Öldürülen Derik kaymakamının ağabeyi: Bombayı Emniyet Amiri koydu

Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk’ün ağabeyi Ali Haydar Safitürk, kardeşinin ölümüne neden olan bombanın dönemin İlçe Emniyet Amiri tarafından makama konulduğunu iddia etti.


Mardin’in Derik Belediyesi’ne kayyım olarak atanan İlçe Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk‘ün, 10 Kasım 2016 tarihinde makamına konulan bombanın patlatılması sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin ağabeyi Ali Haydar Safitürk‘ten tartışma yaratacak bir açıklama geldi. Ağabey Safitürk, Facebook hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, kardeşinin ölümüne neden olan bombanın dönemin Derik İlçe Emniyet Müdürü Mustafa Hakan Kutluay tarafından makama konulduğunu iddia etti.

“KAYMAKAMIN KANINDAN NEMALANAN BİR SÜRÜ HAİN”


Paylaşımda şu ifadelere yer verildi: “Ülkesini milletini hizmet aşkı ile seven bir kaymakamı mesai saati içerisinde çalışma masasına kendi İlçe Emniyet Amiri Mustafa Hakan Kutluay tarafından konulan bomba ile şehit etti… 3 yıl 1500 km yolu 20 den fazla duruşma yaptık, koskocaman bir hiç… Kaymakamın kanından nemalanan ödüllenen bir sürü HAİN… Sen ağla anam sen de ağla babam…”

“KENDİSİNE HESAP SORULAMAYAN KİŞİ…”

Ağabey Safitürk, anneler gününde paylaştığı mesajında ise “Mustafa Hakan Kutluay tüm idari incelemelerde ağır kusurlu bulunan günün Derik Emniyet Amiri… 4 yıldır süren mahkemelerde kendisine hesap sorulamayan özel korunan ‘fetocu’… Şimdi şehit ettiğin kaymakamın ailesinin gözüne sokulurcasına Bolu Gerede Emniyet Amirliği göreviyle ödüllendirildi. Yarın annenin anneler gününü kutlamayı unutma… Senin gibi bir hain doğurduğu için…” paylaşımında bulundu. Ali Haydar Safitürk, daha önce de olaya ilişkin görülen dava duruşmalarında da benzer bir açıklamada bulunmuştu.

FAİL DENEN MESUTOĞLU AÇLIK GREVİNE GİRİP SONLANDIRMIŞTI

Kaymakam Safitürk’ün bombayla öldürülmesinin ardından Şerif Mesutoğlu, olayın faili olarak yargılanmış ve ömür boyu hapse mahkum edilmişti.

Mesutoğlu, adil yargılanma talebiyle 24 Haziran 2019 tarihinde başladığı açlık grevini, 12 Şubat 2020’de devreye giren TBMM milletvekilleri ve İnsan Hakları Derneği’nin ikna etmesiyle sonlandırmıştı.

Açıklamada paylaşılan Şerif Mesutoğlu’nun ailesine gönderdiği mektupta şunları yazmıştı:

“Suçsuzluğumun ispatı ve gerçek suçluların ortaya çıkarılması noktasında bugüne kadar çeşitli eylemler yaptım. Kendimi yaktım, iki kez ölüm orucuna girdim ve son olarak 24/06/2019 tarihinden bu yana açlık grevindeyim. Bu eylemler bedenimde ağır hasarlar bıraktı. Muhtemelen yeni hasarlar da oluşacaktır. Yaptığım eylemler içerisinde bulunduğumuz süreç ve okuduğum üniversite, yapılan bu adaletsizliğe karşı uzun soluklu hukuki bir mücadele vermem yönünde bende bir farkındalık oluşturdu. Bu nedenle, uzun soluklu bir mücadele için fiziken, aklen ve ruhen sağlıklı olmam gerektiğini görüyor ve açlık grevimi sonlandırıyorum. Bundan sonraki süreçte bir adalet öğrencisi olarak Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yasalardan doğan haklarımı kullanarak hukuki mücadelemi sürdüreceğim. Açlık grevim sürecinde bana güvenen, inanan, sesime ses olan, destek olan başta ailem olmak üzere, arkadaşlarım, dostlarım, TİHV, İHD, milletvekilleri ve kamuoyunun ilgili tüm kesimlerine, özgür basına yürekten teşekkür ederim.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ