Katiller nerede?

Mustafa Kabakçıoğlu’nun ölümüyle ilgili cevapsız onlarca soru var.


Tr724'ten Yusuf Dereli'nin haberine göre Gümüşhane Cezaevinde yaşanan skandal infiale neden oldu. KHK ile polislikten ihraç edilen Mustafa Kabakçıoğlu’nun tahliyesine 4 ay kala cezaevinde şüpheli bir şekilde öldüğü ortaya çıktı. CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Gardiyan ve görevlilerin ihmali olup olmadığını sordu. Gül, Kabakçıoğlu’nun ölümüne ilişkin inceleme yapmak üzere 2 bakanlık müfettişi görevlendirdi. Müfettişler, olayda ihmal olup olmadığını inceleyecek.Mustafa Kabakçıoğlu’nun ölümüyle ilgili cevapsız onlarca soru var. Başsavcılığın açıklamasında ‘hastaneye gitmeyi reddettiği’ açıklaması inandırıcı değil zira yayınlanan belgelerde Kabakçıoğlu’nun defalarca hastaneye sevk istediği görülüyor. Cezaevinde tutulan tutanağın geriye dönük olarak eski tarihli olduğu da iddialar arasında.

BU İLK CİNAYET DEĞİL!


Mustafa Kabakçıoğlu, Hizmet Hareketi’ne yönelik soruşturmalar kapsamında tutuklanıp, gözaltında ya da cezaevinde şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden ilk kişi değil. Halime Gülsu, Zeki Güven, Gökhan Açıkkollu, Cengiz Karakurt, İsmail Hıta, Muzaffer Özcengiz, Kemal Bilici, Mevlüt Öztaş, Fatih Terzioğlu, Haluk Savaş, Kadir Eyce, Nesrin Gençosmanoğlu… Bütün bu isimler gözaltında, işkenceyle ya da cezaevinde can verdi. Bugüne kadar bu şüpheli ölümlerin sorumlularından hiç biri açıklanmadı. Açılan soruşturmaların hangi aşamada olduğu bile bilinmiyor.

KHK’lı Komiser Yardımcısı Mustafa Kabakçıoğlu’nun Gümüşhane Cezaevi’nde şüpheli ölümüne ilişkin fotoğraflar, kamuoyunda büyük infiale neden oldu. Toplumun neredeyse bütün kesimleri şüpheli ölümle ilgili sorumluların bulunmasını istiyor. Zira Boldmedya’nın yayınladığı belgelere göre Kabakçıoğlu, rahatsızlıklarıyla ilgili hastaneye sevki için defalarca dilekçe yazmış.

Mustafa Kabakçıoğlu, 29 Ağustos 2020’de tek başına tutulduğu hücrede plastik beyaz sandalye üzerinde ölü olarak bulunmuştu. 26 Temmuz 2016 yılında tutuklanmıştı. 1 Eylül 2016 tarihinde ihraç edildi. Daha önce Şebinkarahisar K2 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulundu. 4 yıldır Gümüşhane Cezaevi’ndeydi.

ZULÜMLER, GÜNLÜĞE DÖKÜLMÜŞ

Kabakçıoğlu’nun yaşadığı hak ihlallerini ve sorumlu tuttuğu kişileri not ettiği bir günlük tuttuğu ortaya çıktı. 4 Mart 2017’de cezaevindeyken şeker hastası olduğunu öğreniyor. Hastalığı teşhis edilemeden önce iki kez koğuşta düşüp bayıldığını yazmış. Kafasını beton zemine vurduğu için şuurunu kaybediyor. 112 çağrılıyor. Gümüşhane Devlet Hastanesine götürüldüğünde başı döndüğü için arabadan inemiyor, tekerlekli sandalye verilmesini istiyor. Ancak yürütülüyor!

NEFES ALAMIYORUZ!

Mustafa Kabakçıoğlu’nun sağlık sorunları cezaevine girdikten 7 ay sonra başlıyor. Ruhsal ve bedensel sağlığının iyi olmadığını yazıyor 3 Mart 2017’de günlüğüne. Sağlık hizmetlerine ulaşamadığını, kimseye derdini anlatamadığını, psikolojisinin bozulduğu belirtiyor: “8 kişilik koğuşta 13 kişi kalıyoruz. Nefes alamıyoruz.”

90 KİLODAN 50 KİLOYA DÜŞÜYOR

90 kilo olarak girdiği cezaevinde 50 kiloya kadar düşüyor. 4 Mart 2017’de günlüğüne kırgınlıklarını yazıyor: “Bana kötülük yapanların Allah’ın (cc) mahkemesinde hesabını göreceğim. Çünkü kişi hakkımı helal etmiyorum ve etmeyeceğim. Zulüm zulüm zulüm… Zalimin zulmü varsa garibanın Allah’ı vardır. Kendimi savunacak evrak yok, kendimi nasıl savunacağım, adalet adalet… Bu adalet elbet bir gün size de lazım olur?”

48 GÜN SONRA AÇIKLAMA

Mustafa Kabakçıoğlu’nun ölümüne ilişkin dosyada yer alan fotoğraflar şüpheleri daha da artırdı. Boldmedya’nın ortaya çıkardığı fotoğrafların ardından Başsavcılık, olayın üzerinden 48 gün geçtikten sonra açıklama yapmak zorunda kaldı. Açıklamada, Kabakçıoğlu’nun 27 Ağustos’ta verdiği dilekçede ‘hastaneye gitmek istemediği’ iddia edildi. Ancak söz konusu dilekçenin altında Kabakçıoğlu’nun imzası yok! Ayrıca Kabakçıoğlu daha önce hastaneye sevki için defalarca dilekçe veriyor. Günlüklerinde de buna dair çok sayıda not var. Ayrıca Kabakçıoğlu’nun ölüm anına ait kamera kayıtları da ortada yok!

SANDALYE NEDEN KAPININ ÖNÜNDE?

Fotoğraflara göre Mustafa Kabakçıoğlu, kapının tam karşısına koyduğu beyaz plastik sandalyede can veriyor. Sandalyenin odanın ortasında olması normal değil. İki ihtimal var; ya Kabakçıoğlu öldükten sonra o sandalyeye oturtuldu ya da rahatsızlandığı için yardım butonuna bastı ve gardiyanların kapıyı açmasını bekledi. Akşam yemeğinin de yenmemiş olduğu düşünülürse ikinci ihtimalde Kabakçıoğlu’nun akşam saatlerinde yardım istemiş olma ihtimali yüksek. Eğer öyle ise 05.45’e kadar neden kontrol edilmedi?

KENDİLERİNİ KURTARMAYA ÇALIŞIYORLAR

KHK’lı Cumhuriyet Savcısı Dr. Hasan Dursun da Mustafa Kabakçıoğlu’nun ölümünün şüpheli olduğunu anlatıyor: “Vefatın gece 05.45’te tespit edilmiş olması olağan değildir, zira o saatte koğuşlara yapılan rutin bir kontrol yoktur. Müteveffanın yazmış olduğu dilekçeye doktor tarafından görüş yazılarak yeniden kendisine verilmesi olağan değildir. Normal olarak dilekçe alınır ve gerektiğinde fotokopisi sahibine verilir.  Olaya ilişkin gardiyanlarca tutulan tutanak içeriği sorumluların kendilerini kurtarmaya yönelik bir çaba izlenimi vermektedir. Cezaevinde tutulan tutanağın düzenlenme tarihinin 27.8.2020 olması ve içeriği bu tutanağın sonradan geri tarihli olarak düzenlendiğini düşündürmektedir.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ