Psikiyatristler: Baba Vatan’ı itibarsızlaştırma sürecine ‘akıl sağlığı’ şüphesi eklendi

Psikiyatristler Rabia Naz'ın Babası Şaban Vatan'ın "akıl sağlığının" sorgulanmasını yanlı buluyor. Ve etik olarak bu karardan vazgeçilmesini istiyorlar.


Giresun’un Eynesil ilçesinde şüpheli bir ölümle yaşamını yitiren Rabi Naz’ın babası Şaban Vatan’ın adalet arayışı sürüyor. Ancak adli sürece bir de psikiyatrik süreç eklendi.

Araya siyasi isimlerin dahil olduğu ve dosyanın kapatılmaya çalışıldığı iddiaları tartışılırken, adalet arayışındaki Şaban Vatan’ın akıl sağlığı sorgulanmaya açıldı. Baba Vatan bir hastanede müşahede altına alındı. Kararı “Şaban Vatan’ı susturma çabası” olarak niteleyen psikiyatristler, meslek etiğini gündeme getirerek, Vatan’ın hastaneye yatırılış kararından derhal vazgeçilmesi gerektiğini ifade ettiler.


Sözcü’den Ahmet Çınar’ın sorularını yanıtlayan psikiyatrist Cemal Dindar ve Endam Köybaşı’nın yanıtlarından bazıları şöyle:

“Sayın Dindar, Rabia Naz’ın ölümüne ilişkin mahkeme dosyasına bir de psikiyatrik bir süreç eklendi. Mahkeme, Şaban Vatan’ın akıl sağlığını tartışmaya açtı. Bir psikiyatrist olarak bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

“Bir psikiyatrist olarak” değerlendirince elde şu kalır: Kişilerin psikiyatri kurumuna hangi yollarla geldiğinin pek de önemi yoktur. Dr. Adil Üçok’un anılarından biliyoruz, bundan 45-50 yıl önce akıl hastanelerinin kapısından bir şekilde girmiş olanın hastane yatışını yapmak değil, yapmamak istisnaydı. Kuruma kapatmanın her daim toplum yararına olduğuna dair bir kabul vardı. Burada sözü edilen toplum yararının ölçütü de, eninde sonunda özel mülkiyetin korunması ve mevcut toplumsal sistemin işleyişinin sekteye uğramaması olduğunu söyleyebiliriz.

Bu kararın alınma sürecine dair sizin psikiyatrist görüşünüz nedir peki?

Toplumsal olanın, politik olanın bağlamından kopartılıp ruhsal bir mesele haline getirilmesi, özellikle neoliberal dönemde belirgin ideolojik kaydırmalardan biri… Bizim günümüzdeki politik çarpıklıkları ve toplumsal çözülmeleri konuşmamız yerine, bunları aşikarlaştıran bir olayda yine kurbana ve yakınlarına odaklanmamız sağlanmaya çalışılıyor. Psikiyatri, klinik dışının sorumluluğunu almakta hep gönülsüz olduğu için de, istismara daha açık oluyor.

Hukuksuzluğu “olağan” olarak kabul ettiniz. Gözetim altına alınma kararındaki hukuksuzluk nerede?

Bir kere Şaban Vatan’ın tüm bu olaylar esnasında akıl sağlığının kamuoyu önünde bu kadar açık bir biçimde gündeme alınması, hele bir de bir psikiyatri uzmanınca akıl sağlığından şüphe edilmesi bana en başından haksız, hukuksuz ve yanlı bir süreç olarak geliyor. Şimdi kamuoyunun merak ettiği, bir an önce cevaplanmasını beklediği soru, Rabia Naz’a ne olduğudur. Şaban Vatan’ın akıl sağlığı değil!

Şaban Vatan, kızının ölümünün yargı organlarının iddia ettiği gibi intihar ederek değil trafik kazası ile gerçekleştiğini düşünen ve bunu ispatlama çabasında olan bir baba. Ve de bu trafik kazasına yol açanların şu anda iktidarda bulunan AKP tarafından kollandığını söylüyor. Buna yönelik kanıtlarının olduğunu belirtiyor, savcılık makamının bu kanıt ve iddiaları araştırmasını talep ediyor. Bu çabalar bugüne kadar görmezden geliniyor, itibarsızlaştırılıp çeşitli yöntemlerle engelleniyor.

Şimdi bu itibarsızlaştırma sürecine “akıl sağlığının yerinde olmadığı şüphesi ile gözlem altına alınması” kararı, bilimsel bir tıp disiplinini de dahil etmiş oldu. Ve yine bu karar ile bugüne kadar babaya karşı yapılamayan bir şey daha eklenmiş olacak: “Sesi duyulmaya başlanan” baba bir süre toplumsal alandan uzaklaştırılmış, tecrit edilmiş olacak! Bir süre susturulacak! Hak arama çabasına “akıl sağlığı” şüphesi düşürülmüş olacak, yaptıklarının inandırıcılığı sorgulanmaya başlanacak.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ