İsmail S. Gülümser yazdı: Canlı bombalar ve psikolojik ortamları

"Hak arama iddiası arkasına saklanıp basit bahanelerle bulunduğu toplumları tahrik eden yöneticiler de istemeseler bile şiddet ve terör eylemlerine davetiye çıkarırlar, bazen küçük bir olay kıvılcım gibi büyük yangınlara yol açar."


İsmail S. Gülümser / Aktif Haber

Son günlerde dünyanın bazı yerlerinde özellikle ibadet yerlerine karşı yapılan saldırılar var, sonrasında yetkililerin çoğu sağduyuya davet eden açıklamalar yaparken bazılarının ki adeta saldırganların ve eğer varsa arkalarındaki güçlerin ekmeğine yağ sürecek cinsten. Yıkıcı sonuçlardan ve onların etkisiyle ortaya çıkabilecek yanlış anlayışlardan uzak durmanın yolu olayları sağlıklı değerlendirip hissilikten uzak olumlu kalıcı adımlar atmaktan geçiyor.

 
Fethullah Gülen hoca efendi olaylar sonrası basına yaptığı açıklamalarda hak iddiası arkasına saklanarak işlenen vahşi cinayetlerin hiçbir dini değere dayandırılamayacağını açıkladığı gibi, hafta içinde yayınlanan yazısında da bu cinayetlerin arkasında yatan psikolojiyi değerlendiriyor. 
  
Her dönemin kendine göre öne çıkan ihtiyaç ve gerekleri var, eğer gelişen olayları doğru okuyamaz o zaman diliminde üzerinize düşen sorumlulukları yerine getiremezseniz ne kadar olumlu iş yaparsanız yapın o günün ihtiyaç ve beklentilerine cevap vermekte zorlanacağınız için istenen sonucu elde edemezsiniz.
 
Faaliyet içinde olduğunuz geçiminizi sağlamak için çalıştığınız alanlarda sorumluluklarınız olduğu gibi, yaşadığınız dönem, içinde bulunduğunuz ortam da sizden bazı şeyler bekliyor. Çevrenizdeki olaylara bütüncül gözle bakamazsanız, bazen iş yoğunlunda kendinizi kaybedebilir,  detaylar içinde boğulabilir, günün gereklerine uygun görevlerinizi gözden kaçırabilirsiniz.
 
Günümüzde uzun vadeli başarılı sonuçlar elde etmenin yolu günün gelişmelerini yakından takip etmek insanların güncel ihtiyaç ve beklentilerine uygun çalışmalar yapmaktan geçiyor. Bunu yapabilmek için yaratılışınıza konulmuş istidat ve kabiliyetler iyi bilinmeli, içinde bulunduğunuz ortamın gerekleri doğru tespit edilmeli, davranışlarınız bütününü kuşatacak şeklide geliştirilmeli ki genel ortalamanın gerisinde kalınmasın.
 
Etrafındaki olayları doğru değerlendiren biri inandığı değerleri yaşadıklarına göre yeniden yorumlayarak mevcut duruma uygun tavır geliştirmeyi hedefler. Etik ve ahlaki değerlere ağırlık verdiği kadar yeryüzünde geçerli tabiat kanunlarına varlıklar arasındaki münasebetlere birlikte bakarak daha sağlıklı sonuçlar çıkarmaya çalışır. Bunu yapamayan yeryüzünde geçeri kanun ve kuralları göz ardı edenler doğru değerlendirme şansını kaybeder, olayların gerisinde kalır, hem kendine hem de çevresindeki olaylara yön vermekte zorlanır, hadiselerin çarkları arasında kaybolmaktan sistem dışına itilmekten kendini kurtaramaz.
 
Günün gelişmelerini iyi öğrenmiş biri bunları kendi değerlerine göre yeniden gözden geçirebilir, ilahi mesajları ve geçerli tabii kuralları birlikte yorumlayabilir. Bu yüzden insan yaşadığı dönemin gelişmelerine vakıf olmalı, onların perde arkasındaki detayları öğrenmeye çalışmalıdır. Böylece

-Bir yandan bilimsel çalışmalarla kendi değerleri arasında bağlantılar kurmalı.

-Bir yandan da içinde yaşadığı kültür-medeniyet ortamını sosyal olayları sürekli değerlendirip her birinden istifade edeceği yeni alanlar bulmalı yeni yol haritaları belirlemeli.

-Her alanda birden başarılı olmak ve hepsini birden yorumlamak kolay değildir.

-Ancak olayların zamanında değerlendirilmesi ve yeni analiz ve sentezlere gidilmesi değişimlere ayak uydurmayı kolaylaştırır. 

-Yaşadığı dönemi sağlıklı değerlendiremeyen bir düşünce sisteminin günümüzde insanlığın problemlerine çözümler üretmesi mümkün değildir.

-Bu ayakları ihmal edenler başkalarının fikri esaretinden kendini kurtaramaz.
 

İnsanın önem verdiği değerler için çaba sarf etmesi alkışlanacak bir davranıştır. Ancak günün gelişmelerine ayak uyduramamış birilerinin yorum hatalarıyla yapacağı davranışlar tam tersi sonuçlar verir. Sağlıklı değerlendirme şansını kaybedenlerin atacakları adımlar fayda yerine zarar getirir. 
 
Silah tüccarlarının yeni geliştirdikleri silahları insanlar üzerinde denemekten kaçınmadığı günümüzde olayların gerisinde kalmış olanlar sağlıklı değerlendirme çevresindeki olaylara yön verme fırsatını kaçırabilirler. Böyleleri tutarsız davranışlarıyla çok büyük problemlere yol açabilir, bazı bölgelerde mağduriyetlere karşı şiddet kullanarak hak aramaya kalkabilir, kolayca silahla sonuç almada terör ve şiddet olaylarında kullanılabilirler.
 
Hak arama iddiası arkasına saklanıp basit bahanelerle bulunduğu toplumları tahrik eden yöneticiler de istemeseler bile şiddet ve terör eylemlerine davetiye çıkarırlar, bazen küçük bir olay kıvılcım gibi büyük yangınlara yol açar. Onların hazırladığı hissi ortamı istihbarat servisler çok kolay kullanabilir, özellikle maddi zaaflarının esiri kendi vatandaşlarını oluşturdukları hissi ortamla gizli servislerin oyuncağı haline getirirler. İnandıkları değerleri savunacağız, hak arayacağız derken yaptıkları yanlışlar yüzünden masum insanlar zarar görür haksız duruma düşer, savundukları değerlere zarar verirler.
 
Bazıları fikri yoldan mücadele edemediği kimselerin tüm kutsal değerlerine düşman hale gelir, canlı bomba olur ibadet yerlerine saldırır, masum insanların canına kıymaktan kaçınmaz, hiçbir dinin tasvip etmeyeceği cinayetler işler. Yaptığı insanlık dışı vahşetle inandığı değerleri ayaklar altına alır, en insani bir düşünce sistemini canavarlığı teşvik eden bir anlayış gibi gösterir.
 
Dini değerler diğerlerinin kutsal yerlerine saldırmayı değil saygıyı emreder, başta İslam olmak üzere hiçbir semavi din yakıp yıkarak sonuç almayı öğütlemez, inandığı değerler adına cinayetlere bulaşanların yaptıkları insanlık dışı davranış için dayanak göstermeleri mümkün değildir.
 
Din adına vahşet işleyenlerin yaptıkları eylemler hem İslam peygamberinin hayatında hem de dinin en hassas düzeyde yaşandığı 4 büyük halife dönemindeki yöntemlerle asla izah edilemez. Onlar dinin mensuplarına çok büyük zulüm ve haksızlıkların yapıldığı dönemlerde bile masum insanlara zarar verecek en küçük bir şiddete onay vermemiştir.
 
Hz Ömer Mescidi Aksa da namaz kılabileceğini söyleyen rahiplerin teklifine “ben burada namaz kılarsam ileride sizin ibadet yerinizi elinizden alırlar camiye çevirmeye gerekçe olarak kullanırlar” diyerek karşı çıkmıştır. Hz Ömer’in bu davranışı diğer dinlerin ibadet yerlerinin korunması konusundaki hassasiyetin ve saygının en büyük göstergesidir.
 
canlıDiğer din mensuplarına ait ibadet yerlerinin bugüne kadar faaliyetlerini sürdürmesi bunun en büyük delilidir.
 
Efendimizin, Hz Ömer’in ve diğer din büyüklerinin arkasından gittiğini söyleyen bazı dar görüşlü insanların hak arama gerekçesi arkasına saklanıp başkalarına ait değerlere saldırmasının inandıkları değerlerle izahı mümkün değildir. Gözü dönmüş canilerle kimse hak arayamaz. 
 
Radikal terör örgütlerinin iddia ettikleri gibi istiklal mücadelesi ya da değişik coğrafyalardaki zulümlere karşı hak arama iddiasıyla yaptıkları şiddet eylemlerinin inandıklarını iddia ettikleri değerlerde karşılığı yoktur. Din adına işledikleri cinayetlerin kendi din mensuplarına hiçbir yararı olmadığı gibi onların inançlarını yaşamalarına engel olmaya başlamıştır. Dinin kabul etmediği yöntemlerle düşmanlık hislerine mağlup bazı insanların işlediği cinayetler muhataplarını da benzerleri karşılık vermeye teşvik eder, nitekim bombalanan kilise mensuplarından bazıları camileri protesto etmesi cami cemaatlerini tedirgin etmektedir.
 
Şiddeti yöntem olarak benimseyenler gelecek nesillere kin-nefret ve intikam hissi aşılar, bu hislerle yetişen nesiller sağlıklı düşünemez, onlar hem günün şartlarını hem kendi değerlerini doğru değerlendiremezler. Yaptıkları hatalarla düşmanlıkları artırırlar, işledikleri cinayetler yüzünden dini değerler hakkında olumsuz düşünceler yaygınlaşır, herkesin demokrasinin nimetlerinden yararlandığı yerlerde bile kuşkular artar ve eşit vatandaşlık hakları engellenebilir.
 
Dini değerler insanlığın birbiriyle çatışması için değil, birbiriyle uzlaşıp huzur içinde yaşamasını sağlamak için gelmiştir. Dini değerleri geçmişe ve günümüze bakan yönüyle doğru değerlendirme onları korumaya çalışma onu lekeleyecek hatalardan kaçınmayla olur. Bu değerlerin doğru yorumlandığı ve ahlaki prensiplere sadık kalındığı dönemlerde toplumlar barış içinde yaşamış, uzaklaşıldığı dönemlerde ise kolayca birbirine kırdırılmıştır. 
 
Eğer zamanı doğru okumak istiyorsak yaptığımız her davranışın başkaları tarafından nasıl anlaşılabileceğini de hesaba katmak zorundayız. İnandığı değerlerin başkaları tarafından anlayışla karşılanmasını isteyenlerin tüm çabaları insanları sevgi etrafında bir araya getirmek olmalıdır. Onlar dini değerlerin şiddet önermediğini her yerde anlatmalı kavga yerine sulh yolunu seçmelidir ki dünyada huzur ve sevgi çemberi genişlesin.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ