Babacan, Nezihe Muhiddin’i hatırlattı: Cinsiyetçi hakaretlere rağmen siyaset yaptılar

Babacan, Türkiye’de en şiddetli tartışma ve rejim kavgalarının kadınlar üzerinden yürüdüğünü belirterek, “Siyasi kavgalarda koçbaşı olarak kullanıldılar” dedi.


Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Kadın Politikaları Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘DEVA Kadında Zirvesi’nde konuştu. Nezihe Muhiddin’i ve Cumhuriyet tarihinin ilk siyasi partilerinden Kadınlar Halk Fırkası’nı anan Babacan, “Her gün cinsiyetçi hakaretlere maruz kalmalarına rağmen şehir şehir çalıştılar” dedi.

“Ekonomik dar boğazdan ve politik sıkışmışlıktan ancak kadınların aklı, fikri ve emeğiyle kurtulabiliriz” diyen Babacan, Cumhuriyet ilan edilmeden önce başlayan kadın hareketlerinin Türkiye’de güçlü olduğunu söyledi.


NEZİHE MUHİDDİN VE ARKADAŞLARI

Babacan, “Ağırlıklı olarak erkeklerin egemen olduğu bir siyaset sahnesi var. Oysa tarihimizde kadın hareketi çok güçlü. Daha cumhuriyet ilan edilmemişken, tüm itirazlara rağmen Nezihe Muhiddin ve on üç kadın arkadaşı ilk kadın şûrasını toplamıştı. Her gün cinsiyetçi hakaretlere maruz kalmalarına rağmen şehir şehir çalıştılar” dedi.

Kadınların mücadelesinin, başka ülkelere göre çok daha erken bir tarihte, 1934 yılında, seçme ve seçilme hakkını kazanmalarıyla taçlandığını kaydeden Babacan, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün teşvikleriyle ülkemiz, dünya kadın hakları mücadelesine altın bir sayfa yazdı” değerlendirmesinde bulundu.

“SİYASİ KAVGALARIN EZİLENİ HEP KADINLAR OLDU”

Türkiye’deki siyasi kutuplaşma ve kavgalarda en çok kadınların ezildiğini kaydeden Ali Babacan, “Ülke politikasının en şiddetli tartışmaları, keskin ideolojik kutuplaşmalar ve rejim kavgaları kadınlar üzerinden yürüdü. Çağdaşlık tartışmaları kadının konumu üzerinden yapıldı. Laiklik kadının kıyafeti üzerinden tartışıldı. Dindarlık kadının başörtüsüyle anıldı. 28 Şubat döneminde başörtüsü bahanesiyle kadınlar eğitim ve çalışma hayatından uzaklaştırıldı. Siyasi kavgalarda koçbaşı olarak kullanıldılar, bu kavgaların ezileni oldular” şeklinde konuştu.

“SİYASETİN KADINLARIN EMPATİ KURMA YETENEĞİNE İHTİYACI VAR”

Babacan sözlerini şöyle sürdürdü: “Karar mekanizmalarındaki çeşitlilik başarıyı artırıyor. Yeni bir siyasi kültürü, farklı bakış açıları kazanmış kesimler beraber inşa edebilir. Kadınların siyasete katkısı, yeni siyasi kültürün mihenk taşıdır. Siyasetin, kadınların nezaket diline ihtiyacı var. Müzakereci ve uzlaşmacı yaklaşımına ihtiyacı var. Kadınların ötekileştirilenlerle empati kurma yeteneğine ihtiyacı var.”

“KADINLAR MUCİZELER YARATSA DA İKİNCİ SINIF PARTİLİ MUAMELESİ GÖRÜYOR”

“Kadına biçilen siyasi misyon, aile içi rollerin siyasetteki uzantısı oldu. Bugün de partili kadın, partinin ‘destek gücü’ olarak konumlandırılıyor. Kermes yapmak, bağış toplamak, yoksullara yardım etmek, kurslar açmak gibi faaliyetlerle ‘destek gücü’ olarak görülüyor. Kadınlar üzerlerine düşen görevi fedakârca yerine getiriyorlar. Mucizeler yaratıyorlar ama ikinci sınıf partili muamelesi görmekten kurtulamıyorlar. Kadın kimliği sadece aileyle özdeşleştirilmeye çalışılıyor.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ