"OSB'ler özel meslek liseleri ve iktidarın ilgisizliği"

İktidar partisi OSB'leri haksız rekabet ortamı oluşturup mevcut işletmeleri kapatmanın kargaşa çıkarıp sanayi sektörünü yandaşlara devretmenin bir aracı olarak görüyor.




İsmail S. Gülümser/Aktif Haber


İktidar partisi toplumun genelini düşük iş gücü olarak görmek istiyor, küçük gelirle tatmin olan kolayca istediği gibi yönlendirebileceği, yorgunluktan olayların arka planını düşünemeyecek böylece yaptıkları her türlü hukuksuzluğa boyun eğdirebileceği kalabalıklar onlar için ideal vatandaş örneği olarak görülüyor. Düşünen sorgulayan inceleme ve araştırma becerileri gelişmiş bireylerden rahatsız oluyor. Bu yüzden akademik liseleri aşamalı olarak kapatıp yerine halkın din okulu ya da meslek lisesiyle yetinmesini istiyorlar. En zekilerden başlamak suretiyle gençlerin büyük bir ekseriyetini din okullarına toplumun düşük profilli kesiti olarak gördüğü kalan öğrenci gruplarını da meslek okullarına doldurup onları ayak hizmetlerini yaptırdığı ırgatlar gibi kullanmayı hedefliyorlar.

Eğitimde işler böyle yürürken iş dünyası da Erdoğan’ın yasadışı planlarından nasibini alıyor. Bir yandan ekonomik krizle mevcut dev firmalar bir bir kapanırken ticari ve sanayi firmaları sinsi bir planla el değiştiriyor.  TMSF ye devredilmiş özel sanayi kuruluşları, Erdoğan’ın gizli kasası olarak bilinen kişiler tarafından ucuz uygun ödeme koşulları ve devlet bankalarından torpille çekilen kredilerle satın alınıyor. Sanayi sektörü devlet gücünü arkasına almış bir mafya örgütü tarafından aşama aşama gasp ediliyor. Tank palet fabrikasının da aralarında olduğu devlete ait sanayi işletmeleri özelleştirme adı altında satışa çıkarılıp gizli ortakla devrediliyor. Kısacası devlete ve özel sektöre ait sanayi kuruluşları zamana yayılmış bir planla Erdoğan ve yakın çevresine aktarılıyor. Ülkenin tüm büyük sanayisine Erdoğan bir şekilde haraca bağlayacağı sistemler kuruluyor.

Büyük işletmeler yanında küçük işletmelerin de partililere devredilmesi için tehdit şantaj gasp dâhil her yol kullanıyor. Üç büyük şehir ve Anadolu’nun diğer sanayi kentlerinde İstikbal gibi büyüklerin de olduğu 3 binden fazla kuruluşa teröre destek bahanesiyle KHK ile partili kayyum atanıp mal varlığına el konuluyor. Bir yandan mevcut işletmeler Organize Sanayi Bölgelerinde (OSB) çoğu partililerce açılmış, vergi muafiyetleriyle desteklenmiş işletmelerle devlet eliyle haksız bir rekabete zorlanıyor. iktidarın acımasız uygulamaları karşısında dayanamayan işletmeler bir bir kapanıyor. Devlet istatistik enstitüsü verilerine göre ekonomik kriz karmaşası altında her yıl yüz binleri aşkın işyeri kapanıyor ve küçük sanayi iletmeleri partililer lehine el değiştiriyor.

OSB'LER SORUNLU İKTİDAR YANDAŞLAR DIŞINDAKİLERİN SORUNLARINI ÇÖZMÜYOR

İktidar partisi OSB'leri haksız rekabet ortamı oluşturup mevcut işletmeleri kapatmanın kargaşa çıkarıp sanayi sektörünü yandaşlara devretmenin bir aracı olarak görüyor. İş piyasasını OSB ler ile kendine göre yeniden kurguluyor, bu yüzden yandaşların yönetiminde olanların sorununu çözüp diğerlerini çözümsüz bırakarak esnafı yıldırmak istiyor.  Türkiye genelinde 78 ilde 311 OSB izni alınmış, ilgisizlikten 74 ü ( %24 )ü daha hiç faaliyete geçmemiş, 51 inin henüz %20 si, 43 nün  %40 ı faaliyete geçmiş. Yani toplamda 150 den fazlasının doluluk oranı %50 nin altında buna bir de karlılık oranları eklenince verilen OSB izinlerin henüz 75-80 ninin atıl olduğu, ancak %20 sinin düzenli çalışacak konumda olduğu görülüyor. Bingöl, Hakkâri ve Tunceli olmak üzere yalnızca üç ilde OSB yok, diğer illerde OSB sayıları 1 ile 18 arasında değişiyor. OSB lerde 2,5 milyon kişinin çalışmasının planlandığı halde hem siyasi gerekçelerle iktidarın ilgisizliği hem de ekonomik krizle iş yaşamının aldığı yara ile planlanan çok altında istihdam sağladığı ortaya çıkıyor.

Raporlar incelendiğinde iktidarın her konuda olduğu gibi OSB lerde de tek hedefinin siyasi yarar ve rant olduğu, bunun olmadığı yerleri gündemine bile almadığı anlaşılmaktadır. Çok sayıda izin verilmiş olmasına rağmen zamanında gerekli alt yapı götürülemediği için iş piyasası ihtiyaçları karşılanamamakta, yatırımlar verimli kullanılamamaktadır. Faal haldeki OSB lerin %87 sinde güvenlik,   %60 ında doğalgaz, %70 inde atık su, %25 inde elektrik, %87 sinde iletişim ve internet problemi çözülememiştir.

OSB lerin alt yapı yeterlilik düzeylerini gösteren diyagram



OSB ler gerekli sosyal tesis ve imkânlarla donatılmadığı için yönetim problemleri her şeye tesir etmektedir. OSB alt yapı yeterlilik oranlarını gösteren yukarıda şemada da görüleceği gibi sadece %21 nin doğalgaz %12 sinin atık su gibi zorunlu problemi çözülebilmiştir. İktidar partisi siyasi hedeflerini gerçekleştirmek için her yere kaynak ayırırken ülkenin kalkınmasında rolü olacak OSB lere yeterli kaynak aktarmadığından kurulan siteler yıllardan beri atıldır. Bölgede toplanmış mali gücü sınırlı küçük esnafın alt yapı problemini kendi imkânlarıyla çözmesi beklenmektedir. Siyasilerle yakınlığı olanlar sadece bölgenin vergi avantajlarından, desteklerinden ve devletle iş yapma fırsatlarından yararlanmak için oraya yerleşip semirtilirken diğerleri elleri kolları bağlı gelecek hizmetle işlerin açılmasını beklemektedir. OSB ler iktidarın normal vatandaşlar aleyhine oluşturduğu haksız rekabet alanlarından biridir.

Bedelsiz yapılan arsa tahsislerinin dağıtımı partililere teslim edilmiş, yeni yatırımcıların parti onayı olmadan alanda iş yapması engellenmektedir. Yandaşlara arsalar ek avantajlarla dağıtılırken sıradan bir yatırımcı bölgeye gelmesi görünmeyen yollarla yasaklanmıştır. Devlet yeterli alt yapıyı götürmeyince bir şekilde orada yatırımı olan esnaftan devletin noksanlarını tamamlama konusunda destek beklenmekte, OSB yönetimleri finans ihtiyacını esnaftan toplamaya çalışmakta, yetersiz alt yapıdan dolayı sistemin gelişmesi ve yeni yatırımcı gelişi seçici bir yöntemle elenmektedir.

Yardımcı hizmet binaları yapılamadığı için çalışanlara anaokulu ve kreş gibi ihtiyaçlar karşılanamadığından özellikle bayan yoğunlukta çalışanı olan tekstil sektörü bu bölgelerden uzaklaşmaktadır. Üretimde kalite güvence sistemleri kurulmadığı için ürünlerin pazarlanmasında ciddi sorunlar yaşanmaktadır.

Ülkede eğitim sistemi insan kaynağı yetiştirmede sorunlu olduğu için meslek liselerinden üniversite mezunlarına kadar iş yerlerinin kalifiye insan kaynağı sorunu çözülememekte, kişiler iş üzerinde deneyerek öğrenme zorunda kaldığından bu durum verimi düşürmektedir. İstihdam eğitim bağlantısı kurulamadığı için mesleki eğitim mezunları iş piyasası ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır. Çok az alanda meslek liselerinden mezun olanlar istihdam edilebilmekte, meslek yüksek okulu mezunları çırak düzeyinde bile görülmemektedir.   Az sayıda ürününü pazarlayabilen firma eleman bulmakta zorlanmakta dar imkânlarla kendisi iş üzerinde yetiştirmektedir. OSB nde insan kaynağı uzmanı olmadığı için küçük işletmeler ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. Mesleki eğitim mezunları iş beklemekte, okulların verdiğini yeterli görmeyen az sayıdaki firma ise eleman ihtiyacını karşılayamamaktadır.

OSB lerdeki firmalar ürün ve hizmetlerini pazarlayamadıkları için bir bir kapanmakta, mali yetersizliklerden dolayı deneyimli eleman yerine çıraklarla hizmet sürdürülmektedir. İktidar partisi mali yetersizlik sorununa çözüm geliştireceği yerde, firmaların çırak ihtiyacını karşılamayı daha önemli görmüş ve 12 yıllık zorunlu eğitimi delecek yol geliştirmiştir. 1,5 milyon civarındaki öğrenci 4 yıllık ilkokuldan sonra okulu terk etmiş kimisi çıraklığa kimisi ise tecavüz olaylarıyla ünlenmiş değişik gruplara ait kuran kurslarına yönelmiştir.

OSB lerde güvenlik problemleri çözülememekte, hırsızlıklar önlememektedir. İdari personel olmaması hizmetlerin sağlıklı yürütülmesini zorlaştırmaktadır. OSB lerde o bölgenin gelişmesinden sorumlu bir yönetici olmadığı için yıllarca noksanlar giderilememekte yatırımcılar işsizlikten dolayı bıkıp bölgeyi terk etmektedir.

OSB lerde yeni yatırım yapacaklar için bir veri havuzu kurulamamış, yatırımcıyı özendirecek reklam ve altyapı çalışmaları oluşturulamamıştır. Verimli iş düzeni kurmuş olan çok az sayıda yatırımcı da bölgedeki hizmetlerin yetersizliğinden zarar görmektedir, uygun ortam bulanlar bölgeden kaçmayı planlamaktadır.  İç yollar betona çevrilmediği için yağışlı havalarda bazı işyerlerine çamurdan giriş çıkış imkânsız hale gelmektedir.   

OSB'LERDE AÇILAN MESLEK LİSELERİNİN SORUNLARI

OSB lerde açılan meslek liselerine özel avantajlar tanıdılar öğrenci başına teşvikleri veriyorlar. Bu bölgelerde iki grup eğitim birimi hizmet veriyor. Birincisi ilkokul mezunu olup iş yerlerinde çalışanlar için çıraklık eğitimlerin verildiği Mesleki Eğitim Merkezleri (MEM), ikincisi Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri(MTAL). OSB lerde hem devlete ait hem he özel sektöre ait MTAL açılmış. 2019 yılında OSB lerde 46 bini MTAL, 10 bini MEM lerde olmak üzere toplamda 56 bin öğrenci eğitim görmüş. Öğrencilerin 35 bini (%70) i özel, 11 bini (%29) u resmi MTAL lere kayıtlı. MTAL lerdeki toplam öğrenci sayısı yanında OSB lerdeki MTAL öğrenci oranı %3 düzeyinde kalmış.

OSB'lerde öğrencilerin dağılımı   

             




Grafikte OSB ndeki özel meslek lisesi oranının yüksek olduğuna bakmayın, bu bölgelerde özel kişilerce açılan MTAL sayısı sadece 11, geri kalanı OSB yönetimleri tarafından açılmış okullar. OSB ndeki özel meslek liselerinde okuyan 35 bin öğrencinin 4 bini özel kişilerin açtığı okullarda kalanı OSB nin kendi açtıkları okullara kayıtlı. Uygulamaya baktığınızda organize sanayi bölgesinde olmalarına rağmen özelin açtığı okullarda öğrenci ortalaması 350 civarındadır. Hâlbuki OSB nin kendi açtığı 264 okulda ortalama öğrenci sayısı binin üzerindedir. Devletin OSB içinde açtığı MTAL sayısı 33 tür ve bu okullardaki öğrenci sayısı da ortalama 400 civarındadır.

Organize sanayi bölgelerinin açtığı okullara kayıtlı öğrenci sayısının diğerlerine göre nispi olarak yüksek olmasının birkaç sebebi var.

Birincisi; 2019 yılında bu öğrencileri için devletin 6 ayda 187. Milyon TL ödeme yaptığı bildirilmiştir. Verilen rakam organize sanayi bölgelerinde çalışacak gençlerin her birine nerdeyse asgari ücrete yakın bir oranda öğrenci başına aylık ödeme yapıldığı anlamına gelmektedir. Yani OSB ler bu sistemi organize sanayi bölgelerine çırak yetiştirmek için aldıkları elemanlara meslek lisesinden mezun olma fırsatı vermek için kullanmaktadır.

İkincisi; özel meslek lisesi açmak için en az 9 laboratuar ya da atölye gibi ağır şartlar getirilmişken OSB ler eğitim amaçlı bina ayırma gereği duymadan sosyal faaliyetler için ayırdıkları alanları eğitimde kullanabilmekte, meslek erbabının iş yerlerini alınan çırakların tatbikat alanı gibi göstermektedir. Bu durum özel meslek liseleri aleyhine OSB lere ayrıcalık tanıma anlamına gelmektedir.

Bu vb birçok sebepten dolayı özel sektör mesleki eğitime ilgi duymamaktadır. Özel okullarda bireysel yatırım oran %10 larda iken mesleki eğitimde teşviklerle bu oranın yarısına bile erişilememiştir. Özel mesleki eğitimdeki teşvikler sadece OSB lerin çırak yetiştirmesine hizmet eder hale dönüşmüş yani temel eğitim çağındaki çocukların okul terk etmesinin aracı haline gelmiştir. Meslek liselerini özendirdikleri iddiaları da gerçeği yansıtmamaktadır, meslek liselerindeki öğrenci sayısı(1,4 milyon) genel liselerdeki (3,2 milyon) öğrenci sayısının yarısına bile ulaşamamış, hatta son dönemde 1,7 milyon olan öğrenci sayısı 1,4 milyona kadar düşmüştür. OSB içi ve dışındaki özel meslek liselerinde resmidekinin sadece %5 i (100 bin) kadar öğrenci eğitim görmektedir. Okul sayıları da benzer sonucu göstermektedir, resmide 5.800 okul varken özel meslek okulu sayısı 413 ancak %7 si kadardır. Özel meslek liselerinin bir kısmı sadece aynı okul bünyesinde bir sınıflık bilgisayar bölümü açılarak sürdürüldüğünden müstakil özel meslek lisesi neredeyse hiç yok gibidir. 

Özel sektörden sadece bazı partililer ikili ilişkilerle OSB imkânlarını kullanarak özel meslek lisesi açmış sıradan eğitimciler bu alandan uzak durmayı tercih etmiştir.

Türkiye genelinde OSB nin olduğu 78 ilin 34 ünde OSB’lerde resmi veya özel MTAL bulunmamaktadır. OSB ler içindeki özel meslek liselerinin çoğu meslek lisesinden çok çıraklara avantaj oluşturmak için organize sanayi bölgelerinin kendileri tarafından açılmış okullardır.



Grafiğe göre OSB lerdeki MTAL larda eğitim gören yaklaşık 35 bin öğrencinin en çok tercih ettiği alanlar elektrik-elektronik-makine-endüstriyel otomasyon bölümleri olduğu anlaşılıyor. En az ilgi duyulan alanlar ise konaklama-seyahat hizmetleri-moda tasarım-muhasebe-gazetecilik-metalurji gibi alanlar olduğu görülüyor.






Grafiğe göre çırakların eğitim gördüğü OSB içindeki 32 mesleki eğitim merkezinde 11 bin öğrenci bulunmaktadır. Bu öğrencilerden yaklaşık 3 bini %35 i güzellik ve saç bakımı alanında 6 binden fazlası motor-makine-elektrik-elektronik-metal alanlarındadır. Kalanı çok küçük sayılarda 30 farklı meslek dallarına yayılmaktadır.

Bakanlığın kendi tespitlerine göre OSB lerdeki MTAL lerinde bile açılan alanların ilde yapılan üretim türüyle örtüşmediği için işbaşında eğitim fırsatlarından öğrencilerin yararlanmadığı tespit edilmiştir.  Devletin OSB ler içinde MTAL açarken illerin mesleki üretim alanlarını gösteren haritaya bakma gereği duymadığı, OSB ihtiyaçlarının ne olduğuna dikkat etmediği belirtilmiştir.

Bu yüzden OSB içindeki MTAL nden mezun olan öğrencilerin bile iş bulmakta zorlandığı anlaşılmaktadır, bakanlık bu durumu düzelteceği yerde OSB nde MTAL nden çok çırakların eğitildiği MEM nin açılmasını önermekte buradan eğitim almış kalfaların okumuşlardan daha iyi yetiştiğini itiraf etmektedir.   

OSB'LERDEKİ MESLEK LİSESİ TEŞVİKLERİ YANDAŞLARA

Devlet OSB lerin içinde ve dışında açılmış özel meslek liselerine her yıl üç taksit halinde öğrenci başına eğitim desteği veriyor.

Özel meslek liselerinde öğrenci başına bölümüne göre yıllık eğitim desteği.



OSB içindeki ve dışındakiler arasında küçük farklar olmakla birlikte, 2019 yılında verilecek eğitim desteği tutarlarını gösteren tebliğe göre öğrenci başına kurumlara 4.600-7.500 TL arasında değişen miktarlarda yıllık ücret ödenmektedir.

Özel meslek liselerine yıllara göre yapılan ödemelere baktığınızda;

-2012 de 5 milyon,

-2013 de 18 milyon,

-2014 te 44 milyon,

-2015 te 81 milyon,

-2016 da 121 milyon,

-2017 de 216 milyon,

-2018 de 350 milyon

Olmak üzere 2012 den 2019 yılı sonuna kadar toplamda 850 milyona yakın kaynak aktarılmış.

Yüksek miktarda eğitim desteği olmasına rağmen özel sektör bu alana ilgi duymamasının bazı önemli sebepleri var. Yukarıda da belirtildiği gibi okul açma için gerekli standartların yüksek olması yatırımcıyı caydırmaktadır. AKP milletvekili gibi devlet imkânlarından yararlanabilenler dışında kimse pahalı yatırım olan özel meslek lisesine yönelmemektedir. Üye işyerlerini atölye gibi gösterip hiç yatırım yapmadan meslek lisesi açabilen OSB ler haksız rekabet ortamı oluşturduğundan eğitimciler alandan uzak durmaktadır.

Ekipmanları oldukça pahalı olan alanlarda özel sektörden asgari 9 atölye kurmasının istenmesi rasyonel değildir. Bakanlık devlet imkânlarıyla yapamadığından daha fazlasını özel sektörden beklemesi yanlıştır. Teknoloji sürekli yenilendiği için özel meslek liselerinin açılışında öğrencilerin 3 sene sonra kullanacağı makine ve ekipmanın istenmesi yani çoğu çöpe atılacak donanımın istenmesi kaynak israfıdır.

Özel okullar yanında yüz bin öğrencinin bulunduğu OSB içinde ve dışında açılmış özel meslek liselerindeki öğrencilere de eğitim desteği verileceği açıklanmıştı. Tebliğe göre yüksek desteğin elektrik-elektronik, makine-motorlu araç-yenilenebilir enerji-tarım teknolojileri alanlarına verildiği görülüyor. Herkese açık destek gibi olsa da görünmeyen yollarla sıradan bir yatırımcının alana girmesi engellenmekte bir sınıflık bilgisayar bölümleri dışında açılan az sayıda özel meslek lisesi yandaşlarca işletilmektedir.

2 YILLIK MESLEK YÜKSEK OKULLARI DONANIM KAZANDIRAMIYOR

Gelişmiş ülkelerde yüksek nitelikli istihdamın araçlarından biri 2 yıllık meslek yüksek okullarıdır. Örneğin ABD nde “Comunity College” adı verilen 2 yıllık üniversiteler alanda ön eğitim vererek üniversitelerdeki 2 kademe ileri düzey eğitimine öğrenci hazırlamaktadır. Sistem sağlıklı kurulduğu için üniversiteler onların verdiği dersleri kabul ediyor ve 3. Sınıftan eğitime başlatıyor. Özellikle dar gelirli ailelerin çocukları için bu okullar düşük maliyetlerle en iyi üniversitelerin en iyi bölümlerine girişin anahtarı hükmünde.

Türkiye’de ise 2 yıllık meslek yüksek okullarıyla 4 yıllık üniversitelere arasında saklı bir duvar örülmüş durumda. Ancak 4 yıllık okulları kazanamayan öğrenciler, açıkta kalmamak için kerhen 2 yıllık okulları seçiyor, bu durum üniversiteler arasında ciddi bir ayrışmaya yol açmış. Kapasitesi olan öğrenciler 4 yıllıkta okurken düşük yeterlilikte olan öğrenciler 2 yıllıklarda eğitim görüyor. Bu yüzden hem üniversiteler hem de öğrenciler MYO ları 2. sınıf düşük düzeyli okullar olarak görüyor. Alınan kredi ve belgelerin üniversitelerde bir geçerliliği yok.

Sağlık meslek yüksek okulu gibi istihdam alanı olan bazı 2 yıllık MYO larını hariç tutarsanız iş yerleri bu okulların mezunlarının alanda faydalı olabileceğine inanmıyor, kimse mezunlarını istihdam etmek istemiyor. Hatta aynı alanda eğitim almış meslek lisesi ile meslek yüksek okulu mezunları arasında seçim yapmak gerektiğinde meslek lisesi mezunları daha çok tercih ediliyor.

Meslek yüksek okullarının çoğu bölümünde öğretim görevlileri de üniversitelere göre ayrışmış durumda daha deneyimsiz ve az birikime sahip hocalar meslek yüksek okullarında görev yapıyor. Aynı üniversitenin 4 yıllık okulları ilgi odağı haline gelmişken 2 yıllık okullar kayıtlarını doldurmak için giriş sınavlarında en düşük puanlı öğrencilerle yetinmek zorunda kalıyor.

Bölgenin ara eleman ihtiyacını karşılama bahanesiyle her yeni üniversiteye meslek yüksek okulu açılıyor, içine sınavlarda başarılı olmamış öğrenciler dolduruluyor, plansızlıktan dolayı eğitimler ne yörenin ihtiyaçlarına cevap verebiliyor ne de yüksek öğretime geçişin basamağı olarak kullanılabiliyor. Mezunlar meslek lisesi mezunları yanında bir alt kademe elemanı olarak görüldüğü için kimse istihdam etmek istemiyor.

Devletin verdiği fırsatlardan yararlanabilen ve parti çevrelerine ulaşabilen bazı kişi ve kuruluşlar OSB lerde 12 adet Meslek Yüksek Okulu açmış. MYO larında okuyan öğrencilere de öğrenci başına devlet desteği veriliyor.



2018 de OSB deki 8 MYO’nun 33 ön lisans programına toplamd 9 milyon TL na yakın eğitim desteği verilmiş. MYO lara yapılan destekler in %25 i donanım, %25 i sarf malzemesi, (%5) i yazılım, (%5) i hizmet alımında ve %10 da bakım-onarımda, %20 si mesleki deniyim için sanayi ile ortak projelerde, %10 da öğretim elemanlarının yetiştirilmesi gibi işlerde kullanılabiliyor. Ancak bütün bu destekler de bu okulların cazibesini artıramıyor, bilgisayar gibi son günlerde popüler birkaç meslek dışında okullara vasıflı öğrenci kaydı sağlanamıyor.   
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ