Sri Lanka’ya ulaşan şeytani plan!

Sri Lanka, geçtiğimiz haftalarda meydana gelen terör saldırısıyla dünyanın gündemine oturdu. Ülke tarihinin en kanlı saldırılarında yüzlerce kişi hayatını kaybetti.


Terörün kanlı yüzünü gösterdiği Sri Lanka’da, Hizmet mensupları ise eşi görülmemiş bir iftiranın hedefi oldu. 17/25 Aralık sonrası başlayan cadı avı ve 15 Temmuz sonrası soykırıma varan zulümlerden Sri Lanka’da yaşayan Hizmet mensupları da nasibini aldı.

Dünyanın en büyük ada ülkelerinden biri olan 21 milyon nüfuslu Sri Lanka’nın yüzde 70’i Budist, yüzde 10’u Hindu ve Müslüman, geri kalanı ise Hristiyan ve diğer dinlerden oluşuyor. Ülkede Müslüman nüfusu yüzde 10 olmasına karşılık, meclis ve hükümette temsil oranları daha yüksek.


İşte bu Asya ülkesinin yolu Hizmet mensuplarıyla 2002’de kesişti. Okul açmak amacıyla bir bavulla dünyaya açılan Hizmet gönüllüleri, 2002’de dershane benzeri bir kurumla Sri Lanka’da eğitim faaliyetlerine başladı. Takvim yaprakları 2008’i gösterdiğinde başkent Kolombo’da iki Learnium International School açıldı. Hizmet’in 2002’de gittiği Sri Lanka’da Türkiye ancak 2013’te büyükelçilik açabildi. Hizmet mensupları dışında kimsenin olmadığı bir ülke olduğu için, Büyükelçilik için Hizmet, Sri Lanka’da herşeydir o yıllarda. Sri Lanka’nın ilk Türk elçisi olan İskender Kemal Okyay, okulların tüm faaliyetlerine katılır. Sıcak dostluklar kurulur. Birlikte halı saha maçları yapılır. Gurbet diyarında hepi topu 20 Türk aile birbirlerine destek olur. Okulların başarısı ülke çapında ses getirir. Ülke genelinde proje olimpiyatları IPO’yu, Hizmet okulları düzenler. 2017’deki IPO’ya 140 okul katılır. Ödülleri öğrencilere bakanlar verir. Olimpiyatların akademik partnerleri Kolombo Üniversitesi ve South Eastern Üniversitesi olur. Medya sponsorluğunu ise devlet televizyonu Rupavahini TV yapar. Bir ay boyunca her gün proje olimpiyatlarının reklamlarını ücretsiz olarak yayınlanır.

17/25 Aralık sonrası Türkiye’de değişen iklimin belirtileri yavaş da olsa Sri Lanka’ya ulaşır. Ama büyükelçi Okyay bunu pek hissettirmez. Eylül 2015’te yeni büyükelçi atanır. Tunca Özçuhadar’ın gelmesiyle Ankara’nın olumsuz havası kısa sürede Sri Lanka’da etkisini gösterir. Ancak daha 15 Temmuz olmadığı için Hizmet mensupları için Sri Lanka yaşanır ülke olmaya devam eder.



15 Temmuz sonrası Türk Büyükelçi Tunca Özçuhadar,  basına darbeyi Gülenistlerin (Hizmet) yaptığını söyleyip, Sri Lanka’da bu yapının okulları, iş adamları derneği ve diyalog merkezi olduğunu ifade eder. Ülkenin en çok okunan gazetelerinde okullar ’terör okulu’ olarak haberlere konu olur. Hem veliler hem de öğrenciler çıkan bu haberlerden endişeye kapılır. Velilerle yapılan toplantılarda, 15 Temmuz’un gerçekte ne olduğu anlatılır. Herşeye rağmen 40 kadar öğrenci kaydını okullardan sildirir. Sri Lanka Dışişleri Bakanlığı, Türk büyükelçiliğinin talebi üzerine okullarda dalgalanan Türk bayraklarının indirilmesi tebligatını yapar. Türk bayrağının dalgalanmasından rahatsız olan bir Türk elçiliği vardır.

Büyükelçilik, tam saha presine rağmen okulları kapatmaya gücü yetmeyince, bu defa da şeytani bir planı devreye sokar. Sri Lanka’nın en hassas olduğu IŞİD üzerinden Hizmet mensuplarını zor durumda bırakmak için harekete geçer. Hizmet mensuplarının evleri istihbarat mensupları tarafından basılır, pasaportlarına el konulur. Şirket merkezi ve okullar defalarca denetlenir. Her seferinde temiz çıkar ama baskınların ardı arkası kesilmez. Baskın sebebini ‘şikayet var’ olarak açıklarlar ama şikayetin kimden geldiğini ve nedenini belirtmezler. Bu durum yaklaşık 2 ay sürer. Sonunda baskının gerekçesini açıklarlar; ’sizin IŞİD üyesi olduğunuzdan şüpheleniyoruz.’ Şikayetin arkasında ise Türk elçiliği vardır. Sri Lanka’ya Türkiye üzerinden Türk pasaportu olan 20 IŞİD’linin geldiğini ilgili kurumlara ileten Türk elçiliği, kendilerine sorulmadan hiçbir Türk vatandaşının oturumlarının uzatılmamasını talep eder.

IŞİD’li suçlaması karşısında Hizmet mensupları şoke olurlar. Yıllarca Sri Lanka’da bulunduklarını belirtirler. Hatta 2016’da Türk büyükelçiliği aracılığıyla yeni pasaport aldıklarını belgelerler. Yıllarca bulundukları ülkede ’terörist’ muamalesi görmek ağırlarına gider. Kendilerini sorgulayan polis şefine ülkenin en saygın iki rahibinden biri olan Ahangamage Ariyaratna’nın adını verip, ’İsterseniz bizi ona sorun’ dediklerinde polis şefinin eli ayağı birbirine dolanır. Bakanlar üstü bir saygı gören bu rahiplerin referans olmaları işin seyrini değiştirir. Pasaportları iade edilir.

Ancak oturumu bitenlerin vizelerinin uzatılması için Türk elçiliğinden mektup getirmelerini talep ederler. Ankara’nın emri gereği, Türk elçiliği bu taleplere kör ve sağır kalır. Oturumu biten Hizmet mensupları BM aracılığı veya vize alarak çaresizce birer birer Sri Lanka’dan ayrılmaya başlar. Sri Lanka, okullardan dolayı verdiği 15 oturum hakkını 5’e düşürür. Türk elçiliğinden belge gelmediği için göçmen bürosu oturumları uzatmaz.

ERDOĞAN’DAN ŞANTAJ VE RÜŞVET

Tüm mesaisini Hizmet’i bitirmeye adayan Erdoğan ve AKP, bu defa da şantaj ve rüşvet planını devreye sokar. Kabinenin 5 müslüman bakanından biri olan Endüstri Bakanı Rishad Bathiudeen üzerinden ’rüşvet planı’ devreye sokulur. Rishad Bathiudeen’in seçim bölgesine Türk Eximbank aracılığıyla altyapı, ev, köprü ve yol yapımı için 7 milyon dolar teklif edilir. Karşılığında istedikleri de malumdur. Daha önce defalarca Türkiye’ye götürülen Rishad Bathiudeen, Hizmet’i yakından tanıyan biridir. Bakan Rishad Bathiudeen, teklifi politik olarak değerlendirdiğini ve kendisini anlamalarını ister. 7 milyon dolarlık yatırım tatlı gelmiştir. Ancak yine de okulları kapatmaya muvaffak olamaz.

Ülkede kalan Hizmet mensupları için çember giderek daralmaktadır. Oturumları bittiği için başka ülkelerden vize almaları imkansızdır. Bir veliyi yanlarına alarak eski bakanlardan Felix Perera’yı ziyarete giderler. Durumu anlatınca İçişleri Bakanı S.B Nawinne’yi arayıp, problemin çözümünde yardımcı olmasını rica eder. Hizmet mensuplarını kabul eden bakan Nawinne, yapılan faaliyetler ve okulların başarılarını duydukça yüz ifadesi değişmeye başlar. Okulların Sri Lanka için yararlı olduğuna inandıkları için zor şartlarda eğitime devam ettiklerini ifade ederler. Ülkenin iki saygın budist rahibi olan Ahangamage Ariyaratna ve Sarvodaya Shramadana’yı tanıdıklarını ve iyi diyalogları olduğunu söylediklerinde bakan geri adım atıp, ‘Ben insanları anlarım, siz iyi insanlarsınız’ deyip her türlü yardımı yapacağını söyler.

İçişleri Bakanı S.B. Nawinne’yi konuyu müslüman bakan Rishad Bathiudeen’e getirir. Rishad Bathiudeen’in kendisine ‘Bunlarda çok para var. Türk hükümeti bunları terörist ilan etti. Kaçacakları bir delik yok. Sen biraz sıkıştırırsan bana gelirler. En az 1 milyon dolar alırız ve bölüşürüz.’ dediğini anlatmasından sonra Türklerin üstüne istihbarat ekiplerini saldığını itiraf eder. İki budist rahiple olan tanışıklık ve referans olmaları işin seyrini değiştirir. Vizeleri uzatma sözü veren İçişleri Bakanı Nawinne, tebessüm ederek ’Ben Müslümanları sevmem’ der. Bunu derken kabineden arkadaşı Endüstri Bakanı Rishad Bathiudeen’i kast eder.

Önce IŞİD’li damgası yiyen, sonra Müslüman bakanın ’para koparalım’ teklifiyle baskıya uğrayan Hizmet mensupları yıllarca bulundukları ülkeden vizesi biten birer birer ayrılır. Okullarda dalgalanan Türk bayrakları indirilir. Hizmet gönüllüleri yeni hicret diyarlarına doğru yol alırken, bir gün Sri Lanka’ya yeniden dönecekleri günü hayal ederler. Geriye öğrencileriyle geçirdikleri günler, iki budist rahibin kadirşinas davranışı ve kendi ülkelerinden gördükleri terörist muamele kalır.


Kaynak: TR724
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER DÜNYA HABERLERİ