Konkordatoya ‘arabulucu’ freni: Ağır yaptırımlar kapıda

Türkiye’de ekonomik kriz sadece vatandaşın cebini değil, büyük firmaları da olumsuz etkilemeye başladı. Dev şirketler peş peşe konkordato ilan ediyor.




Türk reel sektöründe konkordato rüzgarı eserken nisan ayından bu yana konkordato, yani anlaşmalı iflas ilan eden firmaların sayısı ciddi rakamlara ulaştı. Firmalar, yan sanayisi ve tedarikçileriyle birlikte, hacimlerinden çok daha büyük bir etki alanı yaratıyorlar.


Son dönemlerde konkordato ilanında sayının giderek artması üzerine harekete geçen ekonomi yönetimi, hem başvuruyu zorlaştıracak hem de sürecin daha iyi yönetilmesi düzenlemelerini içeren bir kanun teklifini AKP milletvekilleri aracılığıyla TBMM’ye sundu.

Teklifte önemli bir düzenleme daha yer alıyor. Dünya gazetesinin haberine göre halen işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklarda davanın ön şartı olarak getirilen arabuluculuk müessesesi, teklif aynen kanunlaşırsa ticari uyuşmazlıklarda da uygulanacak. 

Yürütme ve yürürlük maddeleri dahil toplam 27 maddeden oluşan düzenlemeyle birlikte 15 Mart 2018’de yürürlüğe giren ve İcra İflas Kanunu’nun konkordato ile ilgili hükümlerini revize eden 7101 sayılı kanunda bazı değişiklikler planlanıyor.

Teklifin 13’üncü maddesi ile rapor düzenleyecek bağımsız denetim kuruluşlarının kapsamı daraltılırken, denetimin Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından kamu yararını ilgilendiren kuruluşların denetimi için yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşları tarafından düzenlenmesi öngörülüyor.

Daha önceki düzenlemede konkordato için finansal analiz raporu yeterliyken, yeni teklifte “makul güvence veren denetim raporu” ifadelerinin yer alması dikkat çekiyor. 

Teklifin gerekçe kısmında bu düzenleme için, “Böylece konkordato talep eden borçlu hakkında geçici mühlet kararı verilmesi, borçlunun mali durumunu net bir şekilde ortaya koyan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu mahkemeye sunulacaktır” ifadeleri yer alıyor.

Teklifin 15’inci maddesine göre konkordato komiserleri, bilirkişilik bölge kurulları tarafından oluşturulan komiser listesinden seçilecek. Ancak bu listeye kayıt için Adalet Bakanlığı tarafından izin verilen kurumlardan alınacak eğitimin tamamlanması zorunlu olacak. Listede görevlendirilecek komiser bulunmaması halinde liste dışından da görevlendirme yapılabilecek. Bir kişi ayın zamanda en fazla 5 dosyada geçici komiser veya komiser olarak görev yapabilecek.

Konkordato talebinin reddine ilişkin maddelere borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket etmesi ibaresi de eklendi. Düzenleme yürürlüğe girdiği tarihte görülen konkordato talepleri hakkında talep tarihinde yürürlükte bulunan hükümler uygulanacak.

Teklifle birlikte yılbaşından bu yana işçi ve işveren arasındaki anlaşmazlıklarda dava öncesinde arabulucuya gidilmesine ilişkin zorunluluğun, ticari uyuşmazlıklar için de getirilmesi hükme bağlandı.

Teklifin 20’nci maddesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurmuş olması şartı getirildi. Bu hüküm, ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay’da görülen davalar hakkında uygulanmayacak. Tüm arabuluculuk işlemlerinde, davacı dava açmadan önce arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine ekleyecek.

Arabulucular başvuruyu görevlendirildikleri tarihten itibaren 3 hafta içinde sonuçlandıracaklar. Zorunlu hallerde bu süre en fazla 1 hafta uzatılabilecek. Tarafların anlaşmaya varmaları halinde, arabuluculuk ücretleri eşit olarak ödenecek.

Düzenlemeyle ilgili bilgi veren AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, finansal olarak dara düşen şirketleri korumak için ve onların yaşamasını sağlayamaya dönük olarak getirdikleri konkordatonun son dönemde kötüye kullanıldığını ya da ihlal gördüklerini belirterek, verdikleri kanun teklifinde bununla ilgili 3 maddelik bir düzenlemeye gittiklerini söylüyor.

“Yaptırımlar lisans iptaline kadar gidebilir. Dolayısıyla ciddi bir yaptırım var” diyen Muş, daha önce konkordato ilan eden 356 şirketin gözden geçirilip geçirilmeyeceğine ilişkin soru üzerine ise, “Hayır bundan sonrası için konkordato ilan edilenlerle ilgili uygulanacak. Bunlar ilgili zaten mahkeme kararı verilmiş” değerlendirmesini yapıyor.


















 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ