İstihbaratçıların işbirliği İranlı sığınmacıları tedirgin ediyor

İran’dan Türkiye’ye sığınan siyasi mülteciler yaşadıklarını anlattı. 38 yaşındaki gazeteci Hamed bir meslektaşının Türkiye’den İran’a Türk istihbaratının İran istihbaratıyla işbirliği sonucu geri gönderildiğini iddia etti.

İran’daki rejimin baskısından kaçanlar arasında işkence ya da hapis cezası görecekleri ülkelerine geri gönderilme korkusu yaşayanlar bulunuyor. DW Türkçe’nin haberine göre, altı yıldır Türkiye’de yaşaya İranlı gazeteci Hamed (38), İran’da yurttaş gazeteciliği yaparken rejimin, peşine düştüğünü, şehir dışında olduğu bir gün babası arayıp polisin evi bastığını, bilgisayarını götürdüklerini, o günden sonra evine dönmediğini, İran’da bir hafta saklandıktan sonra Türkiye’ye sığındığını kaydediyor.

“İran’dan muhalefet yapacağım diye çıktım ama Türkiye’de daha kötü sansür yapıyorum. Türkiye, İran için çalışıyor yani. ‘Bu adamı istiyoruz’ deseler bir hafta içinde beni gönderirler” diyen Hamed, gazeteci bir arkadaşının Türkiye’den İran’a gönderildiğini ve şu an cezaevinde olduğu için kendisinin de korktuğunu belirtiyor. Arkadaşının cezaevinden yazdığı mektupta, Türkiye’deki istihbaratın İran istihbaratıyla işbirliği sonucu geri gönderildiğini öne sürdüğünü anlatan Hamed, 20 yıl hapis cezasına çarptırılan arkadaşı şu an İran’ın başkenti Tahran’daki Evin Cezaevi’nde tutuklu bulunduğunu belirtiyor.


İRAN’DA AĞIR CEZALAR VAR

Ülkesinde 10 yıl hapis cezası alan Farhad da, siyasi sebeplerle Türkiye’ye sığınmış biri. Cezası onanmadan önce ülkeyi terk ettiğini belirten Farhad, “İnternette birkaç gruba kayıt olmuştum, oradaki insanları yakaladılar. İslam’a, hükümete karşı olunca hemen ceza veriyorlar. Cezalar da ağır cezalar. Mecbur kaçtım. Sahte değiliz biz, şimdi geçsem sınırda gerçekten yakalıyorlar” diyor. Türkiye’den geri gönderilen tanıdığı İranlılar arasında hapishaneye girenler olduğunu söyleyen Farhad, “Bir hareketim, konuşmam olsa tabii ki tehlikedeyim ama geldiğimden beri burada sustum” ifadesini kullanıyor. 13 yaşında bir çocuğu olduğunu belirten Farhad, “Valla ben İran’ı unutmuşum, İran’la işim bitmiş. Ama bilmiyorum geleceğimiz nedir” şeklinde konuşuyor.

İLTİCAYA RAĞMEN SINIRDIŞI KARARI

İran’da işkence ve tecavüze maruz kalmış insan hakları aktivisti Somayeh Ramouz, dönmesi halinde şiddet riskiyle karşı karşıya kalacağını belirtiyor. Türkiye’ye sığınan Ramouz hakkında siyasi iltica talebi olmasına rağmen herhangi bir değerlendirme yapılmadan sınır dışı kararı verildi. Ramouz’u İzmir Harmandalı Geri Gönderme Merkezi’nde ziyaret eden avukat Ayşegül Karpuz, kararın, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezası, işkence veya insanlık dışı muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanların sınır dışı edilmeyeceğini düzenleyen 55. maddesine aykırı olduğunu söylüyor.



İLTİCA BAŞVURUSU YAPAN İRANLI SAYISI 3 BİN 558

Göçün nedenleri farklı olsa da, İranlılar arasında siyasi sebepler ağırlıkta. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2019’da uluslararası koruma yani iltica başvurusu yapan İranlı sayısı 3 bin 558. Son dönemde İran’ı terk etmek zorunda kalanlar arasında, insan hakları aktivistleri, bloggerler, din değiştirenler ya da rejimle sorun yaşayan kadınlar çoğunlukta bulunuyor. Van Barosu’ndan avukat Mahmut Kaçan, “Afganlar genelde kişisel riskten çok, ülkedeki çatışma ortamından kaçar ama İranlılar rejimden kaçıyor” diyor. Avukat Mahmut Kaçan, İran’dan Türkiye’ye sığınanlar arasında “yüksek profilli” yani toplumda daha fazla etkinliği olan, ülke çapında tanınan ve dolayısıyla otoritelerin takip ettiği kişilerin geri gönderilme riskinin daha yüksek olduğunu belirtiyor.  İltica süreçlerinin uzun sürdüğünü belirten Avukat Kaçan, “Şimdi git, bir ya da iki yıl sonra gel” denilebildiğini belirterek, “Uluslararası koruma, kayıt işlemiyle başlar ama etkin ve şeffaf bir süreç olmaması iltica sistemini zayıflatıyor. Kayıt işlemlerine kadar yasa dışı yaşıyorlar. Bu da sınır dışı riski getiriyor” diyor.

TÜRK YETKİLİLELER İLTİCA TALEPLERİNİ İŞLEME KOYMUYOR

DW Türkçe’ye konuşan Uluslararası Af Örgütü İran’ın kıdemli kampanyacısı Nassim Papayianni de uluslararası koruma başvurularının yıllarca sürebildiğini dile getiriyor. Bazı kişilerin iltica başvurusu değerlendirilmeden İran’a dönmek zorunda kaldığı yönünde raporlara ulaştıklarını belirterek, “Türk yetkililerin bütün iltica taleplerini, insan hakları ihlalleri riskiyle karşı karşıya olan kişilere koruma sağlayan uluslararası insan hakları hukukuna uygun işleme koymadığı yönünde de raporlar edindik” diyor. İran’a geri gönderilenlerin keyfi gözaltı ve yargılanma riski ile karşı karşıya olduklarını dile getirerek, “Gözaltında işkence ve kötü muamele riski var. Hapis cezası varsa gönderildiklerinde cezaevine girebiliyorlar” diyor.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ