Yetkin: ‘Millet can derdindeyken bu “para, para, para” takıntısı nedir?

Murat Yetkin: Millet can derdindeyken bu Napolyon’u çatlatacak “para, para, para” takıntısı nedir? Acaba Hazine’de para kalmadığından mı?




Deneyimli gazeteci Murat Yetkin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın koronavirüsle mücadele için bağış kampanyası başlatmasını ‘Millet can derdindeyken bu Napolyon’u çatlatacak “para, para, para” takıntısı nedir?’ sözleriyle eleştirdi.


Yetkin, Peki toplanacak bu bağışların sağ kalan işçilere, küçük işletmelere değil de uçulmayan havalimanlarının, geçilmeyen köprülerin kullanılmayan otoyolların müteahhitlerine dolar cinsinden Hazine borcu olarak ödenmeyeceğinin bir garantisi var mı?’ diye sordu.

yetkinreport.com’da yayınlanan yazsında Murat Yetkin şu görüşlere yer verdi:

Bizler bu memleket hepimizin, hepimiz bir can taşıyoruz demeye devam edelim, altın kafeslerde virüse karşı her türlü koruma imkanına sahip yönetici sınıfının derdinin hâlâ siyaset-ticaret denklemini korumak olduğu ortaya çıkıyor.

Ama konuşmanın şahikası kim bilir hangi şair ruhlu danışmanın parlak fikriyle ortaya çıkmış olan “Biz bize yeteriz Türkiyem” sloganıyla başlatılan bağış kampanyasıydı.

O bağış kampanyası virüsün yayılmasını elbette engellemeyecekti, ama salgın nedeniyle işini kaybetme durumunda kalan milyonlara destek olacaktı, Erdoğan’ın söylediğine göre. Peki İşsizlik Fonunda biriken milyarlara ne oldu? Peki ya İhtiyat Akçesi için ayrılıp buharlaşan paralar? Ya kullanacağımız şüpheli Rus S-400 füzelerine dökülen milyarlar? Emevi Camisinde Cuma namazı hülyasıyla daldığımız Suriye iç savaşına dökülen, mültecilere dökülen milyarlar? Şimdi salgın nedeniyle Türkiye’deki camilerde kılınamıyor Cuma namazı. Bunlar konuşulamıyor diye unutuluyor mu?

Millet can derdindeyken bu Napolyon’u çatlatacak “para, para, para” takıntısı nedir? Acaba Hazine’de para kalmadığından mı? Peki toplanacak bu bağışların sağ kalan işçilere, küçük işletmelere değil de uçulmayan havalimanlarının, geçilmeyen köprülerin kullanılmayan otoyolların müteahhitlerine dolar cinsinden Hazine borcu olarak ödenmeyeceğinin bir garantisi var mı?

Cumhurbaşkanı bir de Ramazan Bayramından önce bu bağışların “fitre niyetine” yatırılmasını istiyor. Bakanlarda olmayan makam aracı içinde sırmalı kaftanla dolaşan bir devlet memuru olan Diyanet Başkanı ona da bir kılıf bulur nasıl olsa. Acaba bir önceki pakette emeklilere vaat edilen Bayram ikramiyesi de bu bağışlardan mı çıkacak?

Ama Cumhurbaşkanımızın, bakanlar 6 maaş verdiği halde kendisi 7 maaşını kampanyaya bağışladığını duyururken kendisiyle gurur duyduğu belliydi. Onu iktidarını borçlu olduğu ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli 5 maaş bağışlayarak izledi. Anlayamadık bu maaş baremini? Neden sekiz maaş değil mesela Sayın Cumhurbaşkanı? Neden bir yıllık maaşınız değil? Memur maaşıyla aile geçindirmenin zorluğu yüzünden mi?

Bu mudur? Gerçekten bu mudur? Yazık, hepimize yazık, çok yazık.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ