Alaattin Aktaş: Konut stoku sorunu büyük ve çözümü hiç de kolay değil

AKP'nin iktidarı boyunca övündüğü inşaat sektöründe yaşanan sorunlarla ilgili tartışmalar devam ediyor.


Son günlerde faizlerin düşmesi ve bankaların faiz indirimli krediler vermesiyle sektördü canlanma olduğu belirtiliyor. Ancak uzmanlar bu konunda uyarıyor. 

Dünya gazetesi yazarı Alaattin Aktaş'a göre, Türkiye’de inşaatı tamamlanmış ve satılmayı bekleyen ne kadar konut olduğunu, yani konut stokunu tam olarak bilmek mümkün değil.


"Konut stokuyla ilgili en yalın gerçek bu. Ama iyi kötü bir tahmin yapılabilir" diyen Aktaş, devam ediyor: 

"Bu sayıyı eylül ayı itibarıyla 1.3 milyon adet olarak hesapladık. Ama bu hesaplamada eksik bir yön olduğunu da özellikle vurguladık. Tüm Türkiye’yi kapsayan konut satış istatistikleri 2013 yılından itibaren tutulmaya başlandı. Dolayısıyla bu durum konut arz ve talebini karşılaştırmayı ancak 2013 ve sonrası için mümkün kıldı. Yani bu hesaplamada konut stokunu 2012 sonu itibarıyla sıfır varsaymak durumunda kalıyoruz."

"Konut stokunun ister teorik bir hesaplamayla 1.3 milyon olsun, ister gerçekte bunun yarısı kadar, hatta 500 bin veya daha da az" diyen Aktaş, yazısını şöyle sürdürüyor: 

"Sorun her durumda büyük ve çözümü hiç de kolay değil. Zaten 2017’ye göre geçen yıl ve geçen yıla göre bu yıl alınan inşaat ruhsatlarındaki gerileme bu sorunun nihayet fark edildiğini, fark edilmek zorunda kalındığını gösteriyor.

Yeni konutların fiyatları ortalama gelire göre astronomik düzeylerde seyrettikçe, gelir artmadıkça ve ekonomiye olan genel güvensizlik havası dağılmadıkça kimse elindeki birikimini böyle bir ortamda konuta bağlamaya yanaşmaz ve yanaşmıyor da...

Her gün kredi faizlerinin daha da düşeceğini söylerseniz iyilik mi yapmış olursunuz, kötülük mü, orası da biraz karışık. Bu örtülü biçimde “Şimdi alım yapma, faiz düşünce alırsın, bekle" demek değil mi? Kaldı ki bu ülkede faiz sıfır olsa bile konut almaya yanaşamayan, aklından bile geçiremeyen milyonlar var. Üstelik onlar yeni konut peşinde de değiller.

Dolayısıyla genel gelir düzeyi yukarı çekilmeden, finansman koşulları kalıcı olarak iyileştirilmeden, ekonomide her gün yeni bir çalkantı yaşanmasına yol açacak gelişmelerin önüne geçilmeden ve arz patlaması önlenmeden konut stoku makul düzeylere kolay kolay çekilemez."
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EKONOMİ HABERLERİ