Rus Büyükelçisi, Türkiye’yi suçladı: Soçi Mutabakatı’nı yerine getirmedi

İdlib’deki durumla ilgili, 'Türkiye’nin Soçi Mutabakatı’nı ihlal ettiğini iddia eden Rusya Büyükelçisi Aleksey Yerhov “Anlaşma yerine getirilmedi, çatışmalar sürüyor ve şöyle bir soru ortaya çıkıyor: Bu noktalardan ne için gözlem yapılmaktadır?'dedi.

Türkiye ile Rusya arasında tırmanan gerginliğe ilişkin Sputnik’e açıklamalarda bulunan Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Aleksey Yerhov, İdlib konusuna değinerek “Bu gibi acil sorunlara bir an önce çözüm bulup partnerliğimizi sağlamlaştırmalıyız. Çünkü ancak böyle yaparsak, Türk-Rus halkları arasına fitne sokmak isteyenlerin bu isteği kaybolacaktır” ifadesini kullandı.

“SOÇİ MUTABAKATINI İHLAL EDEN TÜRKİYE”


Türkiye’nin anlaşmanın şartlarını yerine getirmediğinin ve İdlib’de bu yüzden çatışmaların sürdüğünü vurgulayan Aleksey Yerhov, Soçi Mutabakatı’nın ihlal eden ülkenin Türkiye olduğunu iddia etti.

Türkiye’nin Soçi Mutabakatı’nı ihlal ettiğini iddia eden Yerhov “Anlaşma yerine getirilmedi, çatışmalar sürüyor ve şöyle bir soru ortaya çıkıyor: Bu noktalardan ne için gözlem yapılmaktadır? Bu tesislerin işlevi ne? Ki askeri dilde bu noktaların adı aslında ‘mustahkem mevkidir'” dedi.

“ŞAM HÜKÜMETİ HALA BAZILARI İÇİN MEŞRU”

Türkiye’de çoğunluğun Rusya’yı suçladığını ifade eden Büyükelçi, işin aslının öyle olmadığını ifade ederek, “Öncelikle, bazıları için Şam’daki hükümet meşruiyetini kaybetmiş olabilir, ama bazılar için de meşrudur, kaldı ki böyle düşünenlerin sayısı az değil. Uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletler (BM) üyelerinin büyük kısmı bu hükümeti meşru görüyor. Şam’ı her fırsatta eleştiren ama yine de iletişimi koruyan ve farklı konularda işbirliği yapanlar da var. ‘Savaş ekonomisi’, bilirsiniz, çok kurnaz ve ilginç bir şey.” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE SİLAHSIZLANDIRMA YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ ALDI”

Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirten Aleksey Yerhov, “İkincisi, Şam ve Rusya’nın ‘ihlal’ ettiği iddia edilen 17 Eylül 2018 Soçi Mutabakatı nedir? Bu ikili bir anlaşma ve bu anlaşma kapsamında taraflar üzerlerine oldukça açık ve net yükümlülükler aldı. Örneğin, Rusya İdlib gerilimi azaltma bölgesinde Türk gözlem noktalarının varlığını ve bölgede askeri statükonun devam ettirilmesini kabul etti. Türkiye de İdlib’de oluşturulan 15-20 kilometre genişliğindeki silahsız bölgeden ‘tüm radikal terörist grupları’, tanklar, çok namlulu roketatarlar, topçu sistemleri dahil tüm ağır silahları tahliye etme yükümlülüğünü aldı.” dedi.

“EŞİT PARTNERLİKTEN BAHSETMEK GÜÇ”

Türkiye ile M5 ve M4 karayollarını trafiğe açılması konusunda mutabakat sağlandığını hatırlatan Rus Büyükelçi, “Ne oldu, teröristler çıkarıldı mı? Yollar açıldı mı? Eğer yükümlülüklerinizi yerine getirmiyorsanız, diğer taraftan yükümlülüklerini yerine getirmesini talep etmeye hakkınız var mı? Anlaşma taraflarının yükümlülükleri ‘diyalektik birlik içinde’ bulunmalı, aksi takdirde eşit partnerlikten bahsetmek güç oluyor.” şeklinde eleştirdi.

“Suriye’deki terörist grupların kendilerini silahsızlandıran olmadığını görünce cesaretlendiler” diyen Aleksey Yerhov, “Geçen yılın ilkbaharından itibaren Suriye hükümet ordusu mevzilerine ve bu arada Hmeymim’deki Rus hava üssüne saldırılar gün geçtikçe arttı.” dedi.

Aralık 2019 – Ocak 2020 döneminde, muhalif gruplar tarafından Suriye hükümet ordusu mevzilerine ve yakınındaki kentlere saldırı düzenlendiği iddia eden Büyükelçi, “Geçen aralık ayında teröristler tank, piyade araçları, havan topları ve toplarla 1400’den fazla saldırı düzenledi. Ocak ortasında Türkiye ile birlikte İdlib’de bir kez daha ‘ateşkes’ ilan etmeye çalıştık. Ne oldu? Ocak ayının sadece son 2 haftasında binden fazla saldırı meydana geldi, yüzlerce Suriyeli asker, sivil öldü veya yaralandı. Silahlı insansız hava araçları ile Hmeymim’e saldırı girişimleri de devam etti.” ifadesini kullandı.

“ARTIK KİMSE TAARRUZA GEÇMİŞ OLAN SURİYE ORDUSUNU GERİ ÇEVİREMEZ”

Türkiye ile yapılan mutabakat karşısında sabrın tükendiğini ifade eden Aleksey Yerhov, “Burada da sabır tükendi ve Suriye ordusu kendi topraklarının her bir karışını geri alma kararı verdi. Altını çizerek söylüyorum, kendi egemen topraklarını. Suriye ordusu kendi topraklarında, kendi halkı için savaşıyor. Birtakım sakallı yabancıların dikte ettiği kurallara göre değil, atalarının yaşadığı gibi yaşama hakları için savaşıyorlar. Bu yüzden yasadışı silahlı oluşumların elinden onlarca köyü ve son günlerde de stratejik öneme sahip M5 karayolunu kurtardılar, artık kimse taarruza geçmiş olan Suriye ordusunu geri çeviremez.” dedi.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ