"İYİ Parti ve Akşener, MHP’nin yerini almaya mı hazırlanıyor?"

"Batı ile her türlü finansal işbirliğine kapalı Devlet Bahçeli ve MHP’nin yerine Meral Akşener ve İYİ Parti’yi konumlandırma çabaları seziliyor."
Gazeteci Ergun Babahan'ın Ahval'de yayınlanan analizi şöyle;

Türkiye her şeyin mümkün olduğu bir ülke. Hiçbir şeyin şaşırtmayacağı, “Bu kadarı da olmaz” diyemeyeceğiniz bir yer. Bugün bir yerde olanın hızla mekan değiştirip tam karşıya geçebildiği, toplumun da bunu doğal karşıladığı bir coğrafya. Erbakan ve Refah Partisi’ni en büyük düşman edip sonra onunla ortak koalisyon kuran Tansu Çiller’i hatırlayın mesela…

Şimdi o kadrodan Meral Akşener benzer bir tutum içinde, en azından burjuvazi diyebileceğimiz kesim onu bu role zorluyor. Batı ile her türlü finansal işbirliğine kapalı Devlet Bahçeli ve MHP’nin yerine Meral Akşener ve İYİ Parti’yi konumlandırma çabaları seziliyor.


İlk hamle, Meral Akşener’in Habertürk’teki 'Teke Tek' programına konuk olmasıyla geldi. Akşener’in bu programa çıkıp açıklamalar yapması MHP yönetiminde büyük rahatsızlık yarattı. Programın sunucusu Fatih Altaylı, eleştiri değil de hakaret yağmuruna tutuldu. MHP yönetimi bir şeyin gelmekte olduğunu sezmişti.

Ardından böyle bir oyuna gelmemesi için Saray’a sosyal medya üzerinden açık mesaj verildi. MHP’in hedefinin tek başına iktidar olduğu iddiası ortaya atılıverdi birden. Bahçeli bir süre bekleyip, belki de belli güvenceler aldıktan sonra, AKP-MHP koalisyonuna olan güvenini vurguladı. Mesajında Hazine Bakanı Berat Albayrak’a övgü yağdırdı.

Bahçeli’nin mesajındaki en açık kısım ise IMF veya Batılı finans kurumlarıyla herhangi bir anlaşmaya karşı kesin tutumuydu. Bahçeli’nin bu tavrı, zaten IMF ile anlaşmaya sıcak bakmayan Erdoğan’ın hareket alanını daraltıyor. Oysa, IMF’nin bugün Türkiye’nin 2001’de imzaladığı türden stand-by anlaşmalarından farklı olarak sunduğu hızlı programları var. Bunların koşulları çok yumuşak. Mahfi Eğilmez bu nedenle bunu sık sık gündeme getiriyor. Ama Bahçeli freni bu yolu da kapatıyor.

Oysa Erdoğan koronavirüs nedeniyle içinde bulunan durumun zorluğunu anlatıp tüm dünyanın benzer sıkıntılardan geçtiğini belirterek buna yaklaşabilir. Sonuç itibariyle, serbest piyasaya kendi kontrolunda olmak üzere olsa da sıcak bakan biri.

Şu anda Türkiye’nin yandaş ve yandaş olmayan tüm sermayesi Ankara’da içinde bulunulan derin krize çare bulmak için muhtemelen kapı aşındırıyor. Erdoğan “bana ne” deyip geçemez çünkü işsizlik zaten rekor kırıyor.

Aktörler değişse de, büyük sermayenin tek derdi var paçayı kurtarmak. Eskiden hükümet kurup devirirlerdi, şimdi de ortak yenileme çabası içinde gibiler. Batı ile her türlü işbirliğine karşı Bahçeli’nin dışlanıp yerini piyasaya ve Batı ile ekonomik işbirliğine daha sıcak bakan Akşener’in alması arzulanıyor olabilir.

Akşener’in kendi kendisine kurduğu demokrasi masasına yoldan geçeni bile alırken en az yüzde 11 oy oranına sahip HDP’yi tamamen dışlaması, HDP’yi PKK’nin devamı gibi sunması ve son olarak da eşcinselleri hedef haline getiren Diyanet İşleri Başkanı’na AKP kadar sahip çıkarken Ankara Barosu’nu had bildirmesi bu zemin hazırlığının parçası gibi görünüyor.

Erdoğan ekonomideki karanlık tablonun farkında ve buradan çıkışın Batı’nın sağlayacağı finans desteği olduğunu görüyor. MHP ile ittifak oldukça bunu yapması zor. Almanya Başbakanı Merkel ile her gün telefonlaşsa da zor, Trump Türkiye’ye övgü yağdırsa da zor…

Yakın işadamlarının piyasadaki durumu çekinerek de olsa kendisine ilettiğini tahmin edebiliriz. Erdoğan’ın olmasa da iş aleminin kafasında ortağı yenileme fikri var, bunun altyapısını hazırlama çabasında gibi. Artık Almanya’da matbaa açılışları ve Rodos buluşmaları kalmadığı için oyunu Saray’ın bilgisi ve onayı dahilinde oynamak zorundalar elbette, Saray’a rağmen değil…

Böyle bir gelişme, Batı’nın hoşuna gidecek ve reform diye pazarlanacak bir hamle ile süslenebilir. Batı kamuoyunun bildiği ve yakından takip ettiği isimler serbest kalır, tam demokrasi sözü verilir ve finansal kaynak sağlanması için yol açılır. Kolay değil ama Bahçeli ve MHP’nin tavrı kadar, Akşener’in söylemi de insanın aklına bu şüpheyi getiriyor. Yaşayıp göreceğiz...

Kaynak: Ahval Türkçe
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ