​Taha Akyol: Kritik davalarda HSK neden bir gecede hakimleri değiştirir?

Türkiye'de yargı son günlerde en çok tartışma konusu olan kurum. Bağımsız olması gereken yargı, verdiği kararlarla adeta iktidara bağımlı hale gelmiş durumda. Bu da yargıya yönelik güveni zedelediği gibi eleştirilerin de odağına yerleştiriyor.




Karar yazarı Taha Akyol, bugünkü köşesini yargı konusuna ayırdı. "Keyfi tutuklama" başlıklı yazı, "Türkiye’de adaletin ne durumda olduğunu, bırakın tarafsız hukukçuları, Adalet Bakanı’nın sözleriyle bile anlamak mümkündür. Adalet Bakanı Gül, yeni sistemi savunmakla birlikte, ortaya çıkan ağır sorunları görüyor ve sistemle sınırlı olarak düzeltmek istiyor" ifadeleriyle başlıyor. 


Hakim ve savcıların alımında yapılanan mülakatlar hakkında kamuoyunda ciddi güvensizlik olduğuna dikkat çeken Akyol devam ediyor:

"Çok sayıda partili avukatın yargıya alındığı yolunda muhalefetin isim, isim açıklamalar yaptığını hatırlamak gerekir. Yazılı sınavda çok yüksek puanlar aldığı halde “mülakat”ta elenmiş birçok hukukçu bulunmaktadır.

Mülakatlar denetime de tabi değildir. Elbette son derece saygın hakim ve savcılarımız büyük çoğunluktur ama bu tür sınavlarla göreve alınmış ve olanların soruşturmaları, iddianameleri, tutuklama ve mahkumiyet kararları ne ölçüde isabetli olur?! HSK atamalarında siyasi etkiler olduğu endişesi… HSK tarafından hakimlerin bir gecede o dosyadan alınacağı, hatta başka yere atanacağı endişesi…"

Keyfi tutuklamalar konusuna değinen Taha Akyol, buna örnek olarak akademisyen Mehmet Altan'ın davasını gösteriyor: 

"Mahkeme ve İstinaf tarafından müebbet ağır hapse mahkum edilen Mehmet Altan’ın Yargıtay’da beraatine karar verilmesi, keyfi karar örneklerinden sadece biridir; AİHM’nin “ihlal” kararına rağmen üstelik!"

Yargıdaki soruların ağırlığı apaçık ortada olduğunu belirten Akyol, şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Sayın Abdülhamit Gül’ün elinden geldiğince çözmek için samimiyetle çaba gösterdiği bellidir. Uzun zamandan beri unuttuğumuz “reform, AB kıstasları, evrensel hukuk, özgürlük asıldır” gibi sözleri ondan duyuyoruz. Çok yetersiz de olsa önemli bir yargı reform paketi hazırladı. Resmi toplantılarda da hukuk ve adalet kavramlarını savunduğu ifade ediliyor. Biliyorum ki yetkileri sınırlıdır ama HSK Başkanıdır aynı zamanda.

Kritik davalarda HSK neden bir gecede hakimleri değiştirir?

Eline silah almamış, terör eylemlerini övmemiş, gizli örgütsel yapılarda yönetici pozisyonunda olmayan, ikametgahı belli, delilleri toplanmış gazeteci, bürokrat, memur, esnaf, işadamı neden hâlâ tutuksuz yargılanmaz?"

"Hakkında mahkumiyet olmayan, hatta soruşturma bile açılmamış binlerce KHK mağduru neden hala “damgalı” muamelesi görürler, neden göreve iade edilmezler?" diye soran Taha Akyol, yazısını "Yargıya biraz olsun güven kazandırmak için, bırakın yeni kanunları, sadece “uygulama” ile yapılacak çok şey var" ifadeleriyle bitiriyor. 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ