'Türkiye diplomatların korunması teklifini reddetti' iddiası

Rus basınında yer alan iddiaya göre Türkiye'nin, Karlov suikastinden önce Rus diplomatları 'Zaslon' birliğinin koruma teklifini reddettiği ortaya çıktı.
Türkiye'nin, 10 yıl boyunca diplomatik yetkilileri korumakla görevli Rusya'nın 'Zaslon' birliğinin koruma teklifini reddettiği iddia edildi. Söz konusu iddia politkom.ru'da yayınlanan bir analizde yer aldı. Bilgi ise Rosbalt Ajansı'nın diplomatik kaynaklarına dayandırıldı. 

Rusya'nın Ankara büyükelçisi Andrey Karlov'un öldürülmesinin diplomatik sonuçlarının değerlendirildiği analizde, Karlov'un korunması konusundaki tartışmalara değinildi. Elçinin pratikte korumasız kaldığı ifade edildi.

 


Makalede şu ifadeler yer aldı:

"Rosbalt'ın (Rus haber ajansı) diplomatik kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre Türkiye, 10 yıl boyunca Rus diplomatların korunması konusunda diplomatik yetkilileri korumakla görevli 'Zaslon' birliğinin koruma teklifini reddetti. Böylece Türkiye'de Halep nedeniyle oluşan Rusya karşıtı kampanyanın ardından pratikte Karlov korumasız kaldı. Büyükelçilik binası önünde protesto gösterisi düzenlendi. Ve Putin uluslararası normalara göre konuşarak koruma eksikliğine açıklık getirmek zorunda kaldı. Rus yetkililer ve Türk kolluk kuvvetlerinin soruşturmayı ortak nasıl yürütecekleri ise anlaşılmaz bir durum. Çünkü suçlu sadece polis değil. Cumhurbaşkanının korumasında görev aldığı söyleniyor. Bu durumda Rus yetkililerin çalışma alanı daralmış oluyor."

Makalede ayrıca, her ne kadar Türk-Rus ilişkilerinde düzelme olmuş olsa da bu anlaşmanın kırılgan gibi göründüğü vurgulanıyor. Ayrıca elçinin öldürülmesinin Rus-Türk ilişkileri açısında ciddi bir sınav olacağı düşünülüyor.

Karlov suikastinin doğuracağı diplomatik sonuçlar ise şu ifadelerle ele alınıyor: 

"Yakın bir tarihte Ankara'nın kontrolüne giren El Bab', Suriye yönetiminin elinde bulunan Halep'e sadece 10 kilometre mesafede bulunuyor. El Bab'ın doğusunda ise, Esed'e karşı savaşta Suriye muhalefetinin bir bölümü sayılabilecek saldırgan Kürt muhalif birlikleri bulunuyor. Kürtler burada IŞİD ile savaşa hazır güçlerden birisi olarak ABD'nin desteğinin tadını çıkarıyor. 

Rusya bu durumda Moskova-Tahran-Ankara konfigurasyonunu inşaa ederek buradaki savaş ve kaosu minimuma indirmeye çalışıyor. Moskova ayrıca, Suriye konusunda politik görüşmelerin yapılması teklifinde de bulundu. Putin son basın toplantısında görüşmelerin nötr bir ortamda, Kazakistan'da yapılacağını söyledi. Türkiye ve İran cumhurbaşkanlarının rızası zaten alındı. Aynı zamanda bu ülkelerin çıkarlarını uzun vadede bağdaştırmak zor olacak. 

Elçi suikastinden bir gün sonra üç ülkenin dışişleri bakanlarının katıldığı bir görüşme oldu. Bu formatın Batı'dan inisiyatifi ele geçirmek için temkinli başladığını söyleyebiliriz. Putin de basın toplantısında bu üçlü görüşme formatının bir alternatifinin bulunmadığını söyledi. Bu bağlamda elçinin öldürülmesi, Rus-Türk ilişkileri için ciddi bir test olacak.

Her ne kadar Türkiye ve Rusya çatışmadan kaçınmak için ortak bir çaba ortaya koymuş olsa da bu o kadar kolay olmayacak. Örneğin hemen Moskova ve Ankara arasında elçinin öldürülmesine ilişkin görüş ayrılığı ortaya çıktı. 20 Aralık'ta Çavuşoğlu, Karlov'un öldürülmesi olayının arkasında muhalif vaiz Fethullah Gülen'in olduğunu söyledi. Bu 'Amerikancı dış düşmanlar' tezi Erdoğan için yaralı ancak Moskova'nın çıkarlarına aykırı.

Rusya olayı hemen uluslararası bir terörizm suçu olarak tanımladı. Putin büyük bir tepki göstererek olayı 'aşağılık provokasyon' olarak nitelendirdi. Moskova'nın gözüyle elçinin öldürlmesi Rusya'nın terörizmle mücadelesine vurulmuş bir darbeydi. Bu ise Ankara'nın 'Amerika'nın etkisi' teziyle çelişiyor."



 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER DÜNYA HABERLERİ