İslamcılar iflaslarını itiraf ettiler

Geriye binlerce ölüm, harap şehirler, yetimler ve yok olan tarih kaldı
Halep’ten cihatçıların temizlenmesi ve sonrasında gelen büyükelçi suikastının ardından Rusya ile Suriye konusunda masaya oturmak zorunda kalan AKP hükümeti “Moskova deklarasyonu” ile adeta savaşın başladığı noktaya geri döndü. Suriye’deki rejimi devirmek adına yıllardır her türlü yola başvuran, radikal İslamcı cihatçıları destekleyen yeni Osmanlıcılar bir anda “Suriye’nin çok dinli, çok etnik gruplu, mezhepçi olmayan, demokratik ve seküler karakterini tanıyacaklarını” kabul etmeye başladılar.

Hükümetin “U dönüşü”nü yandaşlar da takip etti. Rusya Büyükelçisi’nin öldürülmesinin ardından geçmişte Rus uçağının düşürülmesini ateşli bir şekilde savunan, Suriye’ye girilmesi çağrısında bulunan, Halep’te cihatçıların temizlenmesinin ardından Rusya ve İran Büyükelçiliklerinin önüne protesto çağrısı yapan isimler çark etti.

En dikkat çeken isimler ise cihatçılara verdiği destekle bilinen gazeteci Fatih Tezcan ile hükümetin yılmaz savunucusu Rasim ozan Kütahyalı oldu. Tezcan sosyal medya üzerinden ‘özeleştiri’ yaptı. Tezcan, Rus uçağının düşürülmesinden sonra “Yeniden Osmanlı dedik millet yüzde 49.5 verdi. Rus uçağı düşürüyoruz. Yeniden Osmanlı olsak millet yüzde 70 verse Tel Aviv üstünde zeplinle gezeriz” diye tweet atmıştı. Elçinin öldürülmesinden sonra şunu yazdı: “Rus uçağını kim vurduysa Rus Büyükelçiyi de o vurdurmuştur.” Tezcan’ın bu çark edişi çok konuşuldu. Tezcan daha sonra “Müstehak bize. Neden müstehak, o da şimdilik bize kalsın. Dersimizi aldık. Eyvallah” diye yazdı.


Davutoğlu’na yüklendi
Sabah yazarı Rasim Ozan Kütahyalı da "F..Ö Rus Büyükelçiyi öldürdü. Tıpkı geçen yıl Rus uçağını indirdiği gibi. Aynı hain operasyonun başka bir yüzünü yaşadık. Neyse ki bu sefer 'Rus Büyükelçisi'nin indirilme talimatını ben verdim' diyecek sorumsuzlukta ve güç kompleksinde bir yönetici yok Türkiye'de" görüşünü savundu. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Rus uçağının düşürülmesine ilişkin olarak, "Gerekli talimatları Genelkurmay'a bizzat tarafımdan verilmiştir" demişti.

Geriye enkaz kaldı
Hükümet ve İslamcılar çark etse de olan Suriye ve Türkiye’ye oldu. Suriye’ye rejim ihraç etme sevdasından geriye enkaz kaldı.

1) Suriye parçalara ayrıldı. Batılı ülkeler ile taşeronlarının etnik ve mezhepsel kışkırtmaları sonucu Mart 2011'de başlayan iç savaş sonucu ülkede IŞİD gibi radikal İslamcı örgütler türedi. Savaşta yüzbinlerce insan hayatını kaybetti.

2) Milyonlarca Suriyeli yurtlarını terk ederek mülteci konumuna düştü. ‘Ilımlısı’ndan radikaline Selefi anlayış, kendine benzemeyen ne varsa imha etti.

3) Şiddet sadece Suriye ile sınırlı kalmadı. Cihatçılar dünyayı da kana buladı. Avrupa’da da katliamlar gerçekleştirildi. Yüzlerce insan bu saldırılarda yaşamını yitirdi.

4) Suriye savaşı Türkiye’yi de vurdu. Sınırı aşıp gelen cihatçılar, şehirlerde bombalar patlatarak ölüm saçtı.

5) Suriye, Kürt sorununa da başka bir boyut kazandırdı. Müzakerelerin olumsuz sonuçlanmasının bir nedeni de, savaşın yarattığı ‘fırsatlardı’. Çözümsüzlük nedeniyle şiddet doruğa tırmandı.

6) Ülke fiili olarak savaşın içine sürüklendi. TSK’nın başlttığı Fırat Kalkanı Harekâtı’nda, bugüne kadar 25 asker yaşamını yitirdi, onlarcası da yaralandı. 

7) Suriye üzerinden ekilen düşmanlık tohumlarının yol açtığı mezhepçilik ve etnik boğazlaşma tehlikesi Türkiye ile bölgenin en büyük sorunu oldu.
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ