Hekimoğlu: Tank Palet’in devrini protesto ederken niye ‘milletin ferasetine’ güvenmiyorlar?

31 Mart yerel seçimlerinde yüksek oranda oy alan HDP’li Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediye eşbaşkanlarının görevden alınarak yerlerine valilerin kayyım olarak atanmasının yankıları sürüyor.



CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kayyım atamalarına ilişkin “Bu tür olaylar yaşanınca sokağa çıkmak, protesto etmek gibi durumları doğru bulmuyoruz. Biz milletin ferasetine güveniyoruz” şeklindeki açıklaması ise tepki topluyor. 


Artı Gerçek yazarı İnci Hekimoğlu bugünkü yazısında HDP’li belediyelere neden kayyım atandığını irdelerken, Kılıçdaroğlu’nun “sokağa çıkmayı doğru bulmuyoruz” sözlerine ise “Adalet Yürüyüşü’nü niye yaptınız o zaman, diye sormazlar mı? Tank Palet Fabrikası'nın ASFAT’a devrini, yüzlerce vatandaşa öncülük ederek Sakarya’da protesto ederken, Demokrasi Meydanı’nda oturma eylemi yaparken ‘milletin ferasetine’ niye güvenmiyorlar acaba?” diye yanıt veriyor.

Hekimoğlu, kayyım atamalarına “Yetki, yargı kararı, hukuk, demokrasi standardı” gibi kavramlara atıf yaparak yapılan kınamaları eleştiriyor ve “abesle iştigal” olarak nitelendiriyor. Erdoğan rejiminin uzun zamandır meşruiyet arayışında olmadığını söyleyen Hekimoğlu, “Dolayısıyla hukuka, yargı kararına falan ihtiyaç duymuyor.

Seçim sonrası yayılan kaynağı belirsiz ‘barış iklimi’ senaryosunda umut bulanların rejimin niteliğini kabullenmekte zorlandıklarını düşünüyorum. Çoktan rafa kaldırılmış kavramları kullanmak, varmış gibi davranmak yanılsamaya, amaç bu olmasa da algı çarpıtmaya yaramaktan başka işlev görmüyor. Rejimin gerçek niteliğini perdelemeye dE” diyor.

Kayyım atamalarına ilişkin neden HDP’den başlandığına yanıt veren Hekimoğlu, şunları söylüyor:

“HDP’ye yalnız Kürtler değil Türk demokratlar, solcular, sosyalistler de oy veriyor. Oy vermeyen seçmenlerin önemli bir kısmı da faşist blokun geriletilmesine verdiği katkı nedeniyle sempati duyuyor. İstanbul seçimlerinde, CHP, SP, İYİP gibi HDP’ye uzak kesimlerle sahada oluşan dayanışma, zorba bir rejim için tabii ki büyük tehlike.  

Yalnız HDP değil HDP’ye destek veren tüm kesimler, Doğu’dan Batı’ya demokrasi yanlıların tümü hedefte.

HDP, yıllar sonra 2015’de ilk kez AKP’yi tek başına iktidar olmaktan düşürdüğü gibi yerel seçimlerde de büyük şehirleri kaybetmesine neden olduğu için uzun zamandır menzilde.

 AKP’nin belediyelerini CHP’ye kazandırdığı için, diktatörlüğün önüne set çekerek demokrasiye katkı verdiği için HDP ‘dayak yiyor’.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun "Bu tür olaylar yaşanınca sokağa çıkmak, protesto etmek gibi durumları doğru bulmuyoruz. Biz milletin ferasetine güveniyoruz” sözlerine tepki gösteren Hekimoğlu, şöyle devam ediyor:

“Adalet Yürüyüşü’nü niye yaptınız o zaman, diye sormazlar mı?

Tank Palet Fabrikası'nın ASFAT’a devrini, yüzlerce vatandaşa öncülük ederek Sakarya’da protesto ederken, Demokrasi Meydanı’nda oturma eylemi yaparken “milletin ferasetine” niye güvenmiyorlar acaba?

Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘milletin’ en azından bir bölümünün “ferasetinden” bu kadar emin olmasına söylenecek çok söz var ama “Milletin iradesi yok sayılabiliyor ülkede. Artık demokrasinin son kırıntıları da ortadan kalktı" demesine rağmen, seçim yapılacağından, yapılsa da şimdiki seçim sistemini bile arar hale gelmeyeceğimizden emin olmasına ne desem ayıp kaçacak.

Kayyım politikası, seçimlerde ittifak yapan demokrasi güçleri ve Millet İttifakı bileşenleri için son test gibi görünüyor. Tabii CHP, İYİP ve SP’ye güvence verilmemişse, onlar da rejimin güvencelerine güvenmişlerse o başka.  

İktidar, CHP’nin pasifizminden emin olduğu için, moral üstünlüğünü yitirdiği, siyaseten yenilmiş olduğu koşulları bile lehine çevirmeye çalışıyor.

İktidar ortağı F...Ö’yle yaşadığı çatışma sonrası, düşmek üzere olduğu en sarsıntılı anda Yenikapı’da AKP’ye destek veren CHP, şimdi benzer koşullarda bir kez daha ‘erken seçim istemiyoruz’ diyerek, ‘sokağa çıkmayı, protesto etmeyi doğru bulmadığını’ söyleyerek AKP-MHP iktidarının elini rahatlatıyor.  

Çok sayıda milletvekilinin, gençlik örgütlerinin ve tabanının tepkisine rağmen ucube bir sistemin devamlılığını ‘devlet’ adına önceleyen CHP yönetimi için söylenecek pek fazla söz yok.

Ama gidişattan rahatsız olduğu bilinen CHP milletvekillerine, tarihi bir sorumluluk ile karşı karşıya oldukları hatırlatılabilir.

Bu hatırlatma HDP için, HDP’ye oy veren kitle için değil sadece. Millet İttifakı’na destek verenler, bu rejime karşı oy kullandı ve o oyların sorumluluğunu sadece genel başkanlar değil milletvekilleri de taşıyor. 

AKP milletvekillerine sık sık “tek adama göre değil vicdanınıza göre davranın” çağrısı yapan CHP’li vekillerin de rejime cesaret veren, demokrasinin askıya alınmasında rol üstlenen parti yönetimine biat etmeme seçeneği var.”

 
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ