Gazeteci Adem Yavuz Arslan yorumladı: Derin devlette çatışma büyüyor

Ukrayna’dan MİT operasyonu ile getirilen Nuri Gökhan Bozkır’ın ifadeleri sonrasında birçok isim tutuklandı. Tutuklananların Ergenekon operasyonunun ilgisi ne? İşte Gazeteci Adem Yavuz Arslan’ın yorumuyla derin devletteki çatışma…

Gazeteci Adem Yavuz Arslan, Necip Hablemitoğlu cinayeti dosyasında tutuklanan Nuri Gökhan Bozkır ve “itirafları”na dair çok önemli açıklamalar yaptı. Bozkır’ın “itirafları”yla Ergenekon davasının kilit ismi olan eski albay Levent Göktaş’ın da tutuklandığını belirten Arslan,  “Erdoğan ve müttefikleri bir plan yapmışlar, derin devletin bir ayağı diğer ayağını tasfiye ediyor” dedi.




DERİN DEVLETTE ÇATIŞMA BÜYÜYOR

Eski özel kuvvetler personeli Nuri Gökhan Bozkır’ın Ukrayna’dan getirilmesi sonrasında hayli ilginç gelişmeler yaşanıyor. T24'ten Asuman Aranca, günler süren sorgusundan sonra tutuklanan Bozkır’ın ifadesi olduğu iddia edilen bilgileri haberleştirdi. Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Adem Taşkaya da, Bozkır’ın ifadeleri sonrasında eski albay Levent Göktaş’ın ve eski özel kuvvetler görevlisi bir komutanın tutuklandığını açıkladı. Gazeteci Adem Yavuz Arslan, kendisine ait Youtube kanalında, “Derin devlette çatışma büyüyor” başlığı ile Nuri Gökhan Bozkır’ın “itirafları”na dair son derece önemli bilgi ve tespitlerin yer aldığı bir video yayınladı.

GÖKTAŞ, BOZKIR’IN ABİSİ GİBİDİR

Arslan, videosunda Levent Göktaş’ın Ergenekon soruşturmasının en kilit isimlerinden biri olduğunun altını çizdi. Askerlikten emekli olduktan sonra avukatlık yapmaya başlayan Göktaş’ın Ankara’daki ofisinde 62 adet DVD ve CD bulunmuş, bunlardan 51 no’lu DVD’de son derece önemli bilgi ve görüntülerin yer aldığı ortaya çıkmıştı. Göktaş’ın “AKP ve Cemaati Bitirme Planı” olarak kamuoyuna yansıyan “İrtica ile Mücadele Eylem Planı”nı hazırlayan Dursun Çiçek’le de yakın ilişkisi biliniyor.  Adem Yavuz Arslan,  Nuri Gökhan Bozkır ile Levent Göktaş’ın yakınlıklarına dair şunları söylüyor: “Levent Göktaş, Nuri Bozkır için adeta bir abidir. Nuri Bozkır, açtığı restoranın adını Levent’ten esinlenerek Leo koyan bir isim. Oğluna da Levent adını veriyor. Göktaş, en zor döneminde Sauna çetesi davasında Nuri Bozkır’ın avukatlığını yapan isim. Çok sevdiği bir komutanı, arkadaşı, avukatı.”  

İSMİ MİT MÜSTEŞARLIĞI İÇİN GEÇMİŞTİ

Arslan, Nuri Bozkır’ın Hablemitoğlu’nu öldüren tetikçiyi olay yerine götürme emrini Levent Göktaş’tan aldığı şeklindeki ifadesine dikkat çekerek, “Göktaş iddiası hayli ilginç, çünkü ismi bir dönem MİT Müsteşarlığı için geçmişti. Erdoğan’ın da çok yakınında olan isimlerden bir tanesi. Acaba dedirtecek bir ifade” diyor. Asuman Aranca’nın yayınladığı haberdeki ifadede ciddi çelişkiler ve doğru olmadığının düşünülmesine neden olacak iddialar bulunduğunu da kaydediyor. 

NURİ BOZKIR ÜZERİNDEN SENARYO YAZILIYOR

Arslan, Nuri Bozkır ve Levent Göktaş’la birlikte Ergenekon soruşturmalarında Eskişehir’de evinde cephanelik ve Alman vakıflarıyla ilgili arşiv ele geçirilen eski binbaşı Fikret Emek’in de adının geçtiğini belirterek şunları söylüyor: “Elimizdeki verilerden hareketle karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor; iktidar ve iktidarın hareket ettiği bir grup derin yapı, başka bir grubu tasfiye etmek için Nuri Bozkır üzerinden Hablemitoğlu cinayeti üzerinden bir senaryo yazıyor. Bunu “F...” balona ekleyip, her zaman olduğu gibi onunla kamufle edip arka tarafta büyük bir tasfiye operasyonuna hazırlanıyorlar.”

CEMAATE BAĞLAMAK İSTEYEBİLİRLER

Bozkır üzerinden yapılan planın eski bir operasyon olduğunu kaydediyor Adem Yavuz Arslan. Erdoğan’ın 2019, 2020 ve 2021’de defaatle Nuri Bozkır’ı Ukrayna’dan istediğine dikkat çekerek, “Ateşeler gitti, MİT’ten insanlar gitti. Çünkü çok önemli bir isimdi. Bunun üzerine bir şey inşa ettikleri belliydi. Medyada yoğun çalışmalar yapıldı. Sabah grubunda bu işlerle ilgilenen ve MİT’den direk brifing alan insanlar bu konuyla ilgili yazılar yazdılar. Soruşturmayı bir yere doğru götürüyorlar, belli. İlk günlerde yoğun bir Cemaat söylemi vardı. Haritalar, piramitler yapıldı. Şimdi onların hepsi birden kayboldu. Nuri Bozkır, Levent Göktaş ve Fikret Emek kadrosunun Cemaatle bağını yapmak için çok çok kasmak lazım. Olmaz mı, olur. Zaten bütün Cemaat davaları böyle. Saraydan yazıyorlar geçiyorlar. Ama inandırıcılığı olmaz” şeklinde konuşuyor.

GENELKURMAY’DAN HABERSİZ OLMAZ 

Arslan, özel kuvvetlerin işleyişi, bağlı olduğu Genelkurmay ikinci başkanlığı ve 2002’den 2010’lara kadar olan süreci düşünüldüğünde operasyonun boyutlarının anlaşılabileceğine dikkat çekiyor. “Erdoğan ve müttefikleri, derin devletin bir kanadı Nuri Bozkır üzerinden başka bir kanada doğru operasyona geçiyor” tespitini yapan Arslan, şunları kaydediyor: “Bu sıradan bir sürecin olmadığını gösteriyor. Çünkü üsteğmen rütbesindeki bir özel kuvvetlerciyi düşünün. Diyor ki; ‘Üst rütbeli birisi bana görev verdi.’ Özel kuvvetlerde devletin hiyerarşik sistemi içinde birisi kafasına göre böyle bir görev vermez. Görevi veren albay seviyesindeki Levent Göktaş’sa bile. Bu emir özel kuvvetler komutanından, genelkurmay ikinci başkanından, harekat komutanından, harekat başkanından habersiz olacak bir iş değil.” 

​YENİ BİR ERGENEKON DOSYASI ÇIKAR

Arslan, soruşturmanın sadece alt rütbedeki subaylarla sınırlı kalmayacağını da belirterek, şu tespitleri yapıyor: “Dolayısıyla Nuri Bozkır’ı bir ip gibi düşünün, bu ipi çektiğinizde çok büyük başlar önünüze düşüyor. Düşünsenize Levent Göktaş dediğinizde iş Dursun Çiçek’e gidiyor; Yaşar Büyükanıt’a gidiyor, Engin Alan’a gidiyor. Deve dişi gibi isimlere gidiyor. Bu operasyon buradan yürüdüğü zaman kamuoyunda çok gürültü kopartacak isimlere çıkıyor. Hablemitoğlu soruşturması buradan yürüdüğünde karşınıza yeni bir Ergenekon dosyası çıkar.”
Önceki Sonraki
TÜMÜ

DİĞER ANALİZ HABERLERİ