Prof. Kaboğlu: Bekçi Yasası ‘parti kolluğu’ tehlikesine açık

Anayasa hukukçusu Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, “bekçi yasasının” içinde barındırdığı birçok riskle Anayasa'ya aykırı olduğunu belirterek, “Bu düzenleme, bekçilere verilen görev ve yetkiler ile birlikte, ‘parti kolluğu’ ratma tehlikesine de açık" dedi.


CHP İstanbul Milletvekili, Anayasa Profesörü Dr. İbrahim Kaboğlu,  TBMM ‘de görüşülmesine başlanan Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifi ile bekçilerin ‘parti kolluğu’na dönüşeceğini, tasarıda  birçok maddenin Anayasa’ya aykırı olduğunu söyledi.

Cumhuriyet‘ten yer alan habere göre, yeni yasa teklifiyle bekçilere tanınan geniş ve keyfiliğe açık yetkilerin, devletin ahlak polisliği yapması ve bireylerin hayat tarzına müdahale etmesi riskini içerdiğini vurgulayan Kaboğlu, “Bu düzenleme, bekçilere verilen görev ve yetkiler ile birlikte, ‘parti kolluğu’ yaratma tehlikesine de açık. Bu nedenle, ‘paralel kolluk’ ve ‘ahlak polisi’ gibi nitelemelerle CHP, HDP, İyi Parti vekillerinin komisyonda yönelttiği eleştiriler haksız değil” dedi.


“TÜRKİYE BİRDEN ÇOK KOLLUK REJİMİNE TABİ OLACAK”

Kaboğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Bekçi düzenlemesi, aykırılıklara madde 126’yı da ekledi. Çünkü büyükşehirlerde köyler mahalleye çevrildi. Yasa önerisi, Türkiye’de ikili yönetim yokmuş varsayımı ile hazırlanmış. Böylece, büyükşehir mahalleleri ile diğer illerin köyleri arasında ayrımcılık ortaya çıkarak Türkiye, birden çok kolluk rejimine tabi olacak. Teklifteki birçok düzenleme; hukuki belirlilik ve güvenlik ilkelerine aykırıdır ve keyfî durumlar yaratmaya elverişlidir.

“YAŞAM HAKKI AÇISINDAN RİSKLERE YOL AÇABİLİR”

Çarşı ve mahalle bekçileri 4/7/1934 ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 16’ncı maddesinde belirtilen zor ve silah kullanma yetkisini haizdir. Bilindiği üzere, md.16, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun en sorunlu maddelerinin başında geldiği halde, burada sıralanan yetkilerin bekçilere aynen verilmesi, yaşam hakkı açısından ciddi risklere yol açabilecektir.

Yine istisnai bir yetki olan kimlik sorma yetkisinin, 7. madde aracılığıyla yardımcı kolluk mensuplarına kadar genişletilmesi, keyfî durumlara yol açabilecektir. Bekçinin, madde 7/1-a’da düzenlenen ve durdurma yetkisini kullanabileceği bir durum olan “Bir suç veya kabahatin işlenmesini önlemek” ölçüsü de belirsizdir. Bekçinin suç veya kabahatin işleneceğini hangi ölçüye göre saptayacağı öngörülemezdir. Madde 7/2, makul bir sebebin bulunması halinde bekçinin durdurma yetkisini kullanabileceğini belirtmekte. Asli genel kolluk olan polisin makul sebebi belirleme yetkisine ilişkin olarak Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu m.4/A-ç’de koyulmuş ölçütler, kanun teklifinde yardımcı kolluk için öngörülmemiştir. Bekçinin durdurma yetkisinin polisinkinden büyük olması bir çelişki ve tutarsızlıktır. Madde 7/3 aracılığıyla bekçiye verilen, kimliğini ispatla(ma)yan kişiyi tutma yetkisi, Anayasa m.19’da düzenlenen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına aykırı.

Madde 7/6, belirli durumlarda, bekçiye, durdurulan kişi üzerinde el ile dıştan kontrol yetkisi vermekte. Silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunup bulunmadığının tespiti için el ile dıştan kontrol, kişinin üstünü aramaktır. Bekçilere verilen bu el ile dıştan kontrol yetkisi, üst arama için hâkim kararı ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri koşulunu öngören Anayasa m.20/2’ye aykırıdır.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ