Okullarda koronavirüs tatili 30 Nisan’a kadar uzatıldı

Bilim Kurulu toplantısı sonrası yapılan açıklamalarda okulların tatil süresi uzatılırken yoğun bakımdaki iki hastanın iyileştiği kaydedildi.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından ortak basın toplantısı düzenlerken, eğitime verilen aranın 30 Nisan’a kadar uzatıldığı açıklandı.

Sağlık Bakanı Koca’nın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Bir virüs dünyayı tehdit ediyor. 185 ülkede 8 milyara yakın insan her gün hastalığa yeni yakalanan insanların sayısını endişe içerisinde öğrenmeyi bekliyor. Bilim bugün için büyük vaatlerde bulunamıyor. Bu insan sağlığının yeni ve sırrı tam olarak çözülememiş düşmanı. Elimizdeki en büyük koz yakalanmamak.


Koronavirüse karşı verdiğimiz mücadelenin başarısı tek tek bireylere bağlıdır. Devlet bu mücadelede yaptırım gücü olan bir kılavuzdur. Mücadeleyi organize eden bir güçtür. Hiçbir sağlık grubu, hekim virüsün size bulaşmasını önleyemez. Bunu siz önleyebilirsiniz. Gerekli durumlarda maske takarak önleyebilirsiniz. Temastan kaçınarak önleyebilirsiniz.

‘MUSTAFA KUTLU’YU TOLSTOY’U OKUYUN’

Sevgili gençler, insan sayısının arttığı her ortam riskin arttığı ortamdır. Büyük şehirlerimizde caddeler, meydanlar, kapalı mekanlar sosyal mesafenin korunamadığı ortamlardır. Risk altına giriyorsunuz, belki hasta olmuyorsunuz ama öldürücü bir virüsün taşıyıcısı oluyorsunuz. Sabah sizi evden uğurlayanlar akşam neyle karşılaşacaklarını bilmiyor. Daha büyük acılara aracılık etmeyin. Dışarıda eskisi kadar güzel olmasa da bir dünya var olmasına rağmen biraz kendi dünyanıza çekilin. Mustafa Kutlu’yu, Tolstoy’u okuyun, bugünler kendinize yatırım olsun.

Orta yaşlarda vaka sayısı az değil. Virüs genç, yaşlı, orta yaşlı ayrımı yapmıyor. Farkında olmadığınız bir şey varsa virüs bunu ortaya çıkarıyor. Dikkatli olmalısınız, sosyal hayatınızı asgari düzeye indirmelisiniz. Büyüklerimizin ziyaretine gitmek sakıncalı, onları korumak zorundayız. Sevdiklerimizle, yakınlarımızla birbirimizi biraz özleyelim.

Milletimizin evlatları, bakın ben çocuk doktoruyum. Tavsiyelerime uymanız gerekir, dışarıya çıkmak yok, misafir gelirse sarılmak, el öpmek yok. Sevgimizi saygımızı uzaktan gösteriyoruz.

‘EĞİTİM DEVAM EDİYOR’

Okullarımız koronavirüs nedeniyle tatile girdi şeklinde bir kanı var, bu yanlıştır. Eğitim devam ediyor. Şu an ara verilen eğitimin bir süreliğine internet ve televizyon üzerinden devam ediyor. Bu esasında eğitimde yaygın hale gelen bir modeldir. Uygulamayı lütfen tatil olarak görmeyin. Derslerinden, arkadaşlarından geri kalmasınlar. Verilen ara uzatılacak, Sayın Bakanım söylemiş olacak, çocuklarınızın sağlığı konusunda endişeli olmayın. Dışarı çıkmamalarına dikkat edin.

Koronavirüs salgınında ölüm oranı düşük ama hastalığı ağır geçirmese de herhangi birimiz hiç ummadığımız kadar ölüme yol açabiliriz. Sağlıklı görünen başka birisi ölüm sebebi olabilir. Gençliğimize, sağlığımıza, yaşımıza güvenmemeliyiz. Virüsün yol açacağı sonucu bilemeyiz. Hele sigara içiyorsa asla bilemeyiz.

Israrlı uyarılarımız uygulamada tam olsaydı üzüntülerimiz daha az olacaktı. Aramızdan ayrılanların sayısı çok daha az olacaktı. Başlarda gösterdiğimiz kendimizi koruma refleksi bizi her şeye rağmen avantajlı kılıyor. Bu salgında doğrusu her şey mümkün, her şey ihtimal dahilinde. Başka ülkelere benzememek için tek tek her birimiz konuyu kat kat fazla ciddiye almalıyız. Bu tip salgınlarda kritik eşikler olmuştur, o eşikten geçtikten sonra geri dönüş zordur. Sizi imkansız olanı yapmaya davet etmiyorum, sizi çok basit tedbirleri uygulamaya davet ediyorum. Sizi tedbirlerde çok sıkı olmaya davet ediyorum, aldığımız tedbir kadar güçlüyüz.

Kamuoyunun bundan sonraki dönemde daha kolay ve net bilgisini almak üzere bir hususu söylemek istiyorum. Her gün çıkan sonuçları bildirmeye çalışıyoruz. Bundan sonraki dönemde düzenli şekilde hem toplam hasta sayısını, test sayısını, kaybettiğimiz vaka sayısını, yoğun bakımda olan hasta sayısını, solunum cihazına bağlı hasta sayısını ve iyileşen hasta sayısı olmak üzere dijital ortamda her gün güncellenerek kamuoyuyla paylaşmış olacağız.

İYİLEŞEN İKİ VAKA

Bunun dışında erken dönemde ilk vakalarımızdan olan iki hastamızın bilgisini vermek istiyorum. Bir hastamız 65 yaşında 8 gün yoğun bakımda kalan bir vaka idi. Dün taburcu oldu. Diğer hastamız da 7 gün yoğun bakımda kalıp taburcu oldu. Yoğun bakım şartlarında olan hastaların da iyileşme durumlarını söylemiş oluyorum. Erken dönemde müdahalenin yapılmasının önemli olduğunu ve bulaşıcılığın temasın minimalize edilmesi gerektiğini özellikle odasına kendisini izole ederek bir dönem için sağlamasının önemli olduğunu hatırlatmak istiyorum.

Herkesin bu dönemde kendi evine hatta odasına çekilerek izole etmesini, herkesin kendi OHAL’ini kendince uygulamasını son derece önemsediğimizi söylemek istiyorum. Bugün yine konuştuğumuz özelikle kontrollü yaşam daha nasıl olabilir, bu anlamda da bir çalışma yapılıyor olacak. Ulaşım, uçak, minibüs vb. birçok alanda daha kontrollü bir yaşamı şekillendiren bir takım Bilim Kurulu’nun önerileri olabilir. Karar alınması gerekiyorsa gereği yapılır.

Sosal izolasyon diyoruz, gördüğünüz gibi toplantıda da bir metrede yaşamın devam etmesini önemsiyoruz, yeri geldiğinde ikramları da devre dışı bırakıyoruz. Hastanelerle ilgili özellikle şüpheli olan vakalarla ilgili o hastaları diğer hastalardan ayırıyoruz. Pandemi hastanesi olarak ayırdığımız hastanelerin servisleri ayrı, personel de diğer servislerle ilişkili değil. Bilim Kurulu’nun algoritmasıyla geliştirilen bu durum, buna göre hareket ediyoruz.

İl bazındaki dağılımı da göstermiş olacağız. Benzer tabloda olduğu gibi, her gün dijital ortamda tüm hastalarımız dahil olmak üzere güncelleyeceğiz. Ayrıca il bazında bu da gerektiğinde verilir.

Ulaşımda olabilecek teması minimalize edebilecek bir yaklaşımı Bilim Kurulu gündemine aldı, önümüzdeki günlerde netleştirmiş olacağız.

‘İLACIN TEDAVİ DOZU BELLİ’

İlacın tedavi dozu belli. Ortalama bir kutunun bir hasta için kullanıldığını biliyoruz. En az 5 günlük bir kullanım. Çin’de bu ilacın kullanıldığı hasta sayısı belliydi. Bizde şu anda bu hasta sayısıyla önemli bir sayı olduğunu, Bilim Kurulu ne oranda fayda sağlandığını daha net kouşabiliriz. Bizim getirdiğimiz ilaç miktarı 1200 kutuydu. 3750 tane daha sipariş verildi. Faydası olup olmadığını da görmek istiyoruz.

Kimlere test yapılmalı? 83 milyonun test yaptırması gerekmiyor. Çünkü testi yaptırdığınızda negatif çıkabilir ve siz kendinizi daha özgür hissedebilirsiniz. Ama 3-5 gün sonra pozitif çıkabilir ve siz o dönemde birçok kişiye bulaştırabilirsiniz. Herkes kendisini virüs taşıyıcısı olduğunu düşünerek davranıyor olmalı. Bu son derece önemli. Eğer testi yaptırdığınızda negatifse bu olmayacağı anlamına gelmez. O nedenle biz 14 günlük zaman dilimini önemsiyoruz. Testin kimlere yapılacağı Bilim Kurulu algoritmayı sürekli değiştirerek bugünlere geldi. Dün İstanbul’da bir hastanemizde kuyruklar oluştu. Bu doğru bir yaklaşım tarzı değil, testi hekim uygun görürse yaptırabilir olmalıyız. Birinde pozitif çıktıysa kiminle temas ettiyse o kişileri taramak istiyoruz. Ancak o şekilde yayılımı önleyebiliriz. O taramayı da yine semptomu varsa test yapılır, yoksa bu süreçte en az 7 gün, 14 gün bunun ortaya çıkabileceğini düşünerek o kişilerin kendilerini izole etmelerini önemsiyoruz.

‘TEST ÜCRETSİZ OLSUN İSTİYORUZ’

Hiçbir test ücret karşılığı yapılsın istemiyoruz. Bizim izin verdiğimiz merkezlerde de üniversiteler de dahil olmak üzere her kim PCR cihazı bulunduruyor ve çalıştırmak istiyorsa kiti bizden olmak üzere ve ücret almamak üzere gayret ve çaba içindeyiz. İzni vakıf üniversitelerine de verdik. Pozitif çıkan vakanın bulaştırdığı kişileri taramak istiyoruz. Eğer tarayıp izole edemezseniz bu salgınla mücadele edemezsiniz. Bu noktada yasal mevzuat da katı. Bildirilmesi gereken bi hastalıksa bildirmek zorundalar. Biz testi yapabilen merkezlere yetki vermiş oluyoruz. Bu dönemi istismar etmek isteyen bir takım laboratuvarlar olursa lütfen bize bildirin, gereği yapılır. Sadece İstanbul’da bildiğim bir laboratuvarla ilgili asla vatandaştan ücret almamak, isteniyorsa bu kitin tarafımızdan verileceği, pozitif çıkan vakanın da bize bildirilmesi şartıyla ısrarla söyledim. Yapan olursa da lütfen haberimiz olsun.

Bu dönemde bir takım algıları oluşturmak isteyenler az da olsa olduğunu görüyoruz, bayılan, düşen 4-5 tane vaka dün servis edildi. Kimisi geçen aydan olan, kimisi alkol olan. Bu hastalığı şöyle biliyoruz, mevsimsel grip gibi başlayın, sonrasında solunum sıkıntısı ve youn bakım şartlarına ihtiyaç gören bir süreç içinde ilerler. Düşmeyle, anında ölümle sonuçlanan bir seyirle gitmiyor. Bu tip şeylere asla inanmayın. Bu anlamda bu algıyı oluşturmak isteyenlerle ilgili de ilgili birimler devrede oldular.

Yaş dağılımı aslında genel, genç, orta yaş ve yaşlıda yaygın şekilde görülüyor. Altta kronik hastalığı olan kişilerde daha ağır seyrediyor. Çin’den yardım, geçen bahsetmiştim, özellikle Bilim Kurulu ile bilim insanlarının tecrübelerini paylaşmasını konuştuk, önümüzdeki günlerde planlamış oacağız. Çin iyi niyetle her açıdan destek olmadığını özellikle belirtti.

Ne kadar süreceği tamamen, dikkat ederseniz herkesin fert fert kendisini virüs taşıyıcısı gibi görerek sosyal izolasyona evde hatta odasında izole olmasının altını çizdim. Bunu yaparsak süreç o kadar kısa sürer, ne kadar kural tanımazsak mücadelesini sürdürmemiş zorlaşabilir.

‘MEDİPOL İLE İLİŞKİMİ KESTİM’

Ben Medipol ile ilişkimi kestim. Gerçekten oradaki arkadaşlara sorun 1-1,5 yılda beni kaç defa görmüşler ve bu süreçte böyle bir durum asla söz konusu değil. Ama bu algıları sürekli oluşturmak isteyenler var, lütfen bunlara inanmayalım.

Ben en başta bütün şehirleri saymak istiyordum, o iller de o anlamda örnek seçilen iller seçilmiş oldu, bütün illerde dağılımı önümüzdeki günlerde paylaşmış oluruz.

Maske konusu biliyorsunuz ülkemiz üretim noktasında, maalesef bunu istismar eden çok sayıda üreticimiz ve satıcımız oldu. Özellikle yurt dışına ihtiyacı ön planda tutan, içeride de fiyatları yükselten, daha önce 14 kuruşa aldığınız bir maskeyi bakanlık olarak 3-3,5 liraya alamadığını dönemleri gördük. özellikle bu anlamda operasyonlar yapıldı, depolarındaki mallara el konuldu. Bu süreçte de ihracın bakanlık izni olmadan olmayacağı, üretimin de sadece bakanlığa yapılmak üzere de çok sıkı tedbirler aldık. Halen farklı bir takım yaklaşımlar içinde olunursa bunun devamı el koymaktır, çok net. Hem okullarda, hem bir takım iş adamlarımız dahil olmak üzere üretimler yapılıyor. Hem kamu hastaneleri, hem üniversite hastanelerimiz, birçok üniversite hastanesine ekipmanlar dahil olmak üzere; bugün özel sektör bu notada zorlandıklarını ifade ettiler, yine biz aracılı ederek hangi fiyattan alıyorsak o rakamla hiçbir şey ilave etmeden özel sektöre vermeyi de başlatmış olduk. Önümüzdeki günlerde bu anlamda istismar edenlere fırsat vermeyeceğimizi, özellikle hekim ve sağlık çalışanlarımızı malzemesiz bırakmama noktasında kararlı olacağımıza emin olun. N-95 herkes kullanmamalı. Daha çok yoğun bakımda, hastayla yakın temasta, özellikle numune alındığı dönemde kullanılması gerektiğini biliyoruz. Siz hastaysanız temas ettiğiniz kişiyi koruyan bir madde de değil. Cerrah maskenin çok önemli olduğunu, kullanmak zorunda kalan hekim arkadaşlarımıza da eksik bırakmamak gibi bir çaba içerisinde olduğumuzu, önümüzdeki günlerde bu anlamda daha yoğun malzemenin olacağını ve eksiklik oluşturmayacağımızı ısrarla ifade etmek istiyorum. Üreticilerimiz ve satıcılarımız şu dönemde farklı bir yaklaşım içine giriyor olmamalılar, bunun için de her türlü kavgaya hazır olacağımızı da bilmiş olun.

Hastalığın pik seviyeye ulaşıp ulaşmadığıyla ilgili bir şey söylemek şu an için zor. Herkes kendisini izole ederse bu pik seviyesini daha erken yakalamış oluruz.

Pandemi hastanesi olanlar belli ve hamilelerin de diğer hastalardan ayrı bir ortamda takip edilmesi gerektiğinden bir endişe yok.

‘ÜNİVERSİTELERE 50’ŞER BİN MASKE VERİLDİ’

Kamuda minimal sistemin devamını sağlayabilecek kişiyle evden de takip etmek üzere bir yaklaşım devreye girdi, özel sektörün de buna uyum sağlamasını bekliyoruz.

ÇAPA, Cerrahpaşa ve Ege Üniversitesi’nde maske eksikliği konusunda benzer yaklaşımlar olmuştu, ilgili üniversiteler bunu yalanlamıştı. 2-3 gün önce de bu üniversitelerimize 50’şer bin maske, tulum gibi birer kamyon malzeme verildi.”

Milli Eğitim Bakanı Selçuk’un açıklamaları şöyle:

“Meseleye nasıl baktığımızı paylaşma fırsatımız oldu. Mesele dünya tarihinde ilk kez karşılaşılan bir mesele. Bu bağlamda biz bakanlık olarak meseleye pedagojik olarak bakıyoruz ama çocuklarımızın sağlığı birinci referans noktamız. Eğitimsel olarak ortaya çıkan ihtiyaçları da bütün ülkeleri günlük olarak izleyerek tespit etmeye çalışıyoruz. Bakanlık uzaktan eğitime televizyon yoluyla başladı, bu hafta test haftamızdı. Önümüzdeki haftadan itibaren çok daha dolu programlarla yapmaya devam edeceğiz. En kısa sürede yüz yüze eğitimle telafi yapma çalışmalarımız devam ediyor. Telafinin ne zaman olacağı Bilim Kurulu’nun önerileriyle doğrudan ilgili. Eğitimde elbette kayıplar olacaktır ama vatandaşlarımızın müsterih olmasını isterim. Her türlü eğitsel ihtiyaçların tamamlanması ve sınavlar konusunda her türlü senaryoya hazırız. Eksik bırakmadan bu yolculuğu yürüteceğiz.

Bilim Kurulu’nun da önerisiyle önümüzdeki tatil sürecini, evde eğitim süresini bir müddet daha uzatma ihtiyacı oldu. 30 Nisan tarihi ortaklaşa kararla ortaya konuldu.

‘ÇOCUKLARIN RUHSAL SAĞLIĞI ÖNEMLİ’

Çocukların ruhsal sağlığı da çok önemli, bizim televizyon yoluyla ulaşmaya çalıştığımız içeriklerde çalışmalarımız artacak. Bugünkü çalışmalardan dolayı bütün heyetlere teşekkür ederim. Gereken her türlü tedbirin alınacağını ifade etmek isterim.

Ücretli öğretmenler konusundaki mevcut mevzuat derse giren öğretmenlerimizin ücretini alması konusunda çok açık, bizim telafi eğitim olarak planladığımız bütün eğitim çalışmalarında derslerimizi ücretli öğretmenlerimizin girmesi söz konusu olacak. Mevzuat ve teknik çalışmalar devam ediyor.

Sınavlar konusu gündemimizde. Sınavın zamanında yapılmasını önemseriz. LGS’nin ne şekilde yapılacağına dair bizim üç senaryomuz var. Sınavların ertelenmesi ya da ertelenmemesi bilimsel metodoloji sonucunda ortaya çıkacak kararlara bağlı olacak. YKS’nin kararını YÖK ve ÖSYM verir. Bu anlamda orasıyla da istişaremiz devam ediyor. Önemli olan çocuklarımızın streslerini en asgari düzeye indirebilecek tedbirleri almaktır. Bizim öğrencilerimizin yüz yüze gördükleri konulardan sınava gireceklerini söyleyerek bu rahatlamayı sağlamıştır. 8 ve 12. sınıfta olan öğrencilerimize çalışmalarımız artarak devam edecektir.

Bugün dünyada 1,5 milyara yakın öğrenci evde ve okullar kapandı. Bu anlamda bizim bütün velilerimize önerimiz bu konu uzun soluklu bir konu ve telafisi yapılacak olan bir husus. Özel okullarla ilgili temsilcilerle görüştüğümüzde de gündeme geldi. Muhakkak surette şimdi yapılmayan eğitim hizmeti tamamlanacağı için bu konuda bir problem çıkacağını sanmıyorum. Bunun ötesindeki problemler elbette sağlıkla ilgili, eğitimsel olarak velilerimiz lütfen bizim için önemli olanın çocuklar olduğunu, çocuklar için çalışıyoruz, bu yüzden moralimiz yüksek ve umutluyuz, gereken her şeyi yapacağız. Bütün bu durumda beklenti içinde olan velilerimize de gerekli açıklamaları yapacağız.

TELEVİZYONDAN ONLİNE EĞİTİMİ 2-3 ÜLKE YAPABİLİYOR

Özel kurslar vs. tabii ki kapalı olacak. Biz eğitimi telafi ederiz ama bir hastalığı telafi edemeyiz, bunun için her koşulda uğraşıyoruz. Bizim ihtiyacımız olan şey daha çok sabır, gayret ve umut. Çocuklara verdiğimiz mesajlara biraz dikkat edersek… 1 milyon öğretmenimiz var, her biri çocuklarımızın eğitimini nasıl geliştirebileceğimize dair emek harcıyorlar. Toplumun desteğine ihtiyacımız var, evde kalın çocuklar diyoruz.

Solunum cihazı üretimiyle ilgili bir altyapımız var, yapabiliriz, AR-GE çalışmalarımız bitmek üzere. Online eğitimle ilgili şunu yapabilen 2-3 ülkeden biri Türkiye, bunu televizyon yoluyla yapabiliyor olmamız her eve ulaşma amacı güdüyor.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER EĞİTİM HABERLERİ