KHK’yle hayatı kararanlar: Dersim’den Berlin’e bir müzisyenin hikâyesi…

15 Temmuz 2016 darbe girişimi birçok insanın hayatını altüst etti. Kimi hapse düştü, kimi diken üstünde yaşıyor, kimi de Türkiye'yi terk etmek zorunda kaldı.

Keman sanatçısı Ahmet Tirgil de o isimlerden biri. Oysa Tirgil Dersim'de sevilen bir müzik öğretmeniydi. Gerçekleştirmek istediği birçok projesi vardı. Bir kısmını da hayata geçirmişti. Memleketi Dersim'de bir arsa almış ve müzik atölyesi kurmuştu. Bu atölye sıradan bir proje değildi. Sanat adına gerçekten bir şeyler yapmak istiyordu Tirgil:

“2010'da Dersim'de göreve başladığımda birçok festival düzenleniyordu. Adı kültür-sanat festivaliydi belki ama aslında siyasi yönleri ağır basıyordu bu festivallerin. Ben ise uluslararası çapta bir festivali hayata geçirmeye başlamıştım.”


Fakat projesi yarım kaldı. Tirgil, 15 Temmuz'dan sonra sendika üyesi 12 bin öğretmenin KHK ile ihraç edileceğini duyunca listede kendisinin de olduğunu tahmin etti: “Bunu anlamam zor değildi, çünkü Eğitim-Sen'e üyeydim. Biliyorsunuz çözüm sürecinden sonra, darbeden önce Diyarbakır ve Cizre'deki çatışmalarda insanlar, çocuklar öldü. Cesetler sokaklarda aylarca kaldı, çürüdü. Bu çatışmalar dursun ve başka bir şekilde çözülsün diye bir açıklama yaptık. Ne kimseyi öldürdüm, ne bir şey yaptım. Sadece iş bıraktım ve basın açıklamasına katıldım.”

Eğitim-Sen'in iş bırakma eylemlerine o dönemde (2015) AKP hükümeti tarafından soruşturma başlatılmış, Ankara'dan gelen müfettişler Tirgil'in ifadesini ve savunmasını almıştı. Tirgil suçlu olmadığını sendika kararını uyguladığını söylese de terörist olmakla suçlanmıştı. Hâl böyle olunca Eylül 2016’da, okullar başlamadan Berlin'e giden Tirgil'in cep telefonuna uçaktan iner inmez bir mesaj geldi: “KHK ile ihraç edildiniz. Gelip tebligatınızı alın.”

“Bir ‘Oh’ çektim” diye anlatıyor o anı Tirgil. İki gün sonra ise okul müdüründen yeni bir mesaj gelir: “Görevinize iade edildiniz. Gelip başlayın.”

İki gün içinde hem terörist hem de öğretmen ilan edilen Tirgil, “Yaşadıklarım bir Aziz Nesin hikâyesi gibiydi” diyor.

15 Temmuz'da Dersim'de 700 küsur öğretmen ihraç oldu. 80 kişi hariç 620'si görevine iade edildi. Nedeni dönemin CHP'li Dersim milletvekilinin Milli Eğitim Bakanlığı’yla konuşup ihraçları iptal ettirmesiydi. Tirgil, “Şimdi komiklik şu; beni açığa alıyorsunuz, terörist diye yaftalıyorsunuz. Sonra hiçbir soruşturma olmadan tamam geri gel diyorsunuz. Saçmalığa bakar mısınız! Ne oldu, ne değişti? Eğer teröristsem, bir teröristi nasıl geri alıyorsunuz. Eğer değilsem bir insana nasıl kolayca terörist diyorsunuz? Daha açığa alındığıma dair belgeyi almadan geri iade edildiğim belgeyi imzalamamı istiyorlardı” ifadesini kullanıyor.



Ahmet Tirgil her şeyi göze alıp Dersim'e geri dönme kararı aldı. Eşi ve çocuğunun orada olması da bu kararı almasında etkili olmuştu ve bir hafta sonra okulunda göreve başladı. Fakat bu kez hakkındaki soruşturmanın devam ettiğini ve pasaportuna el konduğunu öğrendi. Birkaç hafta sonra soruşturma sonuçlanınca yeniden ceza aldı:

“Soruşturmadan iki tip ceza çıktı. Birinci tip maaştan kesme, diğeri kıdem durdurmaydı. Bana kıdem durdurma cezası verildi. Arkadaşlar sendika kararıyla buna itiraz ettiler. Ben itiraz etmedim çünkü itiraz etmek soruşturmanın devam etmesi demekti. Hem hukuk mu var ki itiraz edeyim! Pasaportumu almak istiyordum. OHAL devam ediyordu ve ailemle birlikte tehlikedeydim.”

Bunun için uğraştı ve pasaportundaki iptal kararını kaldırır kaldırtmaz eşi ve oğluyla birlikte tekrar Berlin'e döndü.

Berlin'de farklı müzik okullarında bir yıldır öğretmen olarak çalışan Tirgil artık Türkiye'ye dönmeyi düşünmediğini söylüyor ve ekliyor:

“Ben buraya macera için gelmedim. Türkiye'ye yatırım yaptım, planlar yaptım ve Dersim'i çok seviyordum. Ama ben Türkiye'nin çok daha karanlık günlere gideceğini düşünüyorum. Çocuğumu kurtarmak için çıktım. Sağcı, solcu, FETÖ'cü, dinci, adına her ne diyorsanız tüm yapılanlar insan haklarına aykırı. Bu böyle devam edemez. Etmemeli. Hangi ülkede olursa olsun. Yarın Almanya bunu Türklere yapsın, yine aynı şeyi söylerim.”

Keman sanatçısı Ahmet Tirgil'in Almanya'da yoğun bir sanat programı var. Tirgil; Alevi ve Dersim müziğini icracısı Metin-Kemal Kahraman kardeşler ile burada da müzik çalışmalarına devam ediyor. Aynı zamanda Berlin'de tanıştığı sanatçılara konserlerde eşlik ediyor. En son Arap ve Avrupa müziği karışımı Babylon Orkestrası'yla Almanya’nın ikinci en büyük opera Deutche Oper’de sahneye çıktı. Ocak ayında Ortadoğu Klassik Orkestrası'yla birlikte Almanya'nın Bochum kentinde verecekleri konsere hazırlanıyor.

Tirgil, Blaue Stunde Klezmer Band isimli üçlü grupta da çalışıyor. Flüt sanatçısı Birgit Lorenz'in vokalistlik yaptığı grupta Matthias Hackmann gitar ve Tirgilse keman çalıyor. Grubun repertuarı Balkan müziğinden ve ayrıca Avrupa'daki Aşkenaz Yahudilerinin halefleri tarafından hâlâ kullanılan binlerce yıllık Yidiş dilinde şarkılardan oluşuyor. Ama Tirgil'in en büyük hedeflerinden biri, Alman yüksekokullarında keman hocası olarak çalışmak. Bunun için konserlerinin ve müzik öğretmenliğinin yanı sıra Almancaya yoğunlaşmış durumda.


Kaynak: Ahval
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ