"Mesleki eğitimde AKP'nin yanlış ve yandaş politikaları"

"28 Şubatçıların mesleki eğitimdeki yanlışlarını iktidar da aynen devam ettiriyor, düşük akademik eğitim yüzünden bu okul mezunları üniversiteye giremiyor girenler başarısız oluyor."




İsmail S. Gülümser/Aktif Haber


AKP iktidara geldikten tam 10 yıl sonra meslek liselerini hatırladı ve 28 Şubatçıların getirdiği katsayı engelini 2012 yılında kaldırdı, ancak bunu yaparken de onların kendi meslekleriyle ilgili alanlara girişteki avantajlarını yok ederek yine mesleki eğitime zarar verdi. Israrla mesleki eğitimin istihdam açısından çok önemli olduğunu anlatıyorlar, ancak onu geliştirmek için göstermelik bazı faaliyetler dışında hiç çaba göstermiyorlar.

Mesleki eğitimle ilgili saplantıları toplumun büyük çoğunluğunu düşük işgücüne dönüştürmek gibi yanlış argümanlara dayanıyor. AKP karar mekanizmasındakiler orta tabaka kültüründen gelen kadrolardan oluşuyor, onlar hala eski yıllardaki düşüncelerini koruyor ve gençlerin erken yaşta mesleki beceri kazanması gerektiğine inanıyorlar. Onlara göre çocuklar mesleğe daha erken dönemde başlamazsa el becerileri gelişmiyor ve sanayi için gerekli olan iyi ustalar yetişmiyor.

Bu yüzden bir milyondan fazla temel eğitim çağındaki çocuğun toplumdan dışlanıp düşük işlere mahkûm olacağı bir yolun önünü açtılar. Sanayinin çırak ihtiyacını karşılamak bahanesini kullanarak temel eğitim döneminde açık öğretime izin verdi, çocukları ilkokuldan uzaklaştırdılar. Özellikle dar gelirli ailelerin çocuklarını olumsuz etkileyen bu uygulamayla, ilkokul çağındaki küçücük çocukları sanayinin eğitimsiz, kötü alışkanlıklara açık ve korumasız ortamına terk ettiler.

Mesleki eğitimle ilgili okulların tüm yöneticilileri yandaşlardan oluşuyor, müdürler parti teşkilatına danışmadan en küçük bir adım atamıyor, bu yüzden devlete ait meslek okulları sadece partililerin yararlanacağı şekilde kullanılabiliyor. Mesleki eğitim desteklenmesi sözünden sadece yandaşların desteklenmesini anlıyorlar. Serbest bölgeler ve teknoparklardaki imkân ve fırsatları sadece yandaşlarla paylaşacak yollar geliştiriyorlar. Her gün ülke kaynaklarını kendi aralarında bölüşmenin yeni plan ve projelerini yapıyor, mesleki eğitimle ilgili yaptıkları her düzenlemeden kendilerine pay ayıracak yeni yöntemler buluyorlar.

Siyasi ve ideolojik gerekçelerle mesleki eğitim konusunda samimi olmadıkları ortaya çıksa da ısrarla her fırsatta ülkenin mesleki eğitim yoluyla gelişeceğini savunuyorlar. Şimdilik imam hatip okullarıyla ilgilenmekten mesleki eğitime yeterince vakit ayıramadılar, ancak eğer projelerini hayata geçirebilirlerse öğrencilerin %70 ini mesleki eğitime %30 unu akademik eğitime yönlendirmeyi düşünüyorlar.

AKP'NİN MESLEKİ EĞİTİM POLİTİKASI HALKI DÜŞÜK İŞGÜCÜ OLARAK GÖRÜYOR

Ekonomik büyüme ile istihdam politikaları arasında çok önemli ilişkiler var, Çin’in de aralarında olduğu bazı totaliter rejimler yaygın mesleki eğitim faaliyetleriyle, vatandaşlarının önemli bir bölümüne istihdam fırsatları sundu. Bu yolla üretim miktarını artırarak tüm dünyaya mallarını pazarladıkları, ekonomik büyüme sağladıkları halde bunu kendi vatandaşlarının mutluluğuna yansıtamadılar. Çünkü toplumun genelini el becerisi gerektiren alanlara yönlendirerek adeta karın tokluğuna çalışan düşük işgücüne dönüştürdüler.

El becerisi gerektiren alanlarda teknolojik gelişmelere ayak uydurularak dünya ile rekabette önemli mesafeler alınsa, ticaret sanayi ve hizmet sektörlerinde bilgi ve beceriler yenilense bile insan sermayesini düşük işgücüne dönüştüren ülkeler vatandaşlarına mutluluk getirmiyor. Türkiye ısrarla insan kaynağının istihdamına odaklandığı halde son dönemde yaşanan krizlerden dolayı bırakın yeni istihdam alanları açmayı mevcut işyerlerini koruyamıyor ve iş alanları bir bir kapanıyor.

28 Şubatçıların mesleki eğitimdeki yanlışlarını iktidar da aynen devam ettiriyor, düşük akademik eğitim yüzünden bu okul mezunları üniversiteye giremiyor girenler başarısız oluyor, çoğu istihdam imkânı olmayan iki yıllık meslek yüksek okuluyla yetinmek zorunda kalıyor. Yani genelde mesleki eğitimi seçen çocuklar daha baştan yaşam umutlarını kaybediyor, kendilerini başarısız saydıkları için toplumun en isteksiz grubuna dönüşüyor.

Mesleki eğitimlerin bir bölümü turizm, yiyecek hazırlama, konaklama ve benzeri hizmet sektörlerinden oluşuyor, iktidar bu alanları geliştirmeye çalışırken gençleri düşük iş gücüne dönüştürmek için mücadele verdiğini gözlerden saklıyor.  Akademik eğitimin verildiği liseler öğrenci beklentisini yükseltip üniversite umudunu artırıyor iktidar partisi istihdam imkânı olmadığını ileri sürerek liselerin önünü kesmeyi, toplumu meslek liselerine yönlendirmeyi tasarlıyor.

Günümüz Türkiye’sinde lise mezunları istihdam edilemese bile üniversite eğitimine yönelme şansı var, hâlbuki neredeyse lise mezunları kadar istihdam problemi yaşayan meslek lisesi ve meslek yüksek okulu mezunlarının gidebileceği başka kapı da yok. Onlar sokağa terk edilmiş durumda üniversite eğitiminde ya da istihdamda olması gereken 18-24 yaş arası gençlerin yaklaşık %35 inin ne yaptığı bilinmiyor, bunların çoğu mesleki okullara yönlendirilmiş düşük beklentili öğrencilerden oluşuyor.

SİYASİ TERCİHLERLE SÜREKLİ KARAR DEĞİŞTİRİYOR, EĞİTİMDE İSTİKRARLI BİR YOL İZLEYEMİYORLAR   

İktidar her şeyde olduğu gibi eğitimde de tüm kararları merkezden verdiği için alanda çalışanların görüşleri alınmıyor, merkezde konuyu bilmeyen kadroların siyasi ya da ideolojik nedenlere bağlı olarak aldıkları kararlardaki fahiş hatalar ancak yıllar sonra anlaşılabiliyor. İktidarın tecrübeye dayanmayan süreklilik arz etmeyen deneme yanılmaya dayanan eğitim politikalarından dolayı üniversite mezunları arasında bile işsizlik oranları hızla artıyor. İktidar sendikası da siyasi kararlarda en etkili taraflardan biri olmasına rağmen, eğitim sistemine ideolojik müdahalelerden rahatsızlığını sistemin sürekli değişikliklerden olumsuz etkilendiğini dile getiriyor.

28 Şubat kat sayı engeliyle tabi seyri içinde o günlere kadar gelişerek gelmiş mesleki eğitime ciddi zarar verdi, AKP iktidarı her fırsatta mesleki eğitime vurgu yapsa da 17 yıldan beri kayda değer kalıcı bir adım atmadı. Hatta tüm karar alma mekanizmaları elinde olmasına rağmen katsayı engelini bile ancak göreve geldikten 10 yıl sonra 2012 yılında kaldırabildi. Engeli kaldırırken meslek liseli öğrencilerin alanlarının devam niteliğindeki bölümlere girişteki ek puan avantajını ellerinden aldı, onları kollayan düzenlemeleri kaldırıp liselerle aynı akademik yeterlilik yarışına mecbur ettiler. Bu düzenlemelerle başarılı öğrencilerin mesleki eğitimi seçmesi önüne engeller koyduklarının farkında bile değiller, çünkü toplum eğilimlerini neye göre değiştiğini takip etmiyorlar.

İktidarın mesleki eğitime bakışını en iyi öğrenci oranları gösteriyor. Çok sayıda alanın olduğu mesleki eğitim kurumlarının tamamında toplam 1,8 milyon öğrenci eğitim görürken din eğitiminin verildiği tek dalda faaliyet yapan imam hatip okullarında 1,5 milyon öğrenci eğitim görüyor. İktidar partisi küçük yaşta çocukları mesleki eğitime yönlendirmek doğru olmaz gerekçesiyle meslek liselerinin önüne ortaokul açılması için bir girişimde bulunmadı, ama imam hatip liselerinin önüne ortaokul açıp 700 bin civarı öğrenciyi bu okullara zorla doldurdu.

Örgün eğitimde ortaokul düzeyinde mesleki eğitime izin vermezken, bu yaştaki çocukların eğitimsiz ustaların elinde her türlü kötülüğe açık, kontrolden uzak ortamlarda çırak olarak çalışmasına ya da farklı grupların eğitimsiz hocalarla yürüttüğü her türlü cinsel tacize açık kurslara geçmesine izin verdi, ortaokul çağındaki 1,7 milyon çocuğun okulu terk etmesine imkân tanıdılar.

İktidarın eğitimde ideolojik ve siyasi beklentileri her şeyin önüne geçiyor, bu yüzden mesleki eğitimle ilgili asla sağlıklı karar veremiyor, başkalarına danışmadan merkezden verdiği kararlarla sürekli gelgitler yaşatıyor. İdeolojik nedenlerle kısa süreli kurslarla kazanılabilecek bazı becerilerin eğitimini veren kursların önünü bir kapatıyor bir açıyor.

AKP MESLEKİ EĞİTİME YAPILAN YATIRIMI VERİMLİ KULLANAMIYOR

Meslek liselerinde eğitim maliyetleri çok yüksek, yapılan onca yatırıma rağmen mezunları ya istihdam edilemiyor ya da alanında iş bulamadığı için mesleği dışında bulduğu herhangi bir işle yetinmek zorunda kalıyor, yapılan tüm yatırımlar boşa gidiyor.

İstihdam garantili meslek liseleri açtıklarını iddiasıyla reklamlar yapıyorlar şu ana kadar açılan okul sayısı 11, bu çağ nüfusunun binde 2 si, ancak bu oranda meslek lisesi mezununa istihdam garantisi verebildiklerini bu reklamla itiraf ediyorlar. Sayıyı artırmayı düşünüyorlarmış eğer planlanan gerçekleşirse 2023 de yani iktidarlarının 21. yılında sayıyı 200 e çıkararak çağ nüfusunun ancak yüzde dördünü istihdam garantili okullarda okutabileceklermiş. Peki diğerleri, iktidarın istihdam politikaları yüzünden işsizlik hızla artarken zorunlu eğitimi bitiren gençlerin %96 lık bölümünün çoğu ya istihdam şansı olmayan üniversitelere gidecek ya da sokağa terk edilecek.

Meslek liselerindeki donanım döner sermaye kapsamında dışarıya üretim amaçlı kullanılmış ve son dönemde yaklaşık 200 milyonluk gelir elde edilmiş. Meslek liselerine yapılan yatırım yanında bu o kadar küçük bir rakam ki, bununla bazı bölümlerde sadece bir meslek lisesinin bir atölyesinin donanımını bile satın alamazsınız. Yani 800 okulda döner sermaye kapsamında üretim yapılıyor diyerek aktardıkları reklamların da karşılığı yok. Devlet meslek liselerindeki milyar dolarlık donanımı kullanarak öğrenci başına ortalama aylık 12 lira kazanacak kadar döner sermaye işletmeciliği yapıyor. Bir ayda öğrencinin döner sermayeden kazandığı onun bir günlük cep harçlığını bile karşılamıyor.

Sınavla öğrenci alan Anadolu meslek ve teknik liselerinin bazı bölümlerini hariç tutarsanız meslek liselerinin birçok bölümü amaçsız öğrencilerin doldurulduğu okullara dönüşüyor. Alanda mesleki deneyim için konulmuş stajların çoğu kâğıt üzerinde öğrenciler alanlarıyla ilgili yer bulmakta zorlanıyor, bazıları farklı alanlarda staj yapmak zorunda kalıyor, bazıları ise hiç devam etmeden imza ile geçiştiriliyor ve oynan bu tiyatroya tüm taraflar alet oluyor.

Teknolojik gelişmelerin çok hızlı olduğu günümüzde mesleki eğitimin donanımı aynı hızda yenilenemiyor, bakanlık eğitimleri güncele göre yeniden düzenleyemiyor. Bu yüzden öğretmenlerin birçoğu piyasanın ihtiyaçlarından uzaklaşıyor, öğrenciler güncel ihtiyaçlara göre yetiştirilemiyor. Bugünün ihtiyaçlarına göre yetişmiş olanlar da akademik yetersizliklerden dolayı ilerleyen günlerde değişime ayak uydurmakta zorlanıyor. Mesleki eğitim kurumları ülke insan kaynağını yetiştirme ve desteklemede yetersiz kalınca bu okulların mezunları iş piyasasında tutunamıyor.

17 yıldan beri iktidarda olan bir partinin mesleki eğitim genel müdürü ise bugüne kadar;

-Mesleki eğitimin kalitesini artıramadıklarını,

-İstihdamla bağlantısını kuramadıklarını,

-Beşeri ve fiziki alt yapısını güncel ihtiyaçlara göre yenileyemediklerini,

-Özel sektör-sendikalar-üniversiteler-sivil toplum kuruluşlarıyla gerekli işbirliğini kuramadıklarını

-Kendi iktidarları döneminde uzun yıllar mesleki eğitimin önündeki katsayı engelini kaldıramadıklarını itiraf ediyor.

AKP ÖZEL OKULCULARIN MESLEKİ EĞİTİME İLGİSİNİ ARTIRAMIYOR

Mesleki eğitim hakkında oluşmuş olumsuz kanaatlerden dolayı özel okulcular bir iki alan dışında mesleki eğitime ilgi duymuyor, birçok özel okulcunun akademik lise bünyesinde meslek lisesinin bazı bölümleri için bir iki sınıfı ayırmakla yetindiği, kurucuların özel teşviklere rağmen özel meslek lisesine ilgi duymadığı görülüyor. Genel ortaöğretimde iktidarın devlet liselerini kademeli olarak azaltması sonucu özel liselerin öğrenci oranı %28 e kadar (genelde onda birlere kadar) yükseldi, hâlbuki özel meslek liselerinde bu oran %6 ya kadar düşüyor. İktidar serbest bölgelerde kurulanlara özel avantajlar sağlıyor, bazı partililer bu avantajlardan yararlanıp bu bölgelerde okullar açıyor ancak diğerlerine bu imkân pek tanınmıyor.

Bazı büyük kuruluşlar meslek lisesi açarak kendine eleman yetiştirmek istiyor, yeterli teşvikler olmadığı için mali gücü olan çok az sayıda kuruluş bu tür okul açmaya ilgi duyuyor. Okulların maliyetinin yüksek olmasından dolayı işletmeler kendileri okul açma yerine devletin açtığı okullara kendi fabrika ve laboratuarlarını kullandırmayı tercih ediyor. Herkesin sorumluluktan kaçıp suçu başkasına atması sonucu, devlet özel sektör ortaklığında yürütülen faaliyetler verimsiz hale geliyor.

AKP iktidarı devletin tüm imkân ve fırsatlarını sadece yandaşlarla bölüşmek istiyor, bu yüzden özel kuruluşların gelişmesine fırsat sunacak yeni düzenlemelerden partililer dışındakiler eşit oranda yararlanamıyor. Ülkede açılmış tek özel meslek lisesi zincirini eski AKP milletvekillerinden biri işletiyor. Organize sanayi bölgelerindeki okullara verilen fırsatlardan onlar yararlanıyor. Teknoparklardaki vergi muafiyetleri sadece parti yandaşlarına sunuluyor, sıradan bir işletmeci bu imkânlardan eşit oranda yararlanamıyor.

AKP iktidarı mesleki eğitimde tüm külfeti başkalarının üzerine yıkarken komünist rejimlerdeki gibi bu alanda devletin sunduğu imkânlardan sadece partililerin yararlanacağı yollar geliştiriyor.

MESLEKİ EĞİTİM TAKINTILARI YÜKSEK ÖĞRETİMİ DE OLUMSUZ ETKİLİYOR

Liseyi bitiren çocuklarının bir mesleğe atılmasını ve kendilerini yükten kurtarmasını isteyen dar gelirli ailelere iktidarın öğrencilerin erken yaşta bir mesleği seçmesi konusundaki teklifi sıcak geliyor, hâlbuki bu politika birkaç yönden problemli ve ülkenin geleceği açısından ciddi sıkıntılara gebe.

Birincisi mesleki eğitimi seçenler ortaöğretimde yeterli akademik eğitimi alamadıkları için yüksek düşünme becerileri gerektiren alanlarda ve yüksek öğretimde başarılı olamıyor. Bu durum ileride ülke gençliğinin %70 lik kısmının devlet eliyle yüksek düşünme becerisi gerektiren alandan uzak tutulması anlamına geliyor.

Bir diğer problem, el becerisi gerektiren meslekler daha çok düşük beklentiye sahip insanları hayata hazırlamak için kullanılıyor, iktidar ülke gençlerinin önemli bir bölümünü devlet eliyle beklentilerini düşürmeye onları beden gücü gerektiren çoğu itibarıyla sağlıklı olmayan ortamlarda çalışmaya zorluyor. Bu yola gençlerin hedeflerini yükseltmek için proje geliştireceğine, onları hedeflerini düşürmeye ve daha azla yetinmeye zorluyor.

Gelişmiş ülkeler mesleki olgunluğun çok sonra ortaya çıktığını düşünerek meslek seçimini daha ileri yaşlara kaydırmaya çalışıyorlar, bizde ise iktidar ilkokul çağındaki çocukların çıraklıktan itibaren meslek seçmesinin yolunu açıyor. Mevzuatta erken yaşta mesleği seçenlerin önlerindeki tüm barajları kaldırdıklarını ileri sürseler de bu gerçeği tam yansıtmıyor. Çünkü mevzuat açısından engel olmasa bile gerçekte mesleki eğitime yönelmişler için okuma, okuduğunu anlama, problem çözme gibi yüksek öğretime devamını engelleyecek onlarca baraj bulunuyor.

Ülke gençliğini yüksek öğretime daha iyi şartlarda hazırlayacaklarına, onları düşük iş gücü alanlarında görmek istiyorlar,  bu yüzden farklı barajlar koyarak vatandaşların bir bölümünü yukarı tırmanmasını ve eğitim fırsatlarından eşit yararlanmasını engellemeye çalışıyorlar. Her yere üniversite açıp her öğrenciye üniversite fırsatları sunduklarının reklamını yapıyorlar, ancak üniversite eğitimine yeterince hazır olmayan öğrencileri istihdam imkânı olmayan başarısız olacağı alanlara kayda zorluyorlar.   

Kontenjan doldurmak için her öğrenciyi almak zorunda kalan üniversiteler, özellikle meslek liselerinden gelen öğrencilerin noksanlarını tamamlamak için ilk yıl lise eğitimi vermek zorunda kalıyor. Akademik yetersizliği olan öğrencilerin sayısı çok yüksek bu yüzden üniversitelerde sağlıklı akademik eğitim yapılamıyor. Bundan hem üniversitelerde görev yapan akademisyenler hem de öğrenciler etkileniyor. Bunları çoğaltmak mümkün...

YANDAŞ SENDİKA DA İKTİDARIN MESLEKİ EĞİTİM YAKLAŞIMINDAN RAHATSIZ

İktidar sendikası Eğitim bir sen’in mesleki eğitimle ilgili olarak geçtiğimiz günlerde yayınladığı rapora baktığınızda bu kurumlardaki yetersizliklerin neler olduğunu daha açık görüyorsunuz.   

Sendika kendi iktidarından mesleki eğitimde okuyan öğrencilere;

-İleri düzeyde okuryazarlık,

-İletişim becerileri,

-Yabancı dil,

-Analitik düşünme becerileri kazandırmasını istiyor.

Bu yapılamadığı için gençlerin meslekleriyle ilgili gelişmelere ayak uydurmakta zorlandıklarını anlatıyor.  Israrla mesleki eğitim veren okullarda akademik eğitim yetersizliklerin doğurduğu sonuçları aktarıyor.

Meslek okullarında akademik derslerin yoğun olduğu 9. Sınıfta;

-Sınıfta kalma oranları ile,

-Okul terk oranlarının yüksek olduğuna vurgu yapıyor.

Bu tespitler mesleki eğitimdeki öğrencilerin çoğunun akademik derslere ilgisizliğinin en önemli göstergesi. İktidar partisi yıllardan beri bu okulların ihtiyacına dönük adımlar atmadığı için okul terklerini önleyemiyor. İlgisizlik öğrencilerde isteksizliğe dönüşüyor ve bu okul grubunda okul bitirme oranları düşerken iktidar seyretmekle yetiniyor.  Meslek liseleri hakkında yapılan akademik çalışmalarda bu okulların sorunlarının her geçen gün büyüdüğüne yer veriliyor.

MESLEK LİSELERİNİN SORUNLARIYLA İLGİLİ YAPILAN AKADEMİK ÇALIŞMALARDA

Son yıllarda meslek okullarının sorunlarıyla ilgili olarak yapılan akademik çalışmalar okulların çok ciddi problemlerinin olduğunu, AKP iktidarının 17 yıldan beri bu sorunların çözümü için gerekli adımı atmadığını gösteriyor.

Okul donanımlarının verimli kullanılmadığı, sanayi işbirliğinin yetersiz olduğu, okulların ders saati dışında yöre halkının hizmetine sunulamadığı, öğretmen ve öğrencilerde okulların başarısız öğrencilerin toplandığı yerler olduğu yönündeki olumsuz kanatın giderek yaygınlaştığı,  birçok bölümün istihdam şansı olmadığı için okullardaki eğitime ilgi uyaracak bir ortamın oluşturulamadığı tespitleri yapılıyor.

İktidar partisinin kendi alanlarındaki pozitif ayrıcalıkları kaldırması sonucu meslek liselerinin önü giderek daha fazla tıkanıyor. İmam hatip okullarının geliştirilmesi için tüm bakanlık seferber olmuş mevzuattan bina imkânlarına varıncaya kadar gerekli düzenlemeler anında yapılıyor. Hâlbuki meslek liseleriyle ilgili gerekli adımlar zamanında atılmıyor, iktidar patisi mesleki eğitimde politik reklamlarla yetiniyor.  Meslek liselerine akademik başarısı yüksek öğrencilerin tercih edeceği ortam oluşturulamadığı için okullar başarısızlığa itiliyor. Bazı bölümler öğrenci bulamazken bazılarına ilgi olmasına rağmen iktidar bu bölümleri geliştirmek için gerekli çabayı göstermiyor.

Meslek okullarında genellikle;

-Gelecekle ilgili beklentileri kaybolmuş,

-Düşük profilli,

-Disiplinsiz öğrenciler toplanıyor.

-Öğretmenlerde mesleki olarak tükenmişlik hissi yayılıyor.

-Okullar düşük kalitede eğitimin verildiği,

-Üniversite giriş yolu kapalı,

-Düşük statülü yerlere dönüşüyor.

Bu yüzden birçok bölümde öğrenci sayısı hızla düşüyor.

İktidar her fırsatta;

-Meslek lisesi memleket meselesi sloganı attığı halde

-17 yıldan beri meslek liseleri hakkındaki olumsuz kanaati değiştirecek bir kayda değer bir düzenleme yapmadığı ortaya çıkıyor.

Meslek okulları ve bölümler tamamen siyasi gerekçelerle ihtiyaç analizleri yapılmadan açılmakta, gelişen teknolojiyi takip edecek bir mekanizma kurulmadığı için kısa sürede işlevsiz hale gelmektedir. Okulların planlamaları merkezden yapıldığı için yerel ve güncel ihtiyaçları takip edilmemekte, gerekli malzemeler zamanında temin edilemediğinden problemlerin çözümü uzamaktadır.

İktidar partisi her alanda yaptığı gibi mesleki eğitimde de mesleki başarı yerine siyasi ve ideolojik tercihlerini öne çıkarmış, tamamen siyasi kaygılarla o beldede istihdam alanı olmayan bölümler açılmış,  Tematik meslek lise gibi yeni okullara mesleki deneyimine bakılmadan partili yönetici ve öğretmenler atanmıştır. Ülkede meslek standartları oturmadığı, birçok meslekte belge olmadan mesleği sürdürme fırsatı verildiği, AKP nin iş fırsatlarını paylaştırmada yandaşları tercih ettiği için, bazı mesleklerde parti yandaşı olmayanların mesleği sürdürme şansı kaybolmaktadır.

Beldede yeterli işyeri olmadığı için staj imkânı bulamayan meslek lisesi mezunları deneyimsiz olarak mesleğe başlamaktadır. Mevcut işyerleri özellikle KOBİ ler mezunları ucuz hatta vasıfsız işgücü olarak görmekte, öğrencilerin bu okulları tercih edeceği avantajlar her geçen gün artacağına azalmaktadır.   Ticaret-sanayi ve esnaf odalarının okullarla ilişkileri kâğıt üzerindedir, başarı düzeyi düşük öğrenciler iş yeri sahiplerini tatmin etmediğinden okulların kazandırdığı ek bir avantaj yoktur.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ