Çorlu aileleri: Bu garibanlar değil yukardakiler yargılansın

Çorlu Tren faciası davasının bugünkü duruşması öncesinde ailelerin mahkemenin görüleceği binaya girişi polis tarafından engellendi.
 Konuşma sırası bugün kimlik kontrolü ile binaya giren ailelerdeydi. Aileler 'Türkiye Cumhuriyeti'nden şikayetçiyiz' dediler.


8 Temmuz 2018’de Çorlu’da 25 kişinin hayatını yitirdiği, 300’den fazla kişinin de yaralandığı tren katliamının ikinci duruşması ikinci gününde bugün bugün Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Duruşma yoğun güvenlik önlemleri altında duruşma salonuna dönüştürülen Çorlu Halk Eğitim Merkezi’nin konferans salonunda devam ediyor.


Sanıkların ve avukatlarının ifadeleriyle geçilen ve yaklaşık 12 saat süren dünkü duruşmanın ardından bugün, kazada yaşamını yitirenlerin yakınları ile yaralıların beyanlarının alınması bekleniyor.

MAKHEMEYE GİRMEK İSTEYEN AİLELER YİNE ENGELLENDİ

Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre bugünkü duruşma öncesinde ailelerin mahkemenin görüleceği binaya girişi polis tarafından engellendi. Ailelerin “İhtiyaçlarımızı karşılamak için girmek istiyoruz” sözlerine karşılık polis amirlerinin yanıtı “Mahkeme heyetinin kararı giremezsiniz” oldu. Ailelerin, “Bu mahkeme bizim, gireceğiz” sözlerinin ardından duruşmanın başlama saati olan 09.00’dan önce aileler binaya kimlik kontrolü yaparak alınmaya başlandı.

‘YETER. BEN BEŞ YAŞINDAKİ EVLADIMI GÖMDÜM’

Kazada beş yaşındaki çocuğu Ömer Alperan Can’ı kaybeden Melike Can’ın bebek arabasıyla binaya girmeye çalıştığı sırada arama noktasında polisin engellemesiyle karşılaştı. Polisin yan taraftan geçmesi gerektiğini söylediği Can, “Yeter. Ben beş yaşındaki evladımı gömdüm. Bu çocukla ne yapacağım ben” sözleriyle polis ekiplerine tepki gösterdi.

‘TCDD BANA YALAN SÖYLEDİ’

Kazada 25 yaşındaki Bahar Koç’u kaybeden Ali Koçman ilk ifade veren müşteki oldu. Tüm sorumlulardan şikayetçi olduğunu söyleyen Koçman’ın ardından kazada 16 yaşındaki kızı Sena Köse’yi ve iki yeğenini kaybeden Aysun Köse ifade verdi. İlk defa mahkeme salonunda olduğunu söyleyen Köse, “Bu olay olmasaydı mahkeme salonuna gelmeden ömrümü tamamlayacaktım. İlk hafta TCDD’den taziyeye gelmişlerdi. Yol bekçilerini neden işten çıkardınız dedim. Bölge müdürü bizim işlerimiz sinyalizasyon ile yapılıyor yol bekçilerine gerek yok dedi. Sonrasında bunu araştırdım ve buradaki sinyalizasyon tamamlanmamış. Bana yalan söyleyen bir kurumla karşı karşıyayım. Bilmediğim telefonlarla o hastane bu hastane yönlendirildim. Bize zarar veren her kurumdan şikayetçiyim. Zannettik ki o yol dört saatten iki saate indi güvenlidir. Ben çocuğumu okul gezilerine bile yollamıyordum başına bir şey gelecek diye. Bana TCDD görevlileri geldiğinde ‘yaşın çok daha gençmiş’ dediler. İnsana değer verilmediğini çok acı bir şekilde gördüm. İmza yetkisi olan, teknik olarak bunu yapamayan herkesten şikâyetçiyim” diye konuştu.

‘TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NDEN ŞİKÂYETÇİYİM’

Kazada kızları Özgenur ve Gülce Dikmen ile yeğenini kaybeden, kaza sırasında trende olan Fundanur Dikmen ifade verdi. Bir önceki gün de aynı yolu kullandığını ve kazanın meydana geldiği Sarılar mevkiinde trenin yavaşladığını söyleyen Dikmen, kaza sırasında ayakta yolcuların olduğunu söyledi.

Göz yaşları içerisinde sözlerine devam eden Dikmen, “Çocuklarımın üzerindeydim devrilmenin ardından. O sırada patlama meydana geldi. Ben bayılmışım. Bir amca beni uyandırdı. Kendimi dışarıya attım ve çocuklarım yoktu. Etraf çok kötüydü. Biz kendi imkanlarımızla Tekirdağ Devlet Hastanesi’ne gittik. Özge iyiymiş, kızlar da iyiymiş dediler. İnsanların vagon altında olduğu belliydi. Bizim acil güvenlik önlemimiz eğitimimiz yok mu? Türkiye Cumhuriyeti’nden şikâyetçiyim. Biz pamuk ipliğine bağlı çalışıyoruz. O göreve gelenler eğitim almamışlar mı? Herkesten şikâyetçiyim” dedi.

Kaza sırasında trende olan ve yaralanan Bahattin Doğrul ise ifadesinde, “Kondüktör yanımıza geldi bilet kesmedi. Şu an ben boynumdan sakatım. Çocuğum da yaralandı. Devlet hastanesinde tedavi oldum. Siz ücret ödemeyeceksiniz dediler. Hepsinin parasını aldılar. Kendim için 4 bin TL verdim. Tüm kurumlardan şikâyetçiyim” dedi.

‘O TAZMİNATI ALACAĞIMA DİLENİRİM’

Kazada kızı Yağmur Laçin’i kaybeden Cabbar Laçin göz yaşları içerisinde ifadesini verdi. Memlekette kızının ölümünün haberini aldığını ve o andan itibaren bilincinin kapandığını söyleyen Laçin, “Sizin kızınız ölseydi ne yapardınız? Ben gerçek bir adalet istiyorum. Torunumun yüzüne bakamıyorum. TCDD’den kağıt gelmiş gelin tazminatınızı alın diyor. Biz gider dileniriz sizin paranıza muhtaç olmayız. Biraz vicdanlı olun. Benim kapıma bir devlet adamı gelip geçmiş olsun demedi. Biz suçsusuz diyorlarsa sanıklar, raporları kime sunduklarını söylesinler. Bunlar hem kendilerini hem baştakilerini kurtarmaya çalışıyor. Susuyorsun ve işine devam ediyorsun” diye konuştu.

‘GÖZÜME TOPRAK GİRENE KADAR BU İŞİN PEŞİNDEYİM’

Kazada eşini kaybeden Ekrem Tuna ifadesinde sanık sıralarını göstererek, “Bu garibanlarla işim yok ben yukarıdakilerin burada olmasını istiyorum. Yazık değil mi bu kadar millete” dedi. Vagonların çok dolu olduğunu ve koltuklarda kemer olmadığını belirten Tuna, “Kazadan sonra kimse yanımıza gelmedi. Makinistleri şarampolde gördüğüm. Üstümüzdeki mavi kıyafeti çıkaralım bu millet bizi öldürür burada dediler. Sonra makinistler gidip üstünü değiştirdi. Gözüme toprak girene kadar bu işin peşindeyim” diye konuştu.

‘OLAYIN ERTESİ GÜNÜ BAŞKANLIK KUTLAMASI YAPILDI’

Kazada beş yaşındaki çocuğu Ömer Alperen Can’ı kaybeden Ahmet Can, “Dünyanın en güvenilir ulaşım aracı denilen trende ihmaller nedeniyle çocuğumu kaybettim. Olaydan bir gün sonra hiçbir şey olmamış gibi başkanlık kutlaması yapılabiliyor. Devlet acımızı bile görmezden geldi. Allah kimseye çocuğunu mezara koymayı nasip etmesin. Sünnetlik alacaktık, kefene sardık” dedi.

‘SAĞLIK BAKANI GELECEK DİYE ÜZERİMİ DEĞİŞTİRDİLER’

Alperen Can’ın annesi Melike Can da ifadesinde kazanın ardından herhangi bir ilk yardım yapılmadığını söyledi. Tren devrilmeden önce sesler duyduklarını ifade eden Can şikâyetçi olduğunu belirterek, “Ben yarıma kadar çamur içinde saplıydım. Çocuklarım yok diyerek üzerimdeki kişiyi ittim ve kalktım. En az bir buçuk saat sonra yardım geldi. Benim her yerim yırtık pırtık içindeyken Sağlık Bakanı gelecek diye üzerimi değiştirdiler. Sağlık Bakanı gelene kadar çamurlarla yattım” dedi.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ