Çiğdem Toker: Kamu ihaleleriyle milyarlar el değiştiriyor

Kamu ihalelerindeki usulsüzlükleri ortaya çıkaran ve bu konuda sayısız haber yapan gazeteci Çiğdem Toker, “Kamu İhalelerinde Olağan İşler” adlı kitabıyla bilgi ve belgeleri bir araya getirdi.



Kamu ihalelerinin iç yüzünü gösterdiği kitabına ilişkin Birgün’e konuşan Çiğdem Toker “Devlet aygıtını iktidar kullandığı için kamu kaynaklarının musluğu da elinde. Bu musluğun en gür aktığı yerlerden biri ihaleler. Milyarlar buralarda el değiştiriyor. Gazetecilik de burada devreye giriyor. İktidar bizlerin parasını harcama yetkisini bütçe ile alıyor. Bu tahmin ettiğimizden çok daha büyük bir yetki” dedi.


Olağanüstü durumlarda kullanılması gereken bir ihale usulüne dikkat çeken Toker, “Pazarlık usulünün bir çeşidi. Adını ihale yasasındaki maddeden alıyor. Bu usul son yıllarda olur olmadık her ihalede kullanılıyor. Konumuz da bu. 21/b ile yapılan rekabetsiz, kapalı, devleti zarara uğratan ihalelerin çokluğu. Bir grup firmaya akan kamu kaynakları” diye konuştu.

Kitapta 2013’ten günümüze 21/b usulüyle yapılan ihaleler listesinin bulunduğunu belirten Toker “Bu bir ilk. Kitabın iddiası da bu. Oradaki büyüklükler, ihale sıklıkları ve şirketlerin dağılım ve ağırlığı bize bir şeyler anlatıyor. Olağanüstü durum yokken sık sık kullanılmasının insanın aklına önceden ince ince tasarlandığını getirmemesi imkansız. Bunları ortaya koymak istedim” ifadelerini kullandı.

Kamuoyunda tartışmalara neden şehir hastanelerine ilişkin konuşan Toker, şunları söyledi:

“Çeyrek yüzyıla varan süreleri içeren sözleşmeler yapılıyor. Döviz üzerinden Sağlık Bakanlığı, kendini bu hastaneleri yapıp işleten şirketlerin kiracısı haline getirdi. Müteahhit, yatırım parasını birkaç yılda çıkardıktan sonra, gasilhaneden görüntülemeye, valeden kafeteryaya sürekli fatura kesiyor. Çünkü ileride krediyle ilgili uyuşmazlık çıktığında Türkiye’deki mahkemeler değil Londra’daki tahkim yetkili. Ve bunu torba yasaya madde ekleyerek yaptılar.

Şehrin göbeğindeki köklü hastaneleri kapattılar. Yeter ki o şirket para kazansın, tek amaç bu. İnsanlar mağdur. Yapılan sözleşmeler saklanıyor. Devlet diyor ki 'Ticari sır.' Akıl almaz işler. Kendimizi saymayalım ama çocuklar, torunlar hatta onların çocuklarının gelirinden çalan modeli yürütüyorlar.”

Toker meşru, yasal ve güçlü bir siyasi irade değişikliğinin bunlara son verebileceğini söyledi ve şöyle devam etti:

“Son vermek zorunda zaten. Çünkü bu yapılmazsa en az yarım yüzyıl boyunca ülkenin geleceği ipotek altında.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ