Erdoğan, ABD ve AB’nin yaptırım kıskacında

ABD ve Avrupa Birliği (AB), Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dış politika manevraları üzerindeki baskısını eş zamanlı olarak devreye soktuğu yaptırım hamleleriyle artırıyor.


Rusya’dan S-400 alımı ve Suriye harekatı nedeniyle ABD’nin yaptırım uygulamakla tehdit ettiği Türkiye, aynı zamanda yine Suriye harekatı ve Kıbrıs açıklarındaki sondaj faaliyetleri nedeniyle AB yaptırımlarının hedefinde.

Suriye’ye askeri harekatı nedeniyle Türkiye’ye silah ihracatını kısıtlama kararı alan AB, Kıbrıs açıklarındaki sondaj faaliyetlerini durdurması için Türk hükümeti üzerindeki baskısını artırdı.


AB, 11 Kasım'da aldığı çerçeve kararında Türkiye’ye Doğu Akdeniz’deki sondaj çalışmaları nedeniyle uygulanabilecek ekonomik yaptırımların kapsamını belirledi.

AB’nin her an yaptırım düğmesine basmasına imkan sağlayan bu çerçeve kararına göre “sondaj çalışmalarından sorumlu, bu faaliyete iştirak eden ve bunlarla ilişkili kişi ve kuruluşlar” hedef alınacak.

Söz konusu kişi ve kuruluşların mal varlıkları dondurulacak, sorumlulara seyahat yasağı uygulanacak ve yaptırımların hedef alacağı kişi ve kuruluşlara, AB’den kişi ve kuruluşların mali kaynak sağlaması yasaklanacak.

AB henüz yaptırıma hedef olacak kişi ve kuruluşların listesini yayınlamadı.

DW Türkçe'nin haberine göre, AB diplomatları, liste oluşturma hazırlıklarının sürdüğünü, aynı zamanda Türkiye’ye sondaj faaliyetlerine son vermesi için zaman tanındığına dikkat çekiyor.

Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Altuğ Günal, öngörülen kısıtlayıcı tedbir ve yaptırımlarla, sondaj faaliyetleri ile ilgili olan herkesin caydırılmaya çalışıldığına dikkat çekti.

Günal, “Sadece hükümet ve devlet yetkilileri, karar vericiler değil, sondaj ya da sismik araştırma gemilerinin kaptanları, çalışanları, mühendisler ve hatta bunları korumakla görevli askeri personelin bile dahil edilebileceği ima ediliyor. İlaveten bu faaliyetlere maddi ya da teknik destek vermesi muhtemel yerli ve yabancı firmalar da caydırılmaya çalışılıyor” diye konuştu.

Heinrich Böll Vakfı’nın Türkiye Temsilcisi Kristian Brakel ise aslında Türkiye’ye ağır yaptırımlar uygulanması konusunda AB’de görüş birliği olmadığına, bu nedenle yaptırımların fiilen hayata geçirilmesi konusunda ağır adımlar atıldığına dikkat çekti.

“Kıbrıs ve Yunanistan’ın bu konuda baskı uyguladığı biliniyor” bilgisini paylaşan Brakel, AB kararındaki “mali kaynak sağlanmayacak” ifadesinin kapsamı konusunda da net bir bilgi olmadığına işaret etti.

Türkiye’ye ağır yaptırım uygulanmasına karşı olan ülkelerden biri de Almanya. Alman hükümeti Kıbrıs sorununun çözümüne odaklanılması gerektiğini savunuyor ve bu nedenle de 25 Kasım’da Berlin’de BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıslı Türk lider Mustafa Akıncı ve Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis’in üçlü görüşmesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER GENEL HABERLERİ