29 gazetecinin yargılandığı davada 3. gün!

25'i tutuklu 29 sanığın yargılandığı davada üçüncü gününde gazeteciler savunma yapmaya devam etti.
Davanın ilk iki gününde 14 kişi savunma yapmıştı.

Bugün ise davanın 3. duruşmasında tutuklu diğer gazeteciler savunma yaptı. 25'i tutuklu 29 sanığın yargılandığı gazetecilerin davasına yarın da kalan sanık savunmaları ve tanık ifadeleriyle 25. ACM'de devam edilecek.

3. DURUŞMADA NELER YAŞANDI?


İşte gazetecilerin savunmları...

MURAT AKSOY'UN SAVUNMASI!


204 gündür Silivri'de tutuklu olan gazeteci Murat Aksoy savunma şöyle;

"Türkiye'nin demokratikleşmesi için çabaladım.

Bu süreçte bizi yalnız bırakmayan CHP Genel Başkanı ve vekillerimize teşekkür ederim.

Yazılarımda daha çok özgürlüğü, daha çok demokrasiyi savundum. Yazı ve programlarımla ilgili herhangi bir dava açılmadı.Örgütün bahsedilen toplantılarına katıldığıma dair hiçbir veri yok. Bank Asya'da hiç hesabım olmadı, para yatırıp çekmedim.

Yazılarım yasalar ve anayasa çerçevesinde faaliyet gösteren mecralarda yayınlandı.

Bu medya organları birer suç aygıtıysa yargılanması gereken bunların yöneticileri ve yayın politikasını belirleyenlerdir.

İddianamedeki suça konu yazılar 2015-16'daki dış politika yazılarımdır. AKP'nin politik savrulmasının eleştirildiği yazılardır.

AKP'nin 2011'e kadarki politikalarını destekledim. Açılım sürecini özellikle bir Alevi olarak önemsedim.

Işid'in 5 farklı terör saldırısında 200'den fazla insanımız hayatını kaybetti. Zamanında soruşturma yapılsa bunlar olmayacaktı.

Ben siyasi irade (IŞİD'in zamanında soruşturulması konusunda) gereğini yerine getirmediği için yazılarımda bunu eleştirdim.

Hesabıma yatan paralar himmet parası değildir, emeğimin karşılığı olarak yazdığım yazıların telif ücretidir."

MUHAMMET SAİT KULOĞLU'NUN SAVUNMASI



"Biz gazeteciyiz, yayın yasağı getirilmeyen konularla ilgili haber yaparız.

Sulh Ceza mahkemesinin tutukluluğun devamı kararında "Zaman gazetesinde yazmış olması" denmiş. Bu gazetede yazmadım.

İki aydır antidepresan kullanıyorum, derdimi hakimlere anlatamam, şartlanmışlıklarını yıkamam kaygısıyla. Bana antidepresan kullandırtmayacak bir hukuka güvenmek istiyorum."

ERKAN ACAR'IN SAVUNMASI


"Hakkımdaki haberleri gördükten sonra Emniyet birimlerine kendim başvurdum.

Hendek olaylarından sonra Genelkurmay İletişim Dairesi'ndeki görevli generalleri arayıp bilgi alıyorduk.

Örgüt üyesi olsak bize bilgi verilir miydi? Bu hayatın olağan akışına aykırı.

Başbakan "Ergenekon, Balyoz sapına kadar gerçekti" diyor, bense Ergenekon algısı yarattığım suçlamasıyla yargılanıyorum.

Başbakan Ergenekon ve Balyoz davaları sapına kadar doğrudur dedi, birçok gazeteci yazar bunların gerçek davalar olduğunu söyledi, ama algı yarattığından bahisle hakkında dava açılan sadece müvekkilim var."

MUTLU ÇÖLGEÇEN'İN SAVUNMASI!



"Balyoz hazırlıklarını duydum, haber yaptım. İki haberim çıktı sonra da Tuncay Özkan işime son verdi.

O zaman Balyoz ismi yoktu ama Çetin Doğan paşanın bu konuyla ilgili toplantılar yaptığını duyuyordum.

Benimle beraber Balyoz haberleri yapanların hiçbiri burada değil. Fakat ben algı operasyonu suçlamasıyla buradayım.

Haber yayınlama yetkisi yayın yönetmenlerindedir. Eğer bir suç varsa onlar da ortaktır.

(Mahkeme başkanına hitaben): Beni tutuklayan hakim olarak sizi mahkeme başkanı olarak görmekten mutlu oldum. Başka birisi olsa derdimi tekrar anlatmak zorunda kalacak, çok zorlanacaktım. 
Darbeyi kim yaptıysa teröristtir dedim, ama tutuklanan generallerin profillerini ve karargahı bildiğim için darbecilerin sadece F..ö'cü subaylar olmadığını, içlerinde ulusalcı, milliyetçi yapıların olduğunu dile getirdim.

Ben F..ö'yü aklamaya çalışmadım. Darbeyi kimin yaptığını siz ortaya çıkaracaksınız fakat gelinen aşama beni haklı çıkarıyor.

Gazeteden hesabıma para yatırılması suç olarak iddianameye girmiş. Bedava mı çalışacaktım?

17 Aralık operasyonunun yolsuzluk dosyası olduğunu düşünüyorum.. Ordaki 4 bakan masum idiyse neden tekrar aday gösterilmedi?

Gazeteciyim ben. (17 Aralık'ın yolsuzluk dosyası olduğu görüşü) benim özgür düşüncem ve bu beni F..ö'cü yapmaz."

OĞUZ USLUER'İN SAVUNMASI



"Fuat Avni hesabından benimle ilgili atılan tweetten iddianameyle haberim oldu.
Bylock kullandığım iddiası kendisine gazeteciyim diyen kişilerce o kadar gündem yapıldı ki yakınlarım dahi bana şüpheyle baktı.
Bylockçu değilim, terörist değilim, gazeteciyim."

​Oğuz Usluer'in avukatı: Buna iddianame yerine "tweetname" demek istiyorum ama yargıya saygımdan diyemiyorum. 

SEYDİ KILIÇ'IN SAVUNMASI



"Şiddet karşıtlığımla bilinirken, tek bir kavgaya dahi karışmamışken örgüt üyesi olduğum iddiasını nasıl kabul ederim!

5 dakika dahi sürmeyen bir ifade ve "bu Twitter adresi senin mi" şeklindeki tek bir soru sonrası tutuklanmaya sevk edildim.

Sulh Ceza Hakimi hiçbir şey sormadan anlat dedi, ben de ne biliyorsam anlattım. Hala da anlatıyorum.

Algı faaliyeti yapmadık, üzerimizden algı faaliyeti yapılıyor. Karşılaştığımız hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukukudur.

Hakkımda bırakın kuvvetli suç şüphesini büyüteçle baksanız makul şüphe bulamazsınız.

Evime giren hırsız değerli olduğu zannıyla evde bulunan kılıcı almış. Allahtan almış, yoksa suç unsuru olabilirdi bu dosyada.

UFUK ŞANLI'NIN SAVUNMASI



Haberlerimin hiçbiri tekzip edilmediği gibi uluslarası kuruluşlarca da referans gösterildi.

1 milyar dolarlık yolsuzluğu ortaya çıkardığım için işimden oldum, telefonlardan tehdit aldım ama vicdanıma bağlı kaldım.

Büyük bir kumpasın kurbanı olarak 8 aydır sebepsiz yere tutuklu bulunuyorum.

Biz gözaltındayken hakkımızda delil aranıyor, polis bize fotoğraf gösterip savcılık delil bekliyor diye bilgi almaya çalışıyordu

İktidar partisinin hoşlanmadığı gazeteciler terbiye edilmeye çalışılmaktadır.

Her alanda geri giderken küresel karapara aklama liginde üst sıralara yükseliyoruz. Yargıya güven yüzde 60'dan yüzde 30'a düştü.

Cesur yürekli bir savcı olduğuna inandığım (iddianameyi yazan savcı) Murat Çağlak'ı Gülen hakkındaki övücü ifadeleri için Adalet Bakanı ve o dönemki diğer siyasiler hakkında soruşturma açmaya çağırıyorum.

Sn Kılıçdaroğlu'nun Bylock kullanan siyasilerin açıklanması çağrısı niye yerine getirilmiyor? Herkes kanun önünde eşit değil mi?

Bu kafa yapısına sahip savcılar darbeye girişen askerlerin WhatsApp'le haberleştiği savıyla 13 milyon kişiye soruşturma açabilir

Etkin pişmanlıkla ilgili söyleyeceğim tek şey bu işe fazlasıyla kendimi kaptırıp eşim ve anneme yeterli ilgiyi göstermemektir.

Gazetecilik suç değildir"

#UfukŞanlı'nın avukatı: Muhalif bir gazetecidir, savunmasında da farketmişsinizdir ama bu örgüt üyeliğine delalet edecek bir unsur değildir.

YAKUP ÇETİN'İN SAVUNMASI



"Suç unsuru olarak gösterilen tweetlerime ilişkin savunma hazırlarken utandım, sildim tekrar yazdım savunmamı.

Retweet yaptığım için suçlanmışım, başkasının düşüncelerinden dolayı nasıl suçlanırım?

Özgeçmişim ve Fuat Avni'yi tanıyıp tanımadığım şeklinde sadece iki soru soruldu savcılık ifadesinde.

Attığım tweetlerin bazıları maaşımı aldığım kuruma kayyum atanması neticesi atılmış refleks şeklindeki tepkilerdir.

Diğer tweetlerim siyasi bir partiye yönelik eleştirilerimdir. Bir partiyi eleştirmek ya da övmek suç olmasa gerek.

Daha önce lehime sonuçlanmış bir dava (Cumhurbaşkanına hakaret davası) bu dosyada aleyhime delil olacak şekilde sunulmuş!

Şu an ifade veriyorum, izleyip haberini yapan gazeteciler benden kaynaklı nasıl suçlanabilir? Benim maruz kaldığım tam budur.

Popüler bir Twitter kullanıcısı değilim. Tweetlerimle nasıl algı yaratabilirim? Yazdığım her şey dünyanın gözü önünde yaşandı.

Yerel gazetecileri dahi ismiyle tanırım ama ismini hiç duymadığım insanlarla aynı dosyaya konuldum.
Hukuk tarihinde attığı tweetler nedeniyle mahkum olan birini duymadım

İstesem kaçardım fakat vicdanı olan bir hakime denk geleceğim inancıyla gidip teslim oldum.

Burada yargılanan gazetecilik faaliyetimdir.

25'i tutuklu 29 sanığın yargılandığı gazetecilerin davasına yarın da kalan sanık savunmaları ve tanık ifadeleriyle 25. ACM'de devam edilecek."

Kaynak: P24
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GÜNDEM HABERLERİ