Kaşıkçı'yı öldürüp Erdoğan'dan Katar'ın intikamını aldılar

Türkiye’nin ana gündemi, son birkaç gündür Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı olayı. İstanbul’daki Suudi Arabistan Konsolosluğuna girdikten sonra kayıplara karışan gazetecinin infaz edildiği söyleniyor.
Suudi yönetimi iddiaları reddederken konsolosluktaki kameraların kayıt almadığı yolundaki açıklama, kafalardaki soru işaretlerini güçlendiriyor. 

AKP’li yazarlar, infaz söylemini kabul ederken muhalif basında da konu irdelenmeye devam ediyor. Korkusuz Gazetesi yazarı gazeteci Hüsnü Mahalli, yaşanan olayın perde arkasını analiz eden bir yazı kaleme aldı. 

Kaşıkçı'nın Müslüman Kardeşler ideolojisine inanan bir gazeteci olduğuna dikkat çeken Mahalli, Suudi yönetimi ile ters düşmeden önce Kaşıkçı'nın 'Arap Baharı' sürecini aktif olarak desteklediğini ve Ankara'yla çok iyi ilişkiler kurduğunu söylüyor.


"Kral Selman ve oğlu Muhammed iktidara gelince kraliyet ailesinde kaybedenlerden yana tavır aldı ve işleri bozuldu” diyen Mahalli, "Suudi’leri çok iyi tanırım. Adamlar kindar ve gaddar ama aptalca davranırlar. İşte bu nedenle Kaşıkçı olayıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef aldıklarını düşünüyorlar" iddiasında bulunuyor.

Mahalli, Suudi yönetimin Kaşıkçı olayıyla amacının ne olduğunu beş maddede şöyle özetliyor:

"1-Adamlar Kaşıkçı’nın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın dostu olduğunu biliyorlar.

2-Kaşıkçı’yı öldürerek Erdoğan’ın Katar’a verdiği desteğin intikamını aldıklarını ve Erdoğan’ı zor durumda bırakacaklarını düşünürler.

3-Önemli bir kişi olan Kaşıkçı’yı öldürerek tüm muhaliflere korkunç bir gözdağı vereceklerini hesaplıyorlar.

4-Eylemi İstanbul’da gerçekleştirerek Türkiye’de yaşayan Müslüman Kardeşler kökenli binlerce muhalifi korkutmak istiyorlar. Ülkelerindeki iktidarlara muhalif binlerce Arap gazeteci, yazar ve politikacı İstanbul’da ikamet ediyor ve bazıları da televizyon, gazete ve internet siteleriyle yayın yapıyor.

5-Kaşıkçı’yı öldürerek İstanbul’un güvensiz bir şehir olduğunu kanıtlamak istiyorlar.

Böylece Türkiye’ye gelip ev almak ve vatandaş olmak isteyen kendi vatandaşlarını ve Körfez ülkelerinin insanlarını korkutuyorlar."

Daha bir çok şey söylenebilir.

Cemal Kaşıkçı’nın öldürülme hikayesi bu pisliğin çok küçük bir parçasıdır.

Ankara mutlaka ve hemen tüm detayları açıklamalı ve sert tepki göstermeli.

Bunu yapmazsa Suudiler daha da ileri gider.

Bir gazeteci olarak ben bu pislikler olmasın diye 41 yıldır mücadele ediyorum.

Bu ve buna benzer rezilliklerini son dönemde yazdığım bütün kitaplarımda anlattım.

Onun için yüzlerce kez ‘Türkiye Suudi’lerin taraf olduğu bu pisliğe bulaşmamalı’ uyarısında bulundum.

Uyardığım için hapse atıldım.

Ortadoğu’da kimin eli kimin cebinde belli olmaz.

Bir gazeteci olarak ben bu pislikler olmasın diye 41 yıldır mücadele ediyorum.

Kim olursa olsun Cemal Kaşıkçı’yı öldürenler adi, aşağılık ve rezil insanlar.

Hiç bir gazeteci hiç bir şekilde bırakın öldürülmeyi hapse atılmamalı, işkence görmemeli ve yöntemi ne olursa olsun tehdit edilip korkutulmamalıdır.

Kaşıkçı; emperyalizmin ve işbirlikçilerinin hizmetindeydi ama ben onun yaptığı tüm programları izler yazdıklarını okurdum.

Elbette çok kızardım ama hiç bir zaman onunla ilgili bir tek kelime yazmadın, söylemedim ve bir kez karşılaştığımızda ona gerçekleri anlatmaya çalıştım.

Hakaret içermediği sürece mutlak basın özgürlüğünden yanayım.

Peki bizdekiler ne yapıyor?

Ben ve suçu ne olursa olsun en az 180 gazeteci içeri atıldı.

Binlerce dava var.

Yalnız ve yalnız iktidarı eleştirdiğimiz ya da uyardığımız için.

Yandaş medyada bana en ağır hakaretlerde bulunuldu ve devam ediyor.

Hakaret edip tehdit edenleri ve beni hedef gösterenlerin büyük bölümü bir dönem AKP ve Erdoğan düşmanıydı ve şimdi yalaka.

Bu kadar ahlaksız, rezil ve vicdansız olabileceklerini düşünemezdim.

Ben asla onlar gibi olamam.

Onun için Kaşıkçı’nın öldürülmesine çok üzülürüm ve öldürenlerine aşağılık katiller derim.

Oysa Kaşıkçı ‘Suriye’li askerlerin kafasını kesenlere destek veriyordu’.

O kafa kesenler Suudilerin Vahabi Selefi ideolojisine inanıyordu.

Suudiler de onlara güveniyordu.

Aynı Suudiler aynı mantıkla ve aynı yöntemlerle Kaşıkçı’yı öldürdü.

İnekler kasabın elindeki kanı yalar ama kesilmekten kurtulamazlar.

Kaşıkçı çok fazla günahı olan bir gazeteciydi ama bu onun sorunu.

Gerçek bir Müslümansa hesabını Yüce Rabbimizin huzurunda verecek.

Hem de bir zamanlar birlikte ‘Alevileri keselim’ dediği Suudiler, IŞİD’çiler, Nusra’cılar ve bilumum kanla beslenenlerle birlikte.

Beddua edeceğim ama değmezler!



 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ