​Para muslukları yeniden açılıyor: Türkiye faydalanabilecek mi?

Geçen hafta açıklanan gelişmiş ülke merkez bankaları kararları ile küresel anlamda yeni bir parasal genişleme dönemne girildi. Her ne kadar bir faiz indirimi gelmese de bu yönde yapılan güçlü açıklamalar küresel piyasaların yönü konusunda etkili oldu




ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) geçen hafta politika faizleriyle ilgili kararlarını açıkladı. Fed ve ECB faiz indirimine dair önemli açıklamalarda bulunurken, BoJ uygulamada olan genişleyici para politikasına devam etme kararı aldı.


Analistler, küresel büyümenin yavaşladığı, risk iştahının azaldığı, jeopolitik risklerin arttığı bu dönemde gelişmiş ülke merkez bankalarının aldığı kararların gelişmekte olan ülkeler açısından pozitif olacağını tahmin ediyor.

Faiz indirimleri ve varlık alımlarıyla birlikte fonlama maliyetlerinin aşağı gelmesi beklenirken, bu durum gelişmekte olan ülke ekonomilerine daha düşük faiz ödemesi, fonlara daha hızlı ulaşma fırsatı sunarken, doğrudan yabancı yatırımların artabileceği sinyalini de veriyor.

Analistler, Fed'in son açıklamalarıyla birlikte yıl sonuna kadar üç faiz indirimine gitmesini beklerken, dördüncü faiz indiriminin masada bulunduğunu belirtiyor.

Dünya'nın aktardığına göre küresel finans krizi sonrasında gelişen ülke merkez bankalarının parasal genişlemeye gitmesiyle Türkiye'nin de aralarında olduğu gelişmekte olan ülkeler büyük fayda sağlamıştı.

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü'nün (UNCTAD) 2019 raporuna göre küresel ekonomide gelişmekte olan ülkelere gelen doğrudan yabancı yatırımlar (DYY) 2006'da 404 milyar dolar seviyesindeyken, 2008 krizinden sonra yaşanan parasal genişleme döneminde önemli artış kaydetti.

Gelişmekte olan ülkelere yapılan doğrudan yabancı yatırımlar 2010'da 622 milyar dolara, 2014'te 677 milyar dolara ve 2015'te 729 milyar dolara ulaştı.

Parasal genişleme sürecinin sonuna gelindiği 2016 yılında gelişmekte olan ülke ekonomilerine gelen DYY tutarı 656 milyar dolara gelirken, 2018 itibarıyla 706 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Parasal genişlemenin yaşandığı dönemde Türkiye'ye gelen DYY miktarında da önemli artış görüldü. Türkiye, kendi iç ve dış dinamiklerinin büyüme için oldukça pozitif seyrettiği 2005 - 2007 döneminde rekor seviyede doğrudan yabancı yatırım çekti.

2008 krizi sonrası bu rakam yarı yarıya düşse de kriz sonrasında gözle görülür bir artış yaşandı.

Türkiye ekonomisinin 2008'de 19 milyar dolar olan doğrudan yabancı yatırım tutarı, 2009'da 8,5 milyar dolara inerken, 2011 yılında 16 milyar dolar seviyesine çıktı. Doğrudan yabancı yatırımların menşei incelendiğinde Türkiye'nin çektiği DYY'nin ortalama yüzde 60'ından fazlası Avrupa Birliği ülkelerinden geldi.

Analistler, Avrupa'da yaşanacak bir parasal genişleme durumunda Türkiye'nin yatırımcıların önemli duraklarından biri olacağını belirtiyor.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ