NSU kurbanının eşi: Merkel’ın özrünü kabul etmiyorum

NSU kurbanı Mehmet Kubaşık’ın eşi, karar duruşması öncesinde DW Türkçe'ye konuştu. “Ben kalbimi Mehmet'le beraber toprağa gömdüm ama gücümü gömmedim” diyen Elif Kubaşık, Merkel’ın özrünü de kabul etmediğini söyledi.
​Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör hücresi tarafından 4 Nisan 2006'da Almanya'nın Dortmund kentinde öldürülen Mehmet Kubaşık'ın eşi Elif Kubaşık, DW Türkçe'nin sorularını yanıtladı. "Ben kalbimi Mehmet'le beraber toprağa gömdüm ama gücümü gömmedim” diyen Kubaşık, NSU'yu aydınlatma mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğini söyledi.

Elif Kubaşık, "Merkel, olayların aydınlatılması için bir şey yapmadı. Yardım yataklık yapan diğer kişilerin aydınlatılmamasından ötürü ben onun bu özrünü de kabul etmiyorum. Yargılanan beş kişi maşa. Bunlara kim yardım etti? Devletin içindekiler kim? Ajanları mı? Bunlar ortaya çıkmadı. Kafamda soru işaretleri hep öyle kalacak” diye konuştu.

Beş yılı aşkın bir süredir devam eden davanın karar duruşması için Münih'e gelen Elif Kubaşık'a yönelttiğimiz sorular ve yanıtları şöyle:


DW Türkçe: Eşiniz Mehmet Kubaşık'ı ve sizin için önemini anlatabilir misiniz?

Elif Kubaşık: Mehmet Kubaşık benim için her şeydi. Küçük yaşta evlendik. Çocuklarımın babasıydı, çok iyi niyetli bir insandı, adam gibi adamdı. Çocuklarına, evine bağlı, sevecen, etrafındaki akrabaları, arkadaşları tarafından sevilen, dört dörtlük bir insandı.

DW Türkçe: Eşinizin öldürüldüğü cinayetten, 4 Nisan 2006 tarihinden sonra hayatınız değişti. Cinayet sonrasında yaşadıklarınızı anlatabilir misiniz?

Elif Kubaşık: Benim ve çocuklarım için çok zorlu bir süreç oldu. Psikolojimiz bozuldu, korkularla yaşadık, endişelerle yaşadık, başımızdan her türlü felaket geçti.

DW Türkçe: Sizler de polis tarafından sorgulandınız, şüphe altında kaldınız, polis sorgularında zorlu bir süreç yaşadınız. Çocuklarınızla birlikte bu süreci nasıl atlattınız?

Elif Kubaşık: Belki güçlü olmamız sayesinde süreci atlattık. Çocuklar da çok zor bir süreç geçirdiler. Şu anda ben bile kendime inanamıyorum. Nasıl ayakta kaldığımı, nasıl güçlü kaldığımı, tek başıma, bir anne olarak babalık görevini de yapmak, çocukların başında olmak… Zor bir şey…

DW Türkçe: Mahkemede "Kalbim Mehmet ile toprağa gömüldü” dediniz… Ama cinayet günü itibarıyla pek çok ithama, maddi ve manevi sıkıntıya rağmen çok büyük bir dirayet, güç sergilediniz. Bunu nasıl başardınız?

Elif Kubaşık: Ben kalbimi Mehmet'le beraber toprağa gömdüm ama gücümü gömmedim. Hâlâ ayaktayım. Çocuklarım için ayakta durmaya çalışıyorum. Çünkü bana ihtiyaçları var çocuklarımın.

DW Türkçe: Sizden herhangi bir polis ya da güvenlik görevlisi, yanlış yönde soruşturma yürüttükleri, cinayetleri önleyemedikleri ve aydınlatamadıkları, sizleri şüpheli olarak gördükleri için özür diledi mi?

Elif Kubaşık: Hayır, bize polislerden özür gelmedi. Merkel tarafından geldi. Ama ben bu özrü kabul etmiyorum. Çünkü beş buçuk senedir hiçbir şekilde parmağını oynatmadı. Yardımcı olmadı. Merkel, olayların aydınlatılması için bir şey yapmadı. Yardım yataklık yapan diğer kişilerin aydınlatılmamasından ötürü ben onun bu özrünü de kabul etmiyorum. Yargılanan beş kişi maşa. Bunlara kim yardım etti? Devletin içindekiler kim? Ajanları mi? Bunlar ortaya çıkmadı. Kafamda soru işaretleri hep öyle kalacak.

DW Türkçe: Eşinizin öldürüldüğü Dortmund, Neonazilerin kalelerinden biri olarak nitelendirilir. NSU'nun yerelden destek aldığı yönünde pek çok bulgu olmasına karşın bunun üzerine gidilmedi. Serbestçe dolaşan failler, destekçiler olduğunu düşünüyor musunuz? Kendinizi yaşadığınız kentte güvende hissediyor musunuz?

Elif Kubaşık: Kendimi güvende hissetmekten ziyade, çabalıyorum yaşamaya, öyle ifade edeyim. Hangi semtlerde Naziler var, nerede yaşıyorlar, hepsinden haberimiz var. Dortmund'da aşırı derecede Nazi yaşıyor.

DW Türkçe: Eşinizin cinayetinde rolü olan birilerinin hâlâ orada yaşadığından şüpheleniyor musunuz?

Elif Kubaşık: Tabii ki. O kadar Nazi yaşıyor orada. Neden eşim, neden Dortmund? Bu soru işaretlerinin yanıtlarını alamıyorum.

DW Türkçe: Beş yılı aşkın bir süredir Münih'te süren davada sona gelindi. Buraya gelmek sizin için ne anlam ifade ediyor?

Elif Kubaşık: Benim için çok zor. En zoru o kişilerin yüzlerini görmek. Baya kötü oluyorum, hem gelmeden önce hem sonrasında… Sancılı bir dönem geçiyor. Anlayamıyorum… Kendimi bir göçük altında kalmış gibi hissediyorum. Tarif edilemez. Göçük altında gibiymiş gibi hissediyorum. Nasıl çıkacağım, istediğim sonucu alacak mıyım? Olmayacağını çok iyi bildiğim hâlde… Depremin yol açtığı bir göçük altındayım…

DW Türkçe: Zorlu süreçte kimden en çok desteği gördünüz?

Elif Kubaşık: Desteği avukatlarımdan gördüm. Aile gibi olduk. Kızımla en çok bu mücadeleyi verdik. Başka da kimseden destek görmedik.

DW Türkçe: Almanya'daki Türkiye toplumundan beklediğiniz desteği gördünüz mü?

Elif Kubaşık: Beklediğim destek yarım kaldı. İlgilenemediler diye düşünüyorum. Bu insanlar neden öldürüldü? Türk vatandaşı oldukları için öldürüldü. Daha yoğun ilgilenmeleri ve daha yoğun baskı yapmaları gerekirdi.

DW Türkçe: NSU'nun hedefi "göçmenlerin Almanya'da kendini güvende hissetmemesini sağlamak” olarak ifade ediliyor. Peki ortaya çıkmasının ardından atılan adımlar ve dava süreci sizlerin burada güvende hissetmenizi sağladı mı?

Elif Kubaşık: Amaçlarına ulaşamayacaklar… ‘Öldürdük, buradan giderler' diye hiç düşünmesinler… Alnımız dik, buradayız. Çocuklarımız burada oldu, torunumuz burada doğdu. Yaşamaya devam edeceğiz, mücadelemi de sonuna kadar vereceğim.

DW Türkçe: Dava süresince hem aşırı sağ çevrelerde hem de devlet görevlileri arasında susan, ifade vermeyen, çelişkili ifade verenler oldu. Avukat ve uzmanların ortak görüşü, bu kişilerin NSU'nun aydınlatılmasını bloke ettikleri yönünde. İmkanınız olsa, bu kişilere ne mesaj verirdiniz. Bir gün bildiklerini açıklarlar mı, umudunuz var mı?

Elif Kubaşık: Başlarda, mahkemede beklentim buydu. Sonradan beklentimin gerçek olmayacağını gördüm. Yavaş yavaş dosyaların kapandığını, suistimal edildiğini fark ettim. Umudum kalmadı açıkçası.

DW Türkçe: Eşiniz Mehmet Kubaşık'ın öldürüldüğü 2006 yılının 4 Nisan günü öncesinde sizin için Almanya ne ifade ediyordu, sonrasında ne ifade etmeye başladı?

Elif Kubaşık: Almanya benim için özgür, demokratik bir ülkeydi. Biz ilticacı olarak geldik. Ama gelince gerçekten hayal kırıklığına uğradım. Almanya'nın özgür demokratik bir ülke olmadığını bu mahkeme süreci de bize gösterdi.

DW Türkçe: Adalet arayışınız devam edecek mi? Hangi konularda yanıt bekliyorsunuz? NSU'nun aydınlatılması için bundan sonrasına ilişkin somut beklentiniz neler?

Elif Kubaşık: Hâlâ Alman devletinden sorularımıza yanıt bekliyorum. Neden, niçin ve onlara kim yardım etti? Dortmund kentindeki araştırma dosyaları hâlen avukatlarımıza verilmedi. Bilgiler yok elimizde.

Değer Akal / Deutsche Welle Türkçe
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER DÜNYA HABERLERİ