'Şantaj-kaset-tehdit üçgeninde bir seçime tanıklık edeceğiz'

31 Mart'taki yerel seçimlere gidilirken, siyasi partilerin olası ittifak çabaları, adayların profilleri gibi konuların yanısıra, geçmişte kimi liderleri koltuğundan eden şantaj yöntemleri de yeniden dolaşıma sokulmuş görünüyor.




Siyasetteki bu yaklaşımı eleştiren Artıgerçek yazarı İnci Hekimoğlu, "Dışarıda ve içeride yeniden 'şantaj- kaset-tehdit' üçgeninde, her zamankinden daha çirkin bir siyaset yönetimine tanıklık edeceğiz" yorumunu yapıyor. 


Muhalefetin elindeki malzeme bolluğuna rağmen, gündem yaratamadığını ve meydanın iktidar partisine bırakıldığını ifade eden Hekimoğlu, AKP ve MHP'nin ittifaktan vazgeçtiğini hatırlattı ve ekledi:

"Kimi yorumculara göre MHP, giderek ağırlaşan ekonomik krizin faturasına ortak olmak istemediğinden ittifaktan sıyrılmaya çalışırken, AKP de MHP’nin muhafazakar Kürt oylarını kaybettireceğini görerek ittifaktan kaçınıyor."

Bu ayrışmanın seçimlere kadar giderileceğini düşünmediğini dile getiren Hekimoğlu, AKP-MHP zıtlığının sadece Andımız ya da af tartışması ile sınırlı olmadığına dikkat çekti.

Gerilimin geçmişinin daha eskiye uzandığına değinen Hekimoğlu, MHP tabanının uzun süredir AKP ile ittifaktan rahatsız olduğunu, kimi açıklamalarla bu huzursuzluğun kamuoyuna da yansıdığını hatırlattı.

Tabanın AKP-MHP birlikteliğini sindiremediğine vurgu yapan Hekimoğlu, görüşlerini şöyle sürdürdü:

"Seçimlerin hemen ertesinde MHP Genel Başkan Yardımcısı Sefer Aycan’ın “Erdoğan’ı kurtardık. Siyaseti bundan sonra biz yapacağız. Biz ne dersek, o olacaktır" iddiası erken bir güç gösterisinin işaretiydi.

FETÖ’den boşalan komutanlıklara, bürokrasiye, emniyete yeniden Avrasyacı kadroların atanması dikkat çekiciydi. Doğu Perinçek’ın hangi sıfatla olduğu belirsiz Çin temasları ardından Türkiye’ye Çin’den 3.6 milyar dolar kredi gelmesi de bir kanadın gücünü artırmış gibi görünüyordu.

Kısa zamanda anlaşıldı ki, bu destek ne AKP’nin oy oranını artırıyor ne de Avrasya ülkelerinden ekonomik krize deva olacak ölçüde para akıyordu."

Kaşıkçı cinayetini ittifak tartışmaları ile ilişkilendiren Hekimoğlu, Erdoğan'ın 'yeniden tanımlanan' bir Büyük Ortadoğu Projesi'ne yanaştığı iddialarının MHP ile gerilimi tırmandırdığını savundu.

"Gerilimin kamuoyuna yansıyan boyuttan çok daha derin olduğunu, Devlet Bahçeli’nin kaseti olduğu iddialarının ortalığa saçılmasından anlayabiliyoruz" yorumunu yapan Hekimoğlu, "İttifak güçleri arasındaki gerilimin açık çatışmaya dönüşüp dönüşmeyeceği, Erdoğan’ın dışarıda hangi güç merkezine yanaşacağı veya şimdiye kadar sürdürdüğü ‘iki tarafı da idare etme siyasetini ‘ ne kadar götürebileceği ile ilgili.

Ya da belki şöyle demek lazım; dışarıda ve içeride yeniden “şantaj- kaset-tehdit” üçgeninde, her zamankinden daha çirkin bir siyaset yönetimine tanıklık edeceğiz" görüşünü dillendirdi. 














 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ