar altında insanlar korkarlar ve derneklere üye olmak istemezler.”

CHP Milletvekili, Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu: “Torba yasa tuzaklarına bir yenisinin daha eklendiğini görüyoruz. İşin asıl uzmanlık komisyonu olan İçişleri Komisyonu’ndan çekilerek buraya alınması bir nevi perdelemedir. Bir derneğin üyelerinin kimlik bilgilerini açıklayıp açıklamamak, üyelerinin vereceği bir karardır. Buna devlet karar veremez.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ