Ahmet Takan: Saray’dan öğrendim, tanzim için 100 milyon lira kalmış

Yerel seçimler öncesi Türkiye gündemine damga vuran girişimlerin başında tanzim satışları geliyor. Devletin, daha sonra yine halkın cebinden çıkacak bir zarar politikasına imza attığı yazılıp çiziliyor.
Tarım Kredi Genel Müdürü Fahrettin Poyraz, tanzim satışta iki buçuk aylık planlama yapıldığını açıklarken, seçim ekonomisini itiraf etmişti. Erdoğan, geçenlerde çıktığı bir televizyon programında, "Bizim bu alanlarda bulunmak gibi bir derdimiz yok. Baktık ki her şey yerli yerine oturdu, biz hemen çekiliriz" diyerek bu adımı pekiştirmişti.

Gerek muhalefet gerekse uzmanlar, tanzim satışların 31 Mart'tan sonra devam etmesinin imkânsız olduğunu söylüyor.

“Peki, nasıl oluyor da toptancı halindeki fiyatlardan bile sebze ucuza satılıyor?” sorusu gündemde...


Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Ahmet Takan, Saray'da bu işlere yakından bakan bir kaynağa dayandırdığı bir kulis aktarıyor. 

“Mutfaktaki yangının 31 Mart'ı tehdit ettiğini gören iktidar, tanzim satışları için özel bir fon kurmuş” diyen Takan, “Kaynağımın aktardığına göre, proje tasarlanırken 800 milyon lira kaynak ayrılmış. Vee!.. Bu kaynağın 700 milyon lirası da şu gün itibarı ile bitmiş” iddiasını öne sürüyor ve ekliyor:

“Yani, geriye ucuz domates, biber, patlıcan için 100 milyon lira kalmış. Kalan para, 31 Mart'a kadar yeter mi?.. Yetmezse, hazineden yeni aktarmalar olur mu? Bilemem!.. Kaynağım da bu sorularıma net cevaplar veremedi.Şimdi, üç saat kuyrukta bekledikten sonra, aldığınız, iki kilo domates, biber, patlıcana esasında ne kadar para ödediğinizi hesaplama işi de size kalıyor!..”

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Özden Güngör'e göre, tanzim satışların sürdürülebilirliği mümkün değil. 

Güngör, "tanzim satışlar anlaşıldı ki tamamıyla seçim yatırımı maalesef" diyor ve şöyle devam ediyor: 

"Devlet şu anda üç liraya aldığı patatesi iki liraya veriyor. Bu ürünleri Mısır'dan, İran'dan, Azerbaycan'dan çeşitli ülkelerden getirtiyoruz, soğan ve patatesi. Getirdiklerimizi daha düşük fiyatla satıyorlar bu da devlet zararı anlamına geliyor. Getirdiğiniz ürünlerin nakliyesini devlet karşılıyor. İşçiliğini, elektrik, su, yer, devlet karşılıyor. Dışarıdan ithal ettikleri ürünleri, Tarım Kredi Kooperatifleri kanalıyla, ya da tüccarlardan aldıkları malları, masraf ödemeden devlet zararına, seçimde oy almak amacıyla ucuza veriyorlar. Bu şekilde sürdürülebilmesi mümkün değil. Patatesi, soğanı, iki liradan, biberi dört liradan örneğin. Bir kere bunların maliyeti bu kadar değil. Soğanın maliyeti iki lira değil. Ne yapacak, ne yapıyor, bazı maddelere zam yapıyor. Bir açığını başka bir açıkla kapatıyor.”





 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ