Üniversite hastanelerinde kriz kapıda: Acil işleri yapamayacak noktaya gelebiliriz

Sağlık Uygulama Tebliğindeki (SUT) fiyat tarifeleri 14 yıldır güncellenmediği için üniversite hastaneleri, hastaların ihtiyacı olan malzemeleri alabilmek için borçlanıyor.




Ankara Üniversitesi hastanelerinin başhekimleri Prof. Dr. Ayşe Adile Küçükdeveci ve Prof. Dr. Ahmet Rüçhan Akar, üniversite hastanelerinin ekonomik durumuna dikkat çekerek “Geldiğimiz noktada hizmeti çok zorlayarak götürüyoruz. İlerde bu acil işlemleri de yapamayacak noktaya gelebiliriz.” dedi.


“ZORUNLU DURUMLAR DIŞINDA KALP PİLLERİ TAKILAMIYOR”

“Kalp pilleri takılamıyor zorunlu durumlar dışında” diyen hekimler, Cumhuriyet’e verdikleri röportajda üniversite hastanelerinin mali açıdan ne kadar zor durumda olduğuna dikkat çekti. “Nöroradyolojik elektif işlemlerinde yapılamadığını anlatan hekimler, “Bir tek acilleri yapabiliyoruz. Acil olmayan durumlarda bir adım geride duruluyor. Kapsama alanı olarak yüzde 90’ın üzerindeyiz ama yavaş yavaş aşağı iniyoruz. Şu anda sadece acillerin yapılıp da rutin işlerin yapılamadığı alanlar var. İlerde bu acil işlemleri de yapamayacak noktaya gelebiliriz.” Uyarısında bulundu.

“ÖZEL HASTANELER YÜZDE 400’E VARAN EK ÜCRET ALIYOR”

SUT’taki değerlerin tıbbi malzeme fiyatlarının altında olması nedeniyle firmaların üniversite hastanelerine mal vermek istemediklerini anlatan hekimler, “Piyasadaki hastaya kullanılabilecek malzemelilerin neredeyse hiçbirini biz SUT’da belirlenen fiyatlarla alamıyoruz. Acil olanları ‘sağlık hizmeti’ diyerek alıyoruz ama acil olmayanlar ya duruyor ya da alınamıyor. Hatta işlemleri yapıyoruz ve zarar ediyoruz. Tedbir alınmazsa eğer daha ciddi boyutlara ulaşacak. Bütün hastaneler bu durumda. Özeller hariç. Özelde hastalardan yüzde 400’e varan ek ücretler alıyorlar. Biz zarar etmeyi göze alarak çalışıyoruz. Sağlık hizmetini, eğitimi, araştırmayı durduralım deme şansımız yok.” dedi.

“ŞİMDİ KIRMIZI ALRMDAYIZ”

Eğer gerekli önlemler alınmadığı takdirde “Bir yerde işler durma noktasına gelecek ama o zamanı tam olarak kestirebilmemiz mümkün değil.” diyen hekimler, “Bir anlamda eskiden sarı alarm gibiyse durum şimdi kırmızı alarm durumunda. Artık önümüzü görme şansımız yok, giderek nefes aldığımız havadaki oksijen azalıyor gibi. İşler artık daha durma noktasına doğru yaklaşıyoruz gibi.” uyarısında bulundu.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ