“Gezi iddianamesi yamalı bir yalan bohçasıdır”

Gezi davasında savunmasını yapan avukat Can Atalay, iddianameyi ‘yamalı bir yalan bohçası’ olarak tanımladı. Atalay, davanın savcısına hukuk dersi verdi.
Gezi Parkı eylemlerine ilişkin Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu’nun tutuklu yargılandığı 16 sanıklı davaya Silivri Cezaevinde devam edildi. Sanıkların “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet talebiyle yargılandığı davada tutuksuz sanık Can Atalay, savunma yaptı. Atalay, “İddianame, yamalı bir yalan bohçasıdır” ifadelerini kullandı.

Duruşmanın dün gerçekleşen oturumunda 20 aydır tutuklu bulunan Osman Kavala, yaklaşık 8 aydır tutuklulu olan Yiğit Aksakoğlu ile tutuksuz yargılanan Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater ve Ali Hakan Altınay savunmalarını yapmıştı. Bugünkü duruşmada savunma yapan avukat Can Atalay, “Bu iddianame esas olarak Türkiye tarihinin, topraklarının en onurlu toplumsal olaylarından birini karalama çabasının en güncel örneği. Bu iddianame uzun yıllar boyunca siyasi ve toplumsal hayatı, ceza yargılamasını basit bir aracı haline getiren bir örnektir, yamalı bir yalan bohçasıdır” dedi.

İddianamede savcılığın ‘delilleri yeniden kıymetlendirdik’ söylemine tepki gösteren Atalay,  “Savcılık ağırlaştırılmış müebbetle yargıladığı insanlara yanlış bilgi veremez. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yeniden kıymetlendirme ile ilgili tek bir hüküm yoktur. Savcılığın yeniden kıymetlendirme hakkı yoktur. Yeniden kıymetlendirme kabul edilebilir bir usul değildir” savunması yaptı.


Avukat Atalay savunmasına şu sözlerle devam etti: “Halk “No Pasarán” diyerek ağaçların kesilmesine karşı durmuştur. 31 Mayıs günü Gezi’ye yapılan polis saldırısında ölü çıkmaması büyük bir tesadüftür. O saldırıdan sonra herkes kendi itirazıyla Gezi’ye geldi. Türkiye tarihinde bu kadar farklı kesimden insanların el ele, göz göze mücadele ettiği bir dayanışma daha yoktur. Yurttaşlar olarak kendi kaderimiz üzerinde söz söylenmesine itirazın yeri oldu Gezi.”

GEZİ’NİN BENZERLERİ DÜNYADA DA YAŞANDI

“Gezi direnişinin benzerleri dünyada da yaşandı. Örneğin Londra’da 1 Mart 2003’te savaş karşıtı eylemler, ABD’de “Occupy” eylemlerinde insanların yeter artık demesi, Vietnam Savaşı’na karşı direniş… Kimsenin aklına o direnişlere katılanlara dava açmak gelmedi. Arap Baharı meselesi de var. AKP bu işlerin destekçisi değil miydi? Mısır’da ve Tunus’ta iktidara gelen siyasal islamcıları ayakta alkışlayan AKP değil miydi?”

“Seçilmiş olmak hiçbir hükümete Anayasa’ya aykırı davranmayı hak görmez. Kent meselelerinde muhatap belediye başkanlarıyken, hükümet kendisini doğrudan muhatap haline getirdi. Hukuk, konserve açacağı değildir.”

HÜKÜMET İSTİFA DEMEK YURTTAŞIN HAKKIDIR

“‘Hükümet istifa’ demek suç değildir. Taksim Dayanışması’nın talepleri nettir. Bu talepler arasında hükümetin istifa etmesine dair bir talebi yoktur. Ama ‘hükümet istifa’ sloganı bir yurttaşa anasının ak sütü gibi helaldir. Anayasal düzeni tahrip eden bir suç değildir.”

GEZİ TOPLUMSAL FAYIN KIRILMASIDIR

“Gezi, hiç tartışmasız Cumhuriyet tarihinin ve muhtemelen bu toprakların en önemli toplumsal olayıdır. Milyonların meydanlarda anayasal demokratik haklarını kullanmasıyla ortaya çıkan koskoca bir toplumsal olgudur. Gezi, Türkiye’de biriken gerilim sonucu bir fayın kırılmasıdır. Toplumsal bir fay kırıldığında dayanışmaya koşanlara ağırlaştırılmış müebbet mi vereceksiniz?”

İDDİANAMEDE, BERKİN’İN CENAZESİNE KATILMAMLA İLGİLİ BÖLÜMLER VAR

“İddianamede Berkin Elvan’ın cenazesinde bulunmamla ilgili bölümler var. Ama bir çocuğun öldürülmesinin sorumluları bu kadar ayan beyan ortadayken hâlâ kimsenin tek bir gün ceza almamış olmasından bahsedilmiyor. İddianamede 1 Haziran’la ilgili uzun anlatımlar var ancak Ethem Sarısülük’ten bahsedilmiyor. Bin dereden su getiriliyor ama 3 Haziran’da Türkiye’nin iki ucunda yaşamını yitiren Mehmet Ayvalıtaş ve Abdullah Cömert unutturulmak isteniyor. İddianame “şirk koşmak” diyor ancak çocuğunun acısıyla gözümüzün önünde günden güne ölen Fadime Ayvalıtaş’ı hiç görmüyor.”

Gezi Parkı davasında yargılanan diğer sanıklar Ayşe Pınar Alabora, Can Dündar, Memet Ali Alabora, Gökçe Yılmaz Handan, Meltem Arıkan, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu hakkında yakalama kararı bulunuyor.

Oturumda Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu, Milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu, Ahmet Şık, Garo Paylon, Meral Beştaş ve Levent Tüzel duruşmayı izlediler.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ