Karar yazarı: Millet TL yerine dolar mevduatını tercih etti

Türkiye ekonomisi derin bir çıkmaza girdi. Uluslararası Para Fonu (IMF) 2019'da Türkiye'nin küçüleceği tahmininde bulundu.


Hazine Bakanı Berat Albayrak'ın yatırımcılarla yaptığı görüşmeler ise ters tepki. Yapılan değerlendirmelerde Albayrak'ın görüşmeleri 'fiyasko' olarak değerlendirildi.

Merkez Bankası rezervlerinde de ciddi düşüşler yaşanıyor. Karar yazarı İbrahim Kahveci, yazısında "Bir de bir dönemler meydanlarda her konuşma metninde yazan döviz rezervine ne oldu? Biz o güçlü ekonomi, güçlü rezerv sözleri ile ne amaçlıyorduk?" diyor.


"Serbest piyasa aslında çıkar üzerine kuruludur. Piyasa dengesi karşılıklı çıkarlar ile dengeye oturur. Mesela kimse üretim maliyetinin altında piyasaya ürün-hizmet sunmak istemez. Kimse de tasarrufunu zararına değerlendirmek istemez. Karşılıklı çıkar noktasında oluşur fiyatlar. Hani arz-talep kesişmesi deriz ya; işte o nokta." diyen Kahveci, "Peki, biz ne yaptık?" diye soruyor ve şöyle devam ediyor:

"Özellikle Türkiye’ye özgü Cumhurbaşkanlığı Başkanlık Sistemi ile kurulan ekonomi yönetimi... Emir-komuta, ya da rica-müfettiş sistemi ve iletişim araçları ile yeni bir pazar dengesi oluşturmaya çalıştık. Bankalar arandı ve mevduat ile kredilere faizlerine sınırı rica edildi.

Hazine borçlanma ihaleleri piyasa yapıcıların telkini ile suni düşürüldü. Keza fiyatlarda öyle. Mesela sigara vergisine rağmen şirketler tamamen piyasa dengesini gözeterek seçimden sonra zam yaptılar. Velhasıl 1993 yılında Çiller’in denediği; 2000 yılında rahmetli Ecevit’in denediği suni bir piyasa oluşturduk.

Ama hani bir kurbağa oyunu vardır ya. Siz başını çıkaran kurbağaya vurursunuz ama başka kutudan bir başka kurbağa çıkar. Bugün yaşadığımız tam da bu... Ali-Cengiz oyunları ile bir piyasa sistemi kurguluyoruz ama bu piyasa serbest değil. Nitekim baskılanan mevduat faizi kendini dolarizasyon ile bir başka kutudan kendini gösterdi. 

Millet TL yerine dolar mevduatını tercih etti. Merkez Bankası kamu bankaları eliyle piyasaya baskı uyguladıkça, elinde kullanacak net rezervi kalmadı. Son olarak gitti özel bankalardan Milletin aldığı dövizi kullanmak istedi ve bu da yabancı basında yer aldı.

Sonra da biz onlara bağırdık. “Üstümüze gelmeyin...” Sahi bizi iktidara getiren, 2001 krizine yol açan kimlerdi? 

Ya da biz mi piyasa dengesi kavramını unuttuk? Şeffaflık en güçlü varlıktır, şeffaflık yatırımcılar için en büyük güvencedir argümanı bizim için bir şey ifade ediyor mu? Bir de bir dönemler meydanlarda her konuşma metninde yazan döviz rezervine ne oldu? Biz o güçlü ekonomi, güçlü rezerv sözleri ile ne amaçlıyorduk? Gücümüz mü tükendi?"
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ