Geceliği 6 bin liraya yoğun bakım: Özel hastane Covid-19 hastasını gizledi

İstanbul'da Covid-19 testi pozitif çıkan E.E. kamu hastanelerinde yer olmadığı için özel bir hastanenin yoğun bakım ünitesine günlük 6 bin lira ödemek zorunda kaldı.


Hastane E.E.'nın Covid-19 tedavisi gördüğünü gizledi. E-Nabız ise Covid-19 bilgilerini şikayet üzerine 10 gün sonra girdi.





Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile gazeteciler arasında özel hastanelerde yapılan PCR testlerinin fiyatlarıyla ilgili tartışmalar sürüyor. Koca, bakanlık genelgesiyle özel hastanelerde PCR testinin 250 liradan fazla olamayacağını açıklayarak, gazeteci Fatih Altaylı’nın ortaya attığı 500 liralık ücreti yalanladı. Ancak Altaylı dışında birçok kişi testleri 500 liradan yaptırdığını belirtince Sağlık Bakanı geri adım attı. PCR testleriyle başlayan bu tartışmanın ardından bu kez de özel hastanelerde Covid-19 teşhisiyle yatan yoğun bakım hastalarından alınan ücretler akla geldi.

TEST NEGATİF, KAN TAHLİLİ POZİTİF ÇIKTI

E.E. adlı vatandaş, bir hafta süren “halsizlik” şikayetiyle Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Burada kendisine sadece “burun sürüntüsü”yle Covid-19 testi yapıldı. Doktora neden “ağız sürüntüsü” de almadıklarını da sorunca “Aylardır ağızdan sürüntü almıyoruz” cevabı verildi. Bir gün sonra hastaneden test sonucunun negatif olduğuna öğrendi. Evinde istirahat eden E.E., kendisini giderek kötü hissetmeye başladı, şikayetleri de artınca bu kez özel bir hastaneye giderek tomografi çektirdi. Hastane E.E.’nin Covid olduğunu söyledi. E.E. yeniden Süreyyapaşa Hastanesi’ne gitti. Bu kez kendisine kan testi yapıldı ve “acilen yoğun bakıma yatması” gerektiği söylendi. Ancak hastanede yer yoktu. Bunun üzerine Göztepe MedicalPark Hastanesi’nin yoğun bakımında yer bulundu.

 YOĞUN BAKIMIN GECELİĞİ 6 BİN LİRA

4 Kasım Çarşamba gecesi saat 23.39’da hastanın MedicalPark Hastanesi’ne yatışı yapıldı. Hastanede ciğerlerinin ağır hasarlı olduğu, hastalığının zatürre ve astıma evrildiğini öğrendi. E.E., durumu kritik olduğu için yatış işlemlerinin eşi ve kardeşi tarafından yapıldığını hastanenin yoğun bakımının geceliğinin 6 bin lira olduğunu ise yattıktan sonra öğrendiğini söyledi. E.E., hastaneye yatışını şöyle anlattı: “Hastanenin yoğun bakım servisi dolu olduğu için beni yeni açılan bölüme aldılar. Yeni yoğun bakım servisi henüz tam teşekküllü olmadığı için yorgan da yoktu, klima da. Hatta su bile yoktu bu nedenle bana verilen ilaçları içemedim. Personel de olmadığı için su bulamadım. Ertesi gün eşim dışarıdan su sipariş etti ve sağlık personeli satın aldığımız suyu odaya getirdi.”

SAĞLIK PERSONELİ OLMADIĞI İÇİN SERUMU KENDİSİ ÇIKARDI

Plazma tedavisi için oldukça hızlı davranıldığını söyleyen E.E., “Plazma tedavisi için damar yolunu bir türlü açamayan personel sıfır serumu bir süre sonra çöpe attı. Daha sonra takması haricinde, açması, hızlandırılması, bitince kapatması dahil personel yetersizliğinden ben yaptım. Onun dışında herhangi bir ilaç tedavisi uygulanmadı” diye konuştu.

ŞİKAYET EDİNCE TABURCU ETTİLER

Süreyyapaşa Hastanesi’nde kendisine verilen ilacı düzenli kullandığını anlatan E.E., pazartesi günü ise hastanenin Hasta Hakları Bölümü’yle iletişime geçip yoğun bakımda yattığı süre içerisinde başına gelen aksilikler konusunda bilgi verdi. Ayrıca kendisine bir gün önce ne serum ne de ilaç verildiğini söyledi. Birkaç saat sonra branş doktoru E.E.’nin yanına gelip “taburcu olacağını” söyledi. E.E., bunun üzerine evine gitti. Ardından ödeme yapmak için ilgili birimlerle telefonla iletişime geçti. Hasta Hakları Bölümü’nden yetkili kişi kendisinin 6 gün yoğun bakımda kaldığını, “elini kolunu sallayarak hastaneden çıktığını” söyleyince E.E., elindeki branş doktorunun imzaladığı taburcu kağıdını ve reçetesini iletti.

21 DAKİKA İÇİN BİR GÜNLÜK PARA ALDILAR

Bir süre hastanenin yetkilileriyle telefon trafiği yaşayan E.E., daha sonra taburcu olduğu günün faturaya eklenmesinin doğru olmadığını söyleyerek itiraz etti. E.E., şunları söyledi: “Hastane yetkililerine öğle saatlerinde taburcu olduğumu belirtince, son günü saymadılar. Bunun üzerine 5 gün üzerinden hesap yapıp 30 bin lira istediler. Yatış sırasında 10 bin lira ödediğim için geri kalan 20 bin lirayı talep ettiler. 5 Kasım’a 21 dakika kala hastaneye yattığımı ve bunun bir günden sayılmasının doğru olmadığını söyledim ancak onlar ısrarla 5 gün üzerinden işlem yaparak paranın tamamını istedi. Onlar ısrar edince ödemeyi yapacağımı ancak hemen faturamın gönderilmesi talebinde bulundum. Hastaneyi de şikayet edeceğimi söyledim.”

 ŞİKAYET EDECEĞİNİ SÖYLEYİNCE İNDİRİM YAPTILAR

Hastaneyi şikayet edeceğini belirtmesi üzerine yetkililerin bir anda günlük 6 bin lira olan yoğun bakım ücretini 4 bin liraya düşürdüklerini söyleyen E.E., “Asıl şoku fatura geldikten sonra yaşadım. Faturada ne Koronavirüs’ten ne de Covid-19’dan bahsediliyordu. Hastalığıma dair tek bir ibare yoktu. Faturada tedavim için ‘Özel sağlık bakım hizmeti ve Kurumca karşılanmayan hizmet bedeli’ ibareleri yer alıyordu. Bunun ne demek olduğunu sorduğumda ise cevap alamadım” dedi. Taburcu olduktan 10 gün sonra kontrole giden E.E., ikinci şoku ise kendisinden “400 lira muayene parası” istenince yaşadı.

E-NABIZ’A COVİD-19 BİLGİSİ 10 GÜN SONRA GİRİLDİ

Muayene olmadan hastaneden çıkan E.E., oturduğu ilçedeki sağlık ocağını arayarak durumunu söyledi. Ancak sağlık ocağındakiler kendisinin “Covid-19” tedavisi olduğuna dair ellerinde ne bir veri ne de karantina bilgisi olmadığını söyledi. Bunun üzerine e-nabız üzerinden sağlık bilgilerine bakan E.E., oradaki kayıtlarda da “Covid-19” tedavisi gördüğüne ilişkin hiçbir kayıt bulamadı. İşin ucunu bırakmayan E.E., taburcu olduktan 10 gün sonra resmi kayıtlara “Covid-19” tedavisi gördüğüne ilişkin bilgi girildiğini belirtti. Konuyu CİMER başta olmak üzere Sağlık Bakanlığı’na da ileten E.E., “Hastanenin faturası başta olmak üzere, yapılan tedaviyi, kısaca tüm süreci yazdım. Henüz ilgili yerlerden dönüş olmadı. Yarım yamalak 4 günlük tedavi için 20 bin lira ödedim. Üstelik artık astım hastasıyım” dedi.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ