Ahmet Altan’ın tutuklama kararına avukatından itiraz!

Ahmet Altan’ın hakkında verilen yakalama kararına avukatı Figen Çalıkuşu tarafından itiraz edildi.


Çalıkuşu, “CMK’da sayılmayan uyduruk gerekçelerle, Yargıtay ve istinaf mahkemesinin yetkisini gasp ederek verilen tutuklamanın kaldırılarak Altan’ın tahliyesini” istedi.1138 gün sonra tahliye edilen gazeteci-yazar Ahmet Altan özgürlüğünün üzerinden 7 gün sonra  tahliye kararına yapılan itiraz üzerine yeniden gözaltına alındı. Altan’ın avukatı Figen Çalıkuşu tutuklama kararına itiraz etti. Çalıkuşu, “Yasada olmayan bir dayanak uydurularak tahliye kaldırıldı” dedi.

Kararın kendisine verilmeyip yandaş medyaya sızdırılmasına tepki gösteren Avukat Çalıkuşu, “Karar mahir bir şekilde medyaya derhal sızdırılmıştır. Karar sanık tarafında olmadığına ve saat 17.00 de yazıldığına göre bu karar medyaya 27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilmiştir. Bu durumun yasal ve mesleki sorumluluğu vardır, cezai müeyyidesi bulunur” ifadesini kullandı.


ARA KARAR DEĞİL HÜKÜM

Avukat Çalıkuşu’nun Altan için verdiği itiraz dilekçesinde şunlar kaydedildi: “27. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, CMK 100.maddesinde sayılmayan, yasal olmayan dayanak ve uydurulmuş gerekçeler ile itiraz kabul edilmiştir.  Bu karara karşı CMK 271/4 maddesinin son cümlesi olan ‘ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir’ hükmüne göre itiraz etmekteyiz. Ahmet Altan da hüküm ile tahliye edilmiştir. Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre tutuklama ile aynı şartlara sahip adli kontrolün tatbikini yeterli görmüştür. Verilen karar ara karar değil, “hüküm” dür.

YETKİ ÜST MAHKEMENİN

Dava dosyası Yargıtay incelemesinden geçmiştir. Yargıtay C.Başsavcılığı tebliğnamesinde suçun vasfının değiştirerek görüş bildirmiştir. Yargıtay 16. CD de 2019/521-4769 sayılı kararında suçun, örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçu olacağı görüşü ile kararı bozmuştur. 26. Ağır Ceza Mahkemesinin savcısı da Yargıtay Bozma kararına uyulmasını talep etmiş ve neticede mahkeme bu bozma kararına uymuş ve Yargıtay 16. CD si kararına uygun olarak hüküm kurmuştur. Bu noktada sanık lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Artık aleyhe bozma yasağı vardır. Artık ilk derece mahkemesi dosyadan el çekmiştir ve bu hüküm ile ilgili denetleme ve karar verme yetkisi yasa yolunda yetkili üst mahkemelere geçmiştir.”

GEREKÇE UYDURULDU

Avukat Çalıkuşu, 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nin dosya kapsamına aykırı ve yasal izahı olmayan, CMK 100’ncü maddede yazılı tutuklama koşullarına aykırı gerekçeler uydurarak tutuklama kararı verdiğini kaydetti. Yargıtay’ın bozduğu bir dosyada mahkemenin keyfi ve hukuksuz bir tutuklama kararı verdiğini kaydeden Çalıkuşu, “Bu gerekçeleri karardan bir gün önce göreve atanan, daha önce dosyada hiç inceleme yapmamış, kapsamlı dava dosyasına vakıf olmayan mahkeme başkanı nasıl verebilmiştir ki Yargıtay bu dosyada denetim ve incelemesini yapmıştır. Yargıtay kararında, bu tutuklama gerekçelerinin hiç birisi yoktur. Yargıtay bozma kararına uygun hüküm verilmiş dosyada, böylesi bir keyfiyet ve hukuksuzluğa izin verilmemelidir. Yargıtay bozma ilamına uygun verilen hükme rağmen ve ‘temyiz sürecinde cezanın ağırlaştırma ihtimali’ gibi bir gerekçeyi, tutuklama gerekçesi 27. Ağır Ceza Mahkemesi yapamaz. Sanık lehine usulü kazanılmış hak doğmuştur. Aleyhe bozma yasağı vardır” ifadelerini kullandı.

YARGI REFORMU HATIRLATMASI

26. Ağır Ceza Mahkemesinin itiraz eden savcısı da esas hakkındaki mütalaada Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bozma kararına uygun görüş bildirdiğini kaydeden Çalıkuşu, dilekçesini şöyle sürdürdü: “Cezanın sanık aleyhine değil tam da tersine lehine değişme ihtimali vardır. Yargı reformu kapsamında Terörle Mücadele Kanunu 7. Maddeye ekleme yapılmıştır; ‘eleştiri amaçlı düşünce açıklamak suç değildir. Bu değişiklik müvekkilim hakkında verilen Yargıtay bozma kararından sonraki lehe değişikliktir ve sanığın durumunu doğrudan etkilemektedir. 27. Ağır Ceza Mahkemesi, yoksa Yargıtay’ın da üzerinde bir mahkeme midir? Yasalar ile bağlı değil midir? Bu görev suçudur.”

38 AYDIR TUTUKLULUK

Altan’ın adli kontrol kararıyla tahliye edildiğini, bu karardan dönülemeyeceğini ifade eden Çalıkuşu, şunları kaydetti: “Gelinen aşamada tutuklama tedbirinden vazgeçilerek adli kontrol şartı uygulaması kararı verilmiş olması, Aleyhe bozma yasağı, usulü kazanılmış hak, 38 aydır tutuklukta geçen süre, TMK 7.maddedeki sanık lehine olan yeni yasal düzenleme gereği temyiz sürecinin sanık lehine değişme yolundaki kuvvetlilik, Ahmet Altan’ın tahliye edildikten 8 gün sonra evinde gözaltına alınmasına göre kaçma şüphesinden söz edilemeyeceği, delillerin tamamının toplanmış olmasına göre yasal anlamı ve dayanağı olmayan, dosya kapsamına aykırı uydurulmuş gerekçeler ile, Yargıtay ve istinaf mahkemesinin yetkisini gasp ederek kendi yetkisinde olamayan tutuklama kararını veren 27. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2019 tarihli tutuklama kararının kaldırılması ve Ahmet Altan’ın tahliyesine karar verilmesini dilerim.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ