​Sabahattin Önkibar: İşte Erdoğan'ın İstanbul kumarının perde arkası

İstanbul seçimleri Yüksek Seçim Kurulu’nun kararıyla iptal edildi ama kamuoyunda iktidar baskısı ile bunun gerçekleştiğine dair yaygın kanaat mevcut.




Hemen herkes, “İktidar böylesine büyük bir riski niye aldı?” sorusuna cevap arıyor.


Ekonomik göstergelerin alarm verdiği ve piyasaların bir başka seçimi daha kaldıramayacağı mesajının verildiği bir dönemde böylesi kritik bir karar hakkında bazı kulisler yazılmaya devam ediyor.

Aydınlık yazarı Sabahattin Önkibar, “Hadise şudur” diyor ve devam ediyor:

“İktidar Ankara ama özellikle İstanbul’da yediği vurgunun farkında ve bunun siyaseten düşüşe geçmek olduğunu görüyor. Dahası, geçecek her günün aleyhine işleyeceğinin farkında. Siyasi finans merkezi İstanbul’un muhalefete teslim edilmesine paralel olarak, Abdullah Gül, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu isimlerinin AKP’yi az ya da çok içeriden vuracağını belli. Buradan hareketle iktidar, klasik ifadeyle düştüğü yerden kalkma adına İstanbul’u yeniden kazanmaya soyundu ki, bu aksiyonda Tayyip Erdoğan sonrası hesaplar yapan damat Berat Albayrak’ın ön aldığı dillerde.”

Önkibar, iktidarın 23 Haziran’da İstanbul seçimini kazanarak hem Cumhurbaşkanlığı’na dolu-dizgin giden Ekrem İmamoğlu’nun kendince önünü kesme planı yaptığını söylüyor.

Yazar, bir diğer stratejinin de Abdullah Gül-Babacan-Davutoğlu projelerinin askıya aldırmak hem de yabancı sermayeye mesaj vermek olduğunu ileri sürüyor.

“Görüldüğü gibi hadise iktidar adına adeta son kozunu oynamayı çağrıştırıyor” diyen Oda TV yazarı, “Fakat yukarıda söyledik; oluşan mağduriyet iklimi sebebiyle AKP’nin İstanbul’u kazanması çok zor. Ayrıca İstanbul’u ikinci kere kaybetmesi siyasi meşruiyet tartışmalarını getirecek ve erken seçimi gündeme sokacak. Söyleyin; bütün bunlar ortada iken iktidarın İstanbul’da yeniden seçim demesi kumar değil midir?” diye soruyor.

Önkibar, yazısının devamında AKP’nin İstanbul’daki şansına dair Ankara kulislerine yansıyan bazı iddiaları şöyle sıralıyor:

On binlerce polisin güvenlik adına İstanbul’a getirilip oy kullanması.
Öcalan’ın ev hapsine çıkarılacağı fısıltıları yayılıp, HDP’lilere göz kırpılması.
Selahattin Demirtaş tahliye edilip bu fısıltılara ilk somut karşılık verilmesi.
Mahalle mahalle, sokak sokak, ev ev gezilip seçmenlerin birebir markaja alınması.
Ekrem İmamoğlu’nun şahsı hakkında rezil hücumlar yapılıp yargısal kılıflar hazırlanması.
Ve bir başka iddia:
İktidar seçime birkaç gün kala kazanamayacağından emin olamaz ise “milli güvenlik tehdidi var” deyip seçimin iptal edilmesini YSK’dan isteyecekmiş.
Evet ısrarla söylenen; AKP’nin İstanbul’da kaybedeceği bir seçimi asla yaptırmayacağıdır.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ